Siyaset17 Ağustos 2006 00:00

Hilmi bey kuvvetleri - Behiç Kılıç

Atatürk’ün izinden gidenler onun vasiyeti olan “Vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin” emrini kulak ardı edemez Güle güle Hilmi Bey… Gazeteciye “Kritik dönemde görev yapıp,kırık dökmeden kriz yaratmadan” vazifeyi atlattığınızı ifade etmişsiniz.. Başbakan’ın tabiri ile… “Sizi kutlarım Hocam..” Zatınızın döneminde had safhada  çocuğumuz şehit olup gitti.Demek ki bu durum “Kırıp dökme” tanımına girmiyor!.. Ne kırıp dökmesi beyım..Zatınız Oyak Holding yönetim kurulu başkanı mıydız?.. discount drug coupons click free discount prescription cardcialis manufacturer coupon open drug coupon cardsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cena

Adam yapacağını yaptı ama artık gidiyor üzerine bir söz söylemenin artık  kıymeti harbiyesi yok yazmağa değmez diyorum ama muhterem öyle bir gündem oluşturuyor ki susmak zor..!

Ey Hilmi Bey…

Şimdi ,yapılacak bir törenle  size ,bundan sonraki hayatınızda başarılar dilerken “şanlı” görevlerinizi hatırlatsın diye bir takım “anı” taltifler sunulacaktır.

Bakar bakar hatırlarsınız..

Bence ,mesela zatınıza ,Kocatepe Camii avlusunda  katıldığınız bir şehit cenazesi töreni fotoğrafı da büyütülüp sunulmalı

Komutanlığınızın büyük icraatlarından biridir malum..

Siz “yetkisizlikten” yakınıp silahların namlularını öne eğdirdikçe çocuklarımız eşkıya kurbanı oluverdiler..Zamanınızda bazı subayların kan beynine sıçradı da eşkiyaya karşı bireysel mücadele deneme yollarına sapmak istediler,bu yüzden kendi karargahlarından  yasa dışı yollarla silah teminine çalıştılar.Hatırladınız mı,hani şu “çete” diye sırtlanların saldırdığı subaylardan söz ediyorum.

Söz gelmişken;…

En büyük övüneceğiniz bir unsur olabilir,şu günlerde çıkan köşe yazılarını kesip kesip saklayınız..

Vay be Hilmi bey sizi kimler savunuyor?..

Mensubu olduğunuz  kutsal mabed de benzeri durumlar gördük.Bol yıldızlı muhteremlerin  PKK  mitinglerine kraliçe olanların müteakip konserlerine  karısını kızını gönderip destek verdiklerini de gördük…

Şu ünlü “güvercinci”nin biraderi ile  ortak olup  propaganda birlikleri oluşturan,bu ortaklıkta  sahnelerinin ön sıralarına  omzu kalabalıkları çekip piar yapan ,milleti millet yararına olduğuna inandıran  hiptotizmalarla büyüleyen bu arada paraya para demeyen, paşa çocuklarını da gördük..

Daha daha nicelerini de gördük de 

Sizin mevkinizde bir duruma sayenizde şahit olduk..

Bendeniz de sizinle ilgili  birkaç yazıda kalem oynatmıştım da bu yazıya öfkelenenler olmuştu.Çok şaşırmıştım. Zira bu kişiler  arasında Atatürk’ün kurduğu cumhuriyeti içine sindiremeyen devlet düşmanları da vardı.şu çocuklarımızı katleden eşkiyanın yandaşları ve Barzani –Talabani uzantıları da…Size laf sarkıtıp “böyle demokrat bir şahsı” örselediğim için çok kızmışlardı.Yazdıklarını ibret vesikası diye saklıyorum.

Ve şimdi şu Erman Toroğlu meselesi sonrası…

Vay dedim ya az dedim inan muhterem büyüğüm…

Bir seferinde bir demecinizde “Borsa düşer” diye mütalaa serdetmiştiniz de  çok şaşırmıştık,meğerse  sebebi varmış,bakıyorum da bütün borsaseverler zatınızı da severmiş…

Sözün burasında sizin sözünüze dönmek gerekir…

Erman Toroğlu’na cevaben;

Herkes kendisine layık genelkurmay başkanını sever”

Şeklinde cevabınız bir harikadır.Bu  demecin önüne “Borsa düşer” demecinizi de koydunuz mu,ortaya olağanüstü aydın demokrat ve çağdaş bir durum çıkıyor da;

Şu Ankara’yı Anıtkabir semalarından seyreden Mustafa Kemal Paşa  acaba sizi kendisine ne kadar layık görüyor dersiniz?..

Gene tavsiye ediyorum,sizi kendisine layık görenleri bir gözden geçiriverin…

Türkiye’nin çağdaş globalizm kriterleri içerisinde bir mozaik halinde nurlu ufuklara yürümesinden yana olan,eşkiyanın da demokratik hakkından bahseden “Türkiyeli” zenginler sınıfı sizinle hem gurur duyuyor ve de size laf söyleyene “kodu mu oturtacak” bir vaziyette hazır bekliyor.

Bu konu bir yönü ile Türkiye’nin içerisine sürüklendiği yapıdaki omurgasız egemenleri ,fırdöndüleri sergilemesi bakımından da vesile oldu.

Bir muhterem zatınızı pış pışlarken “Kodu muoturtsun üçüncü lige düşelim” buyuruyor.Bu zat sırça köşklere terfi edip ballı bir yaşantı sürdüğü için Türkiye’yi birinci lig de zannediyor bütün krema dostları patronları gibi..Ve asıl önemlisi yetmişli  yıllarda MHP teorisyeni olarak geçleri sokağa teşvik eden yazılar yazdığını yok sayıp,çağ  atlayıp mensubu olduğu çevreye yeni sıfatını akredite etmeye çalışıyor..

Sizi bu cemaatle birbirinize  mübarek olmanızı dilerken…

Haklı olduğunuz noktaya dönelim…

Türk milleti gerçekten kendisine layık komutanlar istiyor..

Bu komutanların sicilinde,maiyetindekilerin başına çuval geçirilemez..

Eşkıya çetesi  patır patır asker öldüremez..

Müstemleke müfettişleri ülkede cirit atamaz..

Avrupanın zıpçıktı tipleri siyaset yapıyoruz dümeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerine  laf sarkıtamaz..

Eşkıya çetesine karşı göğsünü siper eden ordu mensupları, böyle bir mücadelenin içerisinde yalnız bırakılıp hapislere atılamaz..

Komutanlar aleyhine entrika geliştirenler böyle meydanı boş bulamaz..

Atatürk’ün izinden gidenler onun vasiyeti olan “Vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin” emrini kulak ardı edemez

Güle güle Hilmi Bey…

Gazeteciye “Kritik dönemde görev yapıp,kırık dökmeden kriz yaratmadan” vazifeyi atlattığınızı ifade etmişsiniz..

Başbakan’ın tabiri ile…

Sizi kutlarım Hocam..”

Zatınızın döneminde had safhada  çocuğumuz şehit olup gitti.Demek ki bu durum “Kırıp dökme” tanımına girmiyor!..

Ne kırıp dökmesi beyım..

Zatınız Oyak Holding yönetim kurulu başkanı mıydız?..