TÜMGENERAL REHA TAŞKESEN NEDEN İSTİFA ETTİ? - DOÇ. DR. ÜMİT SAYIN
Bilindiği üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin Altın Generali olarak bilinen Tümgeneral Reha Taşkesen kendisine basın ve başka gruplar tarafından yapılan haksızlıklara karşı önemli bir tepki koydu ve istifa etti. Mütareke basınının sadece bir gönül işine bağladığı olayın arkasında ne var acaba! Türk Silahlı Kuvvetlerinin Altın Generali Reha Paşayı daha iyi tanımak için isterseniz özgeçmişine bir bakalım: Trabzon'da 1 Temmuz 1954'te doğan Taşkesen, 1974 yılında Kara Harp Okulu'ndan mezun oldu.fusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnecialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon
AÇIK İSTİHBARAT:
TÜMGENERAL REHA TAŞKESEN NEDEN İSTİFA ETTİ? - DOÇ. DR. ÜMİT SAYIN
Bilindiği üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin Altın Generali olarak bilinen Tümgeneral Reha Taşkesen kendisine basın ve başka gruplar tarafından yapılan haksızlıklara karşı önemli bir tepki koydu ve istifa etti.
Mütareke basınının sadece bir gönül işine bağladığı olayın arkasında ne var acaba! Türk Silahlı Kuvvetlerinin Altın Generali Reha Paşayı daha iyi tanımak için isterseniz özgeçmişine bir bakalım:
Trabzon'da 1 Temmuz 1954'te doğan Taşkesen, 1974 yılında Kara Harp Okulu'ndan mezun oldu. Piyade Subayı olarak Kara Kuvvetlerine katılan Taşkesen, 1975-1984 yılları arasında; değişik birliklerde, birlik komutanlığı görevini yaptıktan sonra,1986 yılında Kara Harp Akademisi'nden mezun oldu. Kurmay subay olarak değişik birliklerde karargah subaylığı görevlerini yürüten Taşkesen, sırasıyla 1990'da NATO Savunma Koleji'nde eğitim almış, 1991-1994 yılları arasında Napoli/İtalya'da konuşlu NATO Güney Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanlığı Karargahı'nda görev yapmış, 1994-1996 yılları arasında Şemdinli/Hakkari'de Komando Tabur Komutanlığı, Şırnak'ta 23'ncü Jandarma Sınır Tugayı Kurmay Başkanlığı görevlerini yerine getirmişti. Ocak 1996'da Cumhurbaşkanlığı Başyaveri olarak atanan Taşkesen, Temmuz 1999'a kadar bu görevi yürüttü. 2.Özel Kuvvetler Alay Komutanlığı görevinin ardından 2000 yılında Tuğgeneralliğe terfi eden Taşkesen, 2000-2004 yılları arasında 1.Komando Tugayı Komutanlığı görevini yerine getirdi.
2004 yılında Tümgeneralliğe terfi eden Taşkesen, 4'ncü Kolordu Komutan Yardımcılığı ve 1.Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı görevinin ardından, Şubat-Ağustos 2005 ayları arasında Afganistan'da Uluslararası Güvenlik ve Yardım Kuvveti Karargahında Harekat komutan Yardımcılığı yapmıştı. 2005 yılında Kara Harp Okulu Komutanlığı görevine atanan Taşkesen evli ve iki çocuğu bulunuyor.
A.. dergisine demeç veren ve hakkında Genelkurmay savcılığı tarafından soruşturma açılan bombacı başka bir Pasham, adı geçen dergide
önce;
' Ben de PKK'yı, savcı ve hakimleri korkutmak için bomba attırdım!' diyerek, Şemdinli Davasında Türk Silahlı Kuvvetlerine bir bomba attıktan sonra,
Reha Paşa konusunda da özetle diyor ki :
" Türkiye'nin en güçlü ve en gizli istihbarat örgütü subay eşleridir, bir subay eşini aldattı mı, bu dedikodu zinciri, " first lady Paşa hanıma" kadar masonik zincir halkası biçiminde iletilirmiş; yani Türkiye'nin en tehlikeli ve en korkutucu istihbarat örgütü olan 'Subay ve General Hanımları Merkezi Haberalma Teşkilatı (SUGEHMEHT)' eşlerini jurnaller ve güçlü bir ispiyon zinciriyle hayatlarını söndürürlermiş; yani TSK'yı aslında subay eşleri yönetmekteymiş!"
A... Dergisine demeç veren Sayın bombacı Pasham açıklamalarıyla Türk Silahlı Kuvvetlerine ve Şemdinli Davasına atmış olduğu bir bombayı da Türk Silahlı Kuvvetlerinin aile kurumuna atıveriyor! Yani Türk Silahlı Kuvvetlerinin aile hayatı dedikodulara dayanmaktaymış; Mossad, SUGEHMEHT üzerinden bir dedikodu yaydı mı, Paşanın tüm sistemi bozulurmuş; Reha Paşa olayında olduğu gibi!' Gerçeklerden çok uzak bir fantezi aleminde yaşayan Bombacı Pasham, Tümgeneral Reha Taşkesen olayını böyle açıklıyor!
Dedikoduyu bırakıp, Olayın Gerçeğine İnelim İsterseniz!
Reha Paşayı uzun süredir, kişisel olarak da, tanıyan bir bilim adamı olarak Tümgeneral Reha Taşkesen'in özelliklerini sıralamak istiyorum:
1) Tümgeneral Reha Taşkesen koyu Atatürkçü, vatansever, ulusalcı, ilkeleri olan ve karakteri ya da kişiliği çok güvenilir bir generaldir. Böyle generaller çok zor ve az yetişir.
2) Gerek Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın ekibinin beyin grubunda, gerekse askeri istihbaratın beyin grubunda yer alan kendini çok iyi yetiştirmiş, Hukuk Fakültesi mezunu, çok geniş bir vizyona sahip, yeri çok zor doldurulabilecek komutanlarımızdan biridir.
3) Tümgeneral Reha Taşkesen, Ulusalcı Güçler tarafından büyük olasılıkla 2015-2020 arasında Genelkurmay başkanlığına hazırlanmaktaydı! Sicili ve geçmişi itibarıyla Orgeneral olmasına kesin gözüyle bakılıyordu. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Altın Generaliydi. Bahsedilen yıllar Türkiye'deki parçalanma senaryolarının hayata geçirileceği veya yeni İstiklal Savaşlarının verileceği yıllardır!
4) Tümgeneral Reha Taşkesen, gerektiğinde Türkiye'nin ulusal güvenliği için NATO'ya veya Türkiye düşmanı her oluşuma karşı çıkabilecek, kayıtsız şartsız Türkiye'nin bekaasını savunan bir komutandı! Gerektiğinde Mustafa Kemal Atatürk gibi ' apoletlerini' söküp, mücadeleye hazır bir generaldi!
5) Reha Paşa'nın ilişkisinin sivil veya TSK içinde kötü olduğu insan hemen hemen yok gibidir! Gerek TSK'da, gerekse sivil hayatta Reha Paşa herkesle çok iyi, sıcak ve dost ilişkiler kurmuştur. Bu da çok takdir edilecek bir özelliktir. Yetkin bir general her türlü insanla her türlü görüşmeyi yapar ve ilişkiyi kurar, tıpkı Mustafa Kemal Atatürk gibi!
Reha Paşa, Kara Harp Okulunda ne yapmıştır?
1) Türklük ve Ulusalcılık bilincinin tüm öğrencilere verilmesini sağlamaya çalışmış, bilimi ön plana çıkarmıştır.
2) Kara Harp Okulundaki Tarikatçı ve Cemaatçi yapılanma ile mücadele etmiş, bu şeriatçı yapılanmalara izin vermemiştir. Zaten TSK içinde bu tip oluşumlar yasaktır. Bu nedenle Fettullahçılar tarafından takip edilmiştir.
3) Öğrencilerin Atatürkçülüğe, milliyetçiliğe, akıl ve bilime yönelmelerini sağlamaya çalışmış, subayların da birer insan olabileceği düşüncesinden yola çıkarak Kara Harp Okulunda insanlığın ve TSK'nın onuruna yakışır bazı önlemler almıştır!
4) Kara Harp Okulunda çok olumlu, Ulusalcı, Atatürkçü ve çağdaş reformlar yapmıştır.
YAŞ toplantısına bir ay kala dedikoducu basında nasıl dedikodular ve dezinformasyonlar çıkmıştır [1]:
· Kara Harp Okulunda kızlar ve erkekler elele dolaşıyordu. (YALAN!)
· Hamile kızlar vardı. (YALAN!)
· Lokalde sadece bir bira içmek serbestti. (Gayet Normal!)
· Reha Paşa bir kadın subaya telefonda 'öptüm seni!' demişti. (Gayet Normal!)
· Reha Paşanın e-postaları okunmuş ve telefonları dinlenmişti, gönül ilişkisi vardı. (Özel hayata müdahale: bunu dile getirenler için Gayet Anormal ve SUÇ!)
· Mütareke basınında dev bir dezinformasyon olarak verilen haber göre, Albaylığı zamanında intikamcı ve gönül ilişkisi olan bir kadın gazeteci bu sesleri kayıt etmişti! ( KUYRUKLU YALAN!) [2]
· Reha Paşanın sivil hanım ve erkek arkadaşları vardı. (Gayet Normal!)
Belli makamlar tarafından önüne imzasız ihbar mektuplarından oluşan bir dosya, bir de telefon konuşmalarının çözümü konmuştu. Reha Paşa da Org. Yaşar Büyükanıt'a karşı hazırlanmış olan bu komploya karşı, komuta zincirine zarar vermemek için istifa etmişti. Reha Paşa, cep telefonunu da vererek savcıları göreve çağırıyordu [3]; ama artık Cumhuriyetin pek fazla savcısı kalmamıştı ki, savcılar bile göreve gelemiyordu, ya da gelmek istemiyorlardı, çünkü yargı denetim altındaydı!
Toplumsal şizofreni öylesine hat safhadaydı ve neredeyse heryere sirayet etmişti ki! Kimse şu gerçekleri sorgulamıyordu:
1) Genelkurmaya ihbar mektubu olarak imzasız gönderilen herşeyin imha edildiğini, bu konuda bir genelge olduğunu. İmzasız ve adressiz ihbarların ihbar kabul edilmediğini, üstelik dosyadaki ihbarların da hava-cıva şeyler olduğunu.
2) Bir tümgeneralin telefonunun dinlenemeyeceğini.
3) Bir tümgeneralin herhangi bir biçimde, nerden geldiği belli olmayan bir ses kaydına dayanarak sorgulanamayacağını ve hesap vermek zorunda olmadığını.
4) TSK'nın parlak bir tümgeneralinin Mossad ve CIA gibi istihbarat örgütleri ya da Fettullahçılar gibi tarikatlar tarafından her zaman takibat altında olduğunu ve istenirse seslerin bile çok kolay olarak dijital tekniklerle taklit edilebileceğini.
5) Çok kolay bu istihbarat birimlerinin e-postaları taklit edebileceğini, sesleri farklı yerlerden kayıt edip, istenildiği gibi yanyana koyabileceğini. Bazı şeriatçı vakıf ve cemaatlerin bu gibi yöntemleri şantaj amacıyla uyguladığını.
6) Geleceğin Genelkurmay başkanı olarak hazırlanmakta olan bir generalin telefon konuşmalarının her zaman yabancı istihbarat örgütleri tarafından kayıt edilebileceğini.
7) Bir özel ilişki söz konusu olsa bile bunun sadece Reha Paşanın kendisini ve eşini ilgilendireceğini. TSK'yı 'Televole mantığı ve mentalitesiyle' kimsenin yönetmeye kalkmaması gerektiğini! Özel hayatın gizliliği ilkesinin acımasızca ve komplolarla delindiğini.
Yetkili makamlara şunu sormak istiyoruz:
1) İmzasız gelen ihbar mektuplarına dayanıp nasıl bir tümgenerali sorguladınız?
2) Adli Tıp ve dijital incelemesi yapılmamış ve kimin gönderdiği bilinmeyen ses kayıtlarına dayanarak nasıl bunları gerçek varsayıp, bant çözümünü yaptınız ve bir tümgenerali böylesine ağır itham altında bıraktınız. İşlenmiş bir suçu (kanunsuz telefon dinleme) ' doğru bir eylem kabul edip', nasıl bu suça (kanunsuz telefon dinlemeye) dayanarak Reha Paşayı sorguladınız? Suça iştirak etmiş olmuyor musunuz?
3) Neden bunlar tam Yüksek Askeri Şura toplantısına bir ay kala yapıldı? Yoksa TSK içinde ciddi bir fikir ayrılığı ve mücadele mi var?
4) Tümgeneral Reha Taşkesen'in özel hayatından size ne! Reha Paşa'nın dışındaki her subayın, her politikacının, her hakimin, her milletvekilinin, her savcının, her işadamının, her akademisyenin özel hayatı ve ilişkileri çok daha mı iyi! Hepsi mükemmel mi!
5) Bundan sonra tüm generallerinizin üstteğmenlikten itibaren özel ilişkilerinin ve kimlerle ne konuştuğunun dökümünü yapmayı düşünüyor musunuz? Hiç beklenmedik bir anda bunlar ortaya mı dökülecek, bir de bu bilgileri Televole veya 'Pasham Beni Gözetliyor!' programına vermeyi düşünüyor musunuz?
Reha Paşa'nın Telefonunu Kim Niye Dinledi?
Daha sonra sırasıyla açıklama yapan Genelkurmay, MİT, Emniyet İstihbaratı ve Jandarma İstihbaratı böyle bir dinleme yapmadıklarını söylediler! Öyleyse kim dinlemişti, Harry Potter'daki büyücüler mi, Kara Baron mu?
Bu dinleme kayıtlarına dayanılarak Reha Paşa'ya 'Bunlar nedir?' diye sorulmuştu. Reha Paşa da Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a karşı yeni bir komplonun geliştirilmekte olduğunu anlamış ve istifa ederek, kendisine güvenmeyen bir üst makama verebileceği en iyi yanıtı vermeyi seçmişti!
Hakkında Genelkurmay Savcılığının hemen soruşturma başlattığı A... dergisine demeç veren diğer Bombacı Pasham verdiği demeçte diyordu ki, 'herkesi dinlerler, bu olur, normaldir beni de dinliyorlar'. TSK'nın iç dinamiğini SUGEHMEHT'e (Subay ve General Hanımları Merkezi Haberalma Teşkilatı) bağlayan bombacı paşamız, bu sorunu da çözmüştü!
Hayır, telefon dinlemek normal değildir.
Telefon dinlenmesi için mahkeme kararı gerekmektedir ve bir suç araştırılıyor olması gereklidir! Ortada bir suç yokken, herkes herkesin telefonunu dinleyemez kafasına göre! Üstelik Kara Harp Okulu komutanının telefonu böyle rastgele dinlenemez! Kim dinlediyse ortaya çıkmalı veya çıkarılmalıdır! Niçin dinlendiği açıklanmalıdır! Bir Tümgeneral'in telefonu bazı entrikalarda veya komplolarda kullanılmak için dinlenemez.
Bu konuda bir kaç olasılık vardır!
1) Emniyet İstihbaratında yapılanmış Fettulluhçılar gizlice dinlemişler ve böyle bir operasyon yapmışlardır. Bu bir Fettullahçı tarikat operasyonudur.
2) CIA veya MOSSAD gibi örgütlerden birisi Ulusalcı, keskin çizgileri olan ve başarılı bir komutanın Kara Harp Okulunda kalmasını engellemek için bu telefonları dinlemişler ve bir komplo oluşturulmasına neden olmuşlardır. Bu bir yabancı gizli servis operasyonudur.
Her halikarda bu operasyonu yapan kişilerin cezalandırılması gerekir. Ama sanki tuz da kokmuştur, tuzun tuzu da! Bir kitabımda vurguladığım gibi Ulusalcı bir Derin Devletimiz olmadığını bir kez daha anlıyoruz [4] ve yeni Genelkurmay başkanı olan Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ı kutlarken, hayretle 'Reha Paşa' olayını da izliyoruz. Sonucunda TSK'nın paşa gibi bir paşasının, bir altın generalinin istifa etmesine vesile olmuş olan bazı güçler vardır, ama bu güçler çok isteseler de Org. Yaşar Büyükanıt'ın Genelkurmay Başkanı olmasını engelleyememişlerdir.
Reha Paşa neden mi istifa etmiştir?
· Türk Silahlı Kuvvetlerini ve Türkiye'yi çok sevdiği için...
· Türkiye'nin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin bütünlüğünü savunduğu için...
· Onurlu ve karakterli bir komutan olduğu için...
· Kendisi üzerinden Ulusalcı ve vatansever Org. Yaşar Büyükanıt ekibinin bir komplo ile yıpratılmaması için...
· Özel yaşantısı saçma sapan komplolara alet edildiği için...
· Bir hukukçu olarak, hukuk dışı uygulamalara içerlediği için....
· Belki de gerçek bir PAŞA olduğu için ve AB-D PASHA olamadığı için...
Bu ülkenin hala Reha Paşaya ve onun gibi paşalara çok ihtiyacı vardır, çünkü Cumhuriyeti bu paşalar kurmuştur! Keşke zamanı geri alabilsek de Tümgeneral Reha Taşkesen geri dönebilse. Umarız çok güvendiğimiz ve Genelkurmay başkanlığını tekrar kutladığımız Orgeneral Yaşar Büyükanıt gereğini yapacaktır!
[1] 'Güveniniz Yoksa TSK Yıpransın İstemem!', Milliyet, 11 Temmuz 2006, Salı, s: 26;
[2] Hürriyet, 16 Temmuz 2006, Pazar, s: 23; Milliyet, 16 Temmuz 2006, Pazar, s: 16.
[3] 'Savcıları Göreve Çağırıyorum!' Sabah, 17 Temmuz 2006, Pazartesi, s:25.
[4] Ümit Sayın, Derin Devletler, Gizli Projeler ve Kirli Gerçekler, 2006, İst: Neden Kitap. Bölüm: Dünyada ve Türkiye'de Derin Devletlerin ve İstihbaratın Yapısı