Güneydoğu'da Barzani PKK'dan daha tehlikeli - Hasan DEMİR
Irak'ın kuzeyindeki oluşuma "Güney Kürdistan" diyerek kendisinin bir de "Kuzeyi olduğunu" açıkça dile getirdikten sonra, Türkiye'yi yönetenlerin gaflet ve dalaletlerini de yanına alarak, Amerika, İngiltere ve İsrail'in desteği ile Musul ve Kerkük'teki Türk tapu ve nüfus dairelerini talan eyleyip, soydaşlarımızı kâh katlederek, kâh tehditle göçe zorlayıp onların geride kalan mülklerine Irak dışındaki "Yahudi Kürtleri" getirip yerleştirerek, "etki alanı" içerisinde dikensiz bir gül bahçesi oluşturmayı başaran Barzani, görülen o ki, artık "ilgi alanı Kuzeyine" Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu'suna dönmüş, "ilgi alanını" da "etki alanına" getirmek için operasyona başlayıvermiş…cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciediscount drug coupons codesamples.in free discount prescription cardcialis forum cialis bez recepta cialis bez receptamicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mgoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Bunu nereden öğreniyoruz.
Bunu Tercüman'ın dünkü haberinde, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Erdoğan Bayraktar'ın, "Bölgede iki seneden bu yana güvenlik güçleri için lojman inşa ediyoruz, ancak arsa temininde güçlüklerle karşılaşıyoruz" demesinden öğreniyoruz.
Görüyor musunuz, Türkiye'de yabancılar istediği bölgede istediği kadar mülk alabiliyor amma Devlet, Doğu ve Güneydoğu'da arsa temininde bin bir güçlükle karşılaşıyor. Niçin? Çünkü orada PKK devleti istemiyor. PKK'yı aşan devlet bu sefer Türkiye'nin o bölgesinde Türk devletini istemeyen Barzani'yi aşamıyor. Yüksek bir ihtimalle TOKİ Başkanı Bayraktar'ın bu sözleri yalanlanacak, olay çarptırılıyor falan denilecektir. Amma ben yine çok iyi biliyorum ki Yahudi işadamı Nesim Levi, "İsrail'e göç eden Yahudiler geri dönüyor, Şanlıurfa bölgesine yerleşiyor" demesine rağmen Türkiye'yi yönetenler, "Yok böyle bir şey, bir tek Yahudiye bile toprak satılmadı" türünden açıklamalar yapıyor, yapabiliyorlar. Oysa Türkiye'de toprak alıp bunu gizlemenin bir değil, bin bir yolu var. Adam "Alıyoruz" derken ben ona tutup "Hayır almıyorsun" dersem, aslında kim doğru söylemiş olur.
Neyse…
Hepimizin bildiği bir gerçek var. Barzani Türkiye'nin bir bölgesinin bazı kesimleri üzerinde Ankara'dakilerden çok daha etkili. O bölgedeki insanlara "kimlik" vermek Barzani'de. "Kuzey Kürdistan" dediği o bölge gençlerine "Güney Kürdistan" dediği etki alanında "burs" ve "Yüksek tahsil" imkânı tanımak yine Barzani'de. O bölgede "Federasyon" ve "bölücülük" peşinde koşanlar parti toplantılarına Türk Bayrağı ve İstiklal Marşı sokmazken Barzani mesajları ve "Güney Kürdistan" bayraklarını baş tacı ediveriyorlar. Ben, "Barzani'ye gittik, sen devletini kurdun, biz burada açız, bize de iş ve imkân ver, dedik" diyen, Türkiye'de siyaset yapmış insanları gözlerimle gördüm. Benim merak ettiğim, bölgede Türk devleti istemeyen birileri tarafından lojman yapımı için arsa bulamasın diye Türkiye'ye zorluk çıkartanlar, çıkartabilenler, ABD ve İsrail'in parasıyla Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu'sunda acaba ne kadar arazi kapattılar?
Son zamanlarda PKK'nın azgınlaşması, mayınların öğrenci servislerine ve Kalaşinkofların subay lojmanlarına kadar girip kan dökmeye başlaması, bölgeyi Kerkük ve Telafer gibi Türksüzleştirme ve Türk devlet ve hükümetinin etkisinden uzaklaştırma operasyonlarının bir parçası mı? Bu peşmerge liderleri değil miydi, "Siz Kerkük derseniz, biz de Diyarbakır deriz" diyenler? Ve bunların arkasında Irak'ın kuzeyinde bir "Yahudi Kürdistan" oluşturmak, Dicle ve Fırat arasında Arz-ı Mev'uda doğru yol almak isteyen İsrail, ile Ortadoğu'da 22 ülkenin sınırlarını değiştirme projesinin sahibi ABD ve İngiltere yok mu? Türkiye'de görevli ABD'li diplomatların bölgeye her gittiklerinde DEHAP temsilcilerine, "Ayrılıklarınızı öne çıkartın, bırakın şu birlikte yaşama sevdasını" diye akıl verdiklerini DEHAP'lı parti yöneticileri söylemediler mi?
Türkiye'de fotoğraf bu iken Lübnan'da İsrail'e direnen Hizbullah mücahitleri bir bakıma Türkiye adına da savaşıyor ve şehit düşüyor olmuyorlar mı? İsrail, Hizbullah mücahitleri engeli ile karşılaşmadan güneyden girip kuzeye kadar elini kolunu sallaya sallaya gelse, gelebilseydi Arz-ı mev'ud ve "Yahudi Kürdistan" için daha, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 22 devletin sınırlarını değiştirecek olan Büyük, yahut Genişletilmiş Ortadoğu Projesi için daha cesur, daha pervasız ve daha kararlı bir strateji oluşturmaz mıydı?
19.Yüzyılın sonunda İngiliz Büyükelçisi, "Osmanlı İmparatorluğunu öyle yakından denetliyoruz ki, bu devletin, toprakları üzerindeki egemenliği pratik olarak sıfıra inmiştir" diyordu. Güneydoğu'da lojman için arsa bulmakta zorlanan Ankara'nın etkinliğinden daha fazla bölgede Barzani ve onun üzerinden İsrail'in etkili olması sizin tüylerinizi diken diken etmiyor mu?