Ekonomi11 Ağustos 2006 00:00

Yüksek Faiz Düşük Kur Kimin Çıkarına? - Öztin Akgüç

<SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: black; FONT-FAMILY: Verdana">Bir politika izlendiğinde, süslü, cilalı sözcükleri, ülkenin yararına alalamasını, kandırmacasını bırakıp, bu politikadan kimlerin çıkar sağladığını, kimlerin hangi güdülerle bu politikayı desteklediğini irdelemek gerekir. Yüksek faiz, düşük kur politikası kimlerin çıkarına? Başta sıcak para sahiplerinin, bankaların, ithalatçıların, finansal aracı kurumların çıkarlarına. Bunları açıklayalım. <BR></SPAN><div style="display:none">coupons for cialis 2016 <a href="http://blog.nvcoin.com/page/Coupon-Cialis">blog.nvcoin.com</a> prescription drug cards</div><div style="display:none">cialis coupons printable <a href="http://blog.suntekusa.com/page/Free-Printable-Cialis-Coupons">link</a> discount prescription drug card</div><div style="display:none">cialis forum <a href="http://blog.devparam.com/page/cialis-sarajevo-B6K.aspx">link</a> cialis bez recepta</div>


Şu basit hesap, bu köşede de diğer köşelerde de yapılmıştır. USD/YTL: 1.60 iken Türkiye''ye giren sıcak para, YTL''nin yıllık getirisi yüzde 20.0, bir yıl sonra kurun USD / YTL: 1.50 olması durumunda yıllık getirisi, USD bazında yüzde 28.0 olur. Türkiye''de faiz ne denli yüksek, kur ne denli düşük tutulursa, sıcak para sahipleri o ölçüde getirilerini arttırırlar.

Bankaların kaynaklarının (pasifinin) büyük bölümü yabancı paradan, buna karşı varlıklarının daha büyük bölümü Türk Parası (TP) varlıklardan oluşur. Bankaların yüksek düzeyde kâr edebilmeleri için kaynak maliyetinin (yabancı para faizi artı döviz kurunun) düşük, buna karşı TP varlıkları getirisinin, açıkçası TP faizinin yüksek olması gerekir. Bu nedenle özellikle dövizde açık pozisyonla çalışan bankalar (yabancı bankalar ve özel bankalar) onların yöneticileri, sözcüleri, yüksek TP faizi, düşük kurdan yanadırlar. Böyle bir politikanın enflasyonu kontrol altında tutma açısından yararlı olduğu alalaması ile savunurlar.

***

İthalatçılar, düşük kurdan yanadırlar. Böylece iç pazarda rekabet güçlerini, kârlarını arttırırlar. Aracı kurumlar için işlem hacmi önemlidir. İşlem hacmi arttıkça komisyon, aracılık gelirleri artar. Borsanın yükselmesi, dalgalanması, sıcak para hareketleri, girişler, aracıların kârlarını arttırır.

Dikkat edilirse, genelde TV kanalları, banka yöneticilerini, aracı kurum yönetici ya da uzmanlarını, sıcak paradan yana olanları, ya çıkar hesabı ya da bilgi yetersizliği nedeniyle dışarıdan dayatılan politikaların sözcülüğünü yapan öğretim elemanlarını programlarına konuk, yorumcu olarak çağırarak, yanlış bilgilendirme dezenformasyonu yaparlar. TV kanallarının ya iştirak, ya sponsorluk, ya reklam nedeniyle, bankalarla, aracı kurumlarla çıkar ilişkileri vardır. Üstü açık ya da kapalı olarak, onların yararına olan politikaları savunurlar. Resmi TV kanalları da iktidarın hışmını çekmemek için izlenen politikaları desteklerler.

Faiz, kâr payı ödemesi, borsada kazanç, transfer, aktarma niteliğindedir. Birileri kazanıyorsa, bunun bedelini birileri ödüyor demektir. Ödeyiciler, halk, ihracatçılar, rekabet gücünü yitiren KOBİ''ler, TV''lerin yanlış bilgilendirmelerine, dezenformasyonuna kapılan bazı uyanık geçinen küçük birikim sahipleridir.

Yüksek faizi, kredi kullanıcısı olmasa dahi, halk dolaylı biçimde öder. Devlet borçlu olduğu için kamu harcamaları içinde faiz giderlerinin payı artar, faiz yükünün artması, daha fazla dolaylı vergi, daha az sağlık, eğitim hizmeti, daha düşük kaliteli kamu hizmeti demektir. Bazen maliyet yükselen enflasyondur. Bizde ne yazık ki halkımızın büyük bölümü, faizin yükünü çektiğinin, işsizliğinin nedeninin bilincinde dahi değildir. Bu tür politikaları başına musallat edenleri, izleyenleri destekler.

Montajcı ihracatçılar değil, yurtiçi katma değeri yüksek olan ihracatçılar kâr marjlarını yitirerek, sadece değişken giderlerini karşılayarak ayakta durmaya çalışırlar.

Yüksek faiz, düşük kur, KOBİ''leri en azından üç açıdan vurur. Finansman giderleri artar, yabancı mallarla rekabet güçleri azalır, iş hacimleri daralır, ihracatçı iseler, ihracat gelirleri düşer. Bir de borsada kazanç var, borsanın geleceği parlak, borsa yükselecek ayartısına kapılan ufak tasarrufçu da çoğu kez ufak birikimini borsada kaptırır.

***

Tüketici derneklerinin, tüketici haklarını savunanların, TV kanallarında, borsa, faiz, döviz konusundaki yanlış yönlendirmelere, dezenformasyona karşı çıkmaları gerekir. Sonuçta dolaylı biçimde de olsa tüketiciler zarara uğramaktadırlar. Yalnız ayıplı mallar değil, tek yönlü ayıplı hizmetler de tüketicilere zarar vermektedir. Nasıl sigaraların üstüne sorumluluktan kaçınmak için sigara öldürür gibi açıklamalar konuyor ise, TV programlarında da böyle bir açıklamaya yer verilebilir. Gerçi gözleyebildiğim kadarı ile bir TV kanalı, yorumlar, öneriler bizi bağlamaz türünden açıklama getiriyor ama yine de yeterli değil, dezenformasyona, yanlış yönlendirmeye engel olmuyor.