AB'nin Kargo Nesli!- Özcan Yeniçeri
Çeşitli mahfillerde rastladığımız genç yaşta bir çok okur yazar gencin "AB'ye yaranmak için elden gelenin yapılmasını, AB, bizi anlamak istemiyorsa bizim bıkıp tükenmeden kendimizi anlatmamızı, kendimizi onlara sevdirmek için elden ne geliyorsa onu yapmamız gerektiği" vb. anlamına gelen sözler söylemektedirler. Bu lakırdıları duyunca insanın içinden eyvah "Türk Gençliği" demek geliyor. Sanki birileri onlara "Yüksel senin için yükselmenin sınırı yoktur!" dememiş de "alçal, senin için uşaklığın sınırı yoktur!" demiş.Binlerce yıllık özgür ve bağımsız yaşamış bir millete, öz evlatları "kendisini başkalarına beğendirmeye çalışan dul bir kadın" gibi cilve ve kur yapmasını önerebiliyor. Bir değere/millete aidiyet ve inanmanın tadına varmamış, özgür iradeden nasibini almamış, çalışma disiplini edinmemiş insanların varlıklarını başkalarının himmetine bağlı görmeleri son derece doğaldır. claritin mazilo claritin tablete claritin mazilomicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mgdiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards
Dedenin uğruna fedayı can ettiği değerler için evladın olmasa da olur demeye başlamasının altında mandater yönetim ve mütareke basının şartlandırmaları vardır. Bu durum aynı zamanda AB romantizminin geldiği seviyeyi gösterir.
Elbette bağımlılığın ne denli barış ve özgürlük, kapitülasyon ve duyunu umumiyenin ise ne kadar büyük bir gelişme ve kalkınma getirdiğine iman etmiş okur/yazarlarla televizyon ve medya ağzına kadar doluysa sonucun böyle olması son derece doğaldır.
Bir ülkenin yönetim eliti, AB olmadan "biz adam olmayız", kendi ellerimizi ve kaynaklarımızı baskı olmadan insanlarımızın iyiliği için kullanamayız, "AB'ye üye olamazsak acımızdan ölürüz" anlayışına sahipse sonuç bundan farklı olamaz.
Ömrünü birilerini özlemek ve özenmek; birilerine yaranmak ya da yamanmak; bir şeylere benzemek yahut ta bezemekle geçiren insanın sağlıklı bir kimlik edinmesi mümkün değildir. Kendine güveni olmayanın içinde yaşadığı topluma güven duyması ise beklenemez. Bu türlerin konjonktür neyi işaret ediyorsa onun peşinde koşmak, güçlü kimse ona kendini pazarlamak gibi bir hobileri vardır. 'Besle beni besleyeyim seni' ideolojisine sahiptirler.
Adam olmak, kalkınmak ve gelişmek için başkasının aklına, telkinine ve tavsiyesine ihtiyaç duyanların ne özgürlüğünden ne geleceğinden ne de kimliğinden söz edilebilir. Kendi iradesiyle kendi geleceğini üretmeyi beceremeyenler ise öncelikle onurlarını tartışmaya açmak zorunda kalırlar.
AB/ABD'nin cazibesine kapılmış insanların tükenmiş piller gibi sürekli şarz edilmesi gerekir. Bitmiş tükenmiş, iddia ve ideallerin yemiş insanları içine düştüğü bağımlılıktan kurtaracak hiç bir formül yoktur. Göstergeler AB'nin Türkiye'de bugün uyuşturucu, keyif verici, bağımlılık yaratıcı ve sarhoş edici zihinsel bir dogma haline gelmek üzere olduğunu göstermektedir.
AB ile ilgili şartlandırmalar gençlerde etkinlik yerine edilgenliği, özne olma yerine nesnelliği gözlerini kırpmadan kabullenen yeni bir AB nesli türetmiştir. Bu durum gelecekte AB'nin kargo nesilleri ile Türk gençliği arasındaki çatışmanın giderek şiddetleneceğini göstermektedir.