Apo sürprizini bekleyin - Behiç Kılıç
Şunu görüyoruz ki; Türkiye Apo için yıllardır güvenli bir barınaktır. Büyük bir sağlık ordusunun da kontrolünde hayatını sürüdürmekte, İmralı’daki ofisinde siyasi hamlelerini yapmakta, stratejiler hazırlamakta, danışmanları gibi işlev görev avukatları, kardeşleri ile tebaasını kolayca yönlendirmektedir. Apo İmralı’da iken Kandil Dağı’ndaki militanları da ABD tarafından güvenceye alındı. Türkiye’ye “operasyon olmaz” denildi. ABD’nin karanlık güçleri PKK ile kandil dağinda defalarca buluştu. Kendilerine ABD’nin işgal birliklerinde yer verilmesi gündeme geldi. Dahası da var. ABD Türkiye’den üs talep ediyor. Buralara ABD askeri yerleştirilmesi söz konusu. Kandil’in PKK’lılarının ABD üniforması ile topraklarımıza taşınması tehlikesi bile mevcut. Amerikalıların PKK’lılara Türkiye’ye gitmelerini ve siyaset yapmalarını tavsiye ettiği de biliniyor. Bu planın parçası olarak Türkiye’ye AB kanalı ile genel af baskısı yapılıyor. acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadadiscount drug coupons site printable coupons for cialissymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cena
Gitmişler, geri geliyorlarmış...
Bu işleri biraz bilen ve takip eden biri olarak şunu söyleyebilirim. Çetenin Türkiye’deki elemanları bir yere gitmediler. Silahları zulalayıp Türkiye’ye dağıldılar .Yaşları ilerleyenlere farklı görev verildi, gençleri farklı görevler aldılar. Hem para hem de siyaset dünyasında etkinlik arayışına girdiler. Mafya biçiminde örgütlenmeyi güçlendirip sokaklara hakim oldular.
Çocuk çeteleri, kapkaç çeteleri kontrollerindedir...
Uyuşturucu, nataşa işleri, topark, seyyar, amele, garson ...
Korsan cd, kitap... gece kulüpleri barlar.
Tahsilat... arazi yağması, korsan mahalleler.. okul kantinleri, bozuk gıda,
Dahası...
Devlet ihaleleri, doğulu müteahhitlere ofis oluşturma... K Irak’ta taşımacılık ve öteki legal işleri kontrol...
Bu ve benzeri işler PKK egemenliğinde gerçekleşmektedir.
PKK'nın eğitimli silahlı gücü Apo Türkiye’ye getirildikten sonra, strateji gereği işte bu işlere yönlendirildiler. Büyük illerde kurtarılmış mahalleler, bu mahallelerde komiteler oluşturuldu. Hazine arazileri Doğu ve Güneydoğu'dan taşınan milis ailelere işgal ettirildi. Bu ailelerin erkeklerine ayrı, kadınlarına ayrı, çocuklarına ayrı görevler verildi. Her ilde en az 20 bin kişilik gösteri gurupları yaratıldı. Bu guruplarda kadın ve çocuklar, özel eğitimden geçirilip görevlendirildi. Eğitimler, parti tabelası taşıyan, PKK yan kuruluşlarında verildi.
Binlerce eğitimli militan ve örgütledikleri milisler, toplum içerisinde taksi şöförü, garson, inşaat işçisi, üniversite öğrencisi, müteşebbis iş adamı, politikacı, vs olarak istihbarat görevlisi, toplum mühendisi gibi dolaşmaktadır.
Apo yakalandığında silahları zulalayıp toplum içerisine katılan militanların yerine yeni gençler eğitim için dağa gönderilmeye başlandı. Silahlı güçler gençleştirildi. Çatışma olmadığı için Kandil Dağı rahatça eğitim karargahı haline getirildi. Burada ayrıca “özel birlik” eğitimlerine uygun merkezler yaratıldı. Hem Türkiye’den hem de Avrupa’dan gençlerin ailelerinden alınarak buraya taşınıp silahlı güç haline gelmeleri sağlandı.
Peki bu işler nasıl oldu..?
Bugün geriye doğru bakınca Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye verilişinde garip bir durum olduğu kuşkuları ortaya çıkıyor. Şunu görüyoruz ki; Türkiye Apo için yıllardır güvenli bir barınaktır. Büyük bir sağlık ordusunun da kontrolünde hayatını sürüdürmekte, İmralı’daki ofisinde siyasi hamlelerini yapmakta, stratejiler hazırlamakta, danışmanları gibi işlev görev avukatları, kardeşleri ile tebaasını kolayca yönlendirmektedir.
Türkiye, Suriye’deki karargahında bunun tepesine binemedi.. Üstü kapatılan iddialara göre Ankara’dan hem siyasi kimliklerden sırf iktidar koltuğunu ele geçirme uğruna Apo’ya haberler uçuruldu ve güvenlik birimlerinin elinden kurtulması sağlandı. Dönemin jandarma komutanı, MİT başkanı “yerinin bilindiğini, nefes aldığının bile takip edildiğini” söylemelerine rağmen, ele geçirme konusunda pasif kalındı. Bir ara, ”istihbarat birimlerinin hoş adamı” olarak tanınan bir prof yanında danışman olarak belirdi. Apo’nun bu kişiyi yadırgamadan yanında tutması, itibar göstermesinin yanında, aynı kişinin daha sonra hiçbir şey olmamış gibi Türkiye’ye dönmesi de garip bir durum olarak ortada kaldı.
Sözün özü, Abdullah Öcalan oldukça rahatsız bir Suriye karargahından alında “Hesaptaki Irak işgali ve ısınacak bölge de düşünülmeli” bir tur attırıldıktan sonra İmralı’ya yerleştirildi.. Hem de can güvenliği Türkiye’ye yasa ile onaylattırıldı.
Bu durumu hangi güç sağlayabilir sizce?..
Evet aynen öyle..
Apo İmralı’da iken Kandil Dağı’ndaki militanları da ABD tarafından güvenceye alındı. Türkiye’ye “operasyon olmaz” denildi. ABD’nin karanlık güçleri PKK ile kandil dağinda defalarca buluştu. Kendilerine ABD’nin işgal birliklerinde yer verilmesi gündeme geldi. Dahası da var. ABD Türkiye’den üs talep ediyor. Buralara ABD askeri yerleştirilmesi söz konusu. Kandil’in PKK’lılarının ABD üniforması ile topraklarımıza taşınması tehlikesi bile mevcut. Amerikalıların PKK’lılara Türkiye’ye gitmelerini ve siyaset yapmalarını tavsiye ettiği de biliniyor. Bu planın parçası olarak Türkiye’ye AB kanalı ile genel af baskısı yapılıyor.
Zaten önceki hükümetin Rahşan affı,bu dönemin de pişmanlık yasası bir çok PKK’lının serbest kalmasını sağladı. Bu militanlar Türkiye aleyhine faaliyetlerini, kaldıkları yerden sürdürüyorlar.
Ve yeni af bekleniyor...
Şaşırmayın bekleyin, şunu da görebiliriz...
Leyla Zana ve şürekası yeniden yargılanıp çıktılar biliyorsunuz... Şimdi devlet pasaportu ile VİP ikram görüyorlar.. Bu itibarı onlara kim sağladı..?
Avrupa Birliği...
Şimdi sıra Apo bey de!..
“Hadi bakalım bu muhteremi de yeniden yargılayın, Bize başvurusu var adil yargılamamışsınız “
Diyecekler görürsünüz...
Yapacak bir şey yoktur.. Böyle bir birlikteliğe imza atmak istiyoruz ve, adamlar bu işlerin böyle gelişmesini de önümüze şart diye koyuyorlar..
Söylediğimiz gibi PKK bir yere gitmediki geri gelsin...
Taa en başında Abdullah Öcalan ve çetesini finanse edip silahlandıran, kendi öncü birliği olarak Türkiye’ye süren Avrupalılar Amerikalılardır...
Apo bunların paralı askeridir, peşine düşerek ham hayal kovalayanlar aslında Avro-ABD niyetlerinin figuranlarıdır. Daha son kullanma tarihi bitmediği için Batı, paralı askerini İmralı’da güvence altına almıştır. Ardından PKK’lılara dönerek silahlarının namlularını yere çevirerek beklemeye geçmelerini, kendilerinden haber beklemelerini istemiştir.
PKK silaha doğru hareketleniyorsa düğmeye basan bellidir.