Dünya1 Ağustos 2006 00:00

BM'den İran'a tehdit, İsrail'e geçit

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İran'a ''31 ağustosa kadar nükleer çalışmalarını durdur, yoksa yaptırım geliyor'' tehdidinde bulundu. Lübnan-İsrail sınırına barış gücüyle ilgili görüşmeler ise süresiz ertelendi.Konsey'in bugünkü oturumunda İran ile ilgili karar tasarısı kabul edildi. Karar, 1'e karşı 14 oyla kabul edildi. Karara sadece Katar muhalefet etti.Kararda, İran'dan uranyum zenginleştirme, yeniden işleme çalışmaları ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerine son verilmesi istendi.31 ağustosa kadar bu isteklerin yerine getirilmemesi durumunda Konsey'in, BM sözleşmesinin 41'inci maddesinin 7'nci bölümü kapsamında 'gerekli önlemleri' kabul edeceği belirtildi. 7'nci bölüm ekonomik yaptırım içeriyor.  ABD ve müttefikleri, İran'ın nükleer silah geliştirdiğini ve çalışmalarını 18 yıl boyunca gizlediğini savunuyor. ABD İsrail ile ilgili kınama kararında ise acil ateşkes çağrılarına karşın ''kalıcı ateşkes'' kavramını kullanıyor ve İsrail'in eylemlerinin kınanmasına karşı çıkıyor. Güvenlik Konseyi'nde önce, bu açıklamaya göre daha sert ifadelerin yer aldığı, Katar tarafından masaya konulan bir taslak metin üzerinde durulduğu, bu metin üzerinde anlaşma sağlanamayınca, ABD'nin itirazları çerçevesinde ifadelerin yumuşatıldığı kaydedildi. ABD'ye İngiltere destek verdi. cialis manufacturer coupon open drug coupon cardclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilo

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İran'a ''31 ağustosa kadar nükleer çalışmalarını durdur, yoksa yaptırım geliyor'' tehdidinde bulundu. Lübnan-İsrail sınırına barış gücüyle ilgili görüşmeler ise süresiz ertelendi.Konsey'in bugünkü oturumunda İran ile ilgili karar tasarısı kabul edildi. Karar, 1'e karşı 14 oyla kabul edildi. Karara sadece Katar muhalefet etti.Kararda, İran'dan uranyum zenginleştirme, yeniden işleme çalışmaları ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerine son verilmesi istendi.31 ağustosa kadar bu isteklerin yerine getirilmemesi durumunda Konsey'in, BM sözleşmesinin 41'inci maddesinin 7'nci bölümü kapsamında 'gerekli önlemleri' kabul edeceği belirtildi. 7'nci bölüm ekonomik yaptırım içeriyor. 
 
ABD ve müttefikleri, İran'ın nükleer silah geliştirdiğini ve çalışmalarını 18 yıl boyunca gizlediğini savunuyor.
 
ABD, acil ateşkes çağrılarına karşın ''kalıcı ateşkes'' kavramını kullanıyor ve İsrail'in eylemlerinin kınanmasına karşı çıkıyor. Güvenlik Konseyi'nde önce, bu açıklamaya göre daha sert ifadelerin yer aldığı, Katar tarafından masaya konulan bir taslak metin üzerinde durulduğu, bu metin üzerinde anlaşma sağlanamayınca, ABD'nin itirazları çerçevesinde ifadelerin yumuşatıldığı kaydedildi. ABD'ye İngiltere destek verdi.



Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İran'a ''31 ağustosa kadar nükleer çalışmalarını durdur, yoksa yaptırım geliyor'' tehdidinde bulundu. Lübnan-İsrail sınırına barış gücüyle ilgili görüşmeler ise süresiz ertelendi.

Konsey'in bugünkü oturumunda İran ile ilgili karar tasarısı kabul edildi. Karar, 1'e karşı 14 oyla kabul edildi. Karara sadece Katar muhalefet etti.
 
Kararda, İran'dan uranyum zenginleştirme, yeniden işleme çalışmaları ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerine son verilmesi istendi.
 
31 ağustosa kadar bu isteklerin yerine getirilmemesi durumunda Konsey'in, BM sözleşmesinin 41'inci maddesinin 7'nci bölümü kapsamında 'gerekli önlemleri' kabul edeceği belirtildi. 7'nci bölüm ekonomik yaptırım içeriyor. 
 
ABD ve müttefikleri, İran'ın nükleer silah geliştirdiğini ve çalışmalarını 18 yıl boyunca gizlediğini savunuyor.
 
İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 31 ağustosa kadar durdurmasını isteyen tasarı İngiltere, Fransa ve Almanya tarafından hazırlanmış ve Konsey'e sunulmuştu.
 
Diplomatik kaynaklara göre, İran'ın karara uymaması durumunda, Türkiye'nin İran'la olan ticareti de kötü yönde etkilenebilir.
 
İran: "Karar pratikte fayda sağlamaz"
 
İran'ın BM Daimi Temsilcisi Cevad Zarif, BM Güvenlik Konseyi'nin kararının haksız olduğunu söyledi.
 
Zarif, karar için “yasal bir temelden yoksundur ve pratikte bir fayda sağlamayacaktır'' dedi.
 
BM Güvenlik Konseyi'ni yanlı davranmakla eleştiren Zarif, 1980'de Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin İran'a saldırdığında ya da İran halkına karşı kimyasal silah kullandığında Konsey'in çok geç harekete geçtiğini savundu.
 
Katar'a karara karşı oy kullandığı için teşekkür eden Zarif, İran'ın nükleer silahlara karşı olduğunu belirterek, nükleer teknolojiyi barışçıl amaçlarla kullanma ve geliştirme hakkından yararlanmaya devam edeceklerini vurguladı.
 
Lübnan'a barış gücü

Öte yandan Güvenlik Konseyi, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın talebi üzerine yapılacak olan, İsrail-Lübnan sınırına barış gücü konuşlandırılmasıyla ilgili görüşmeyi ise süresiz erteledi.
 
Bir BM yetkilisi, 'daha fazla politik belirginlik' olana kadar görüşmenin yapılmayacağını kaydetti.
 
Güvenlik Konseyi'nde bugün yapılan görüşmelerde, Güney Lübnan'da daha etkin bir çokuluslu gücün kurulmasına zaman ayırmak amacıyla, bu ülkedeki mevcut 2 bin kişilik geçici BM Barış Gücü'nün (FINUL) görev süresinin bir ay uzatılması bekleniyordu.

BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın çağrısıyla dün olağanüstü toplanan Güvenlik Konseyi, İsrail'in Kana kasabasına düzenlediği saldırıyı, ABD'nin karşı çıkması üzerine kınamamış, bir başkanlık açıklaması yayımlamakla yetinmişti.
 
Rice'ın Lübnan' da hedefi 'kalıcı çözüm' 

Washington'a hareketinden önce Kudüs'te gazetecilere açıklama yapan Rice hedefin, Lübnan'da kalıcı bir çözüm olduğunu belirterek, ''İsrail halkının Lübnan'daki terörist grupların saldırılarına maruz kalmadan yaşayabilecekleri, Lübnan halkının da kendi ülkelerinin ve geleceklerinin kontrolünü ele alabilecekleri bir ortamın sağlanması gerektiğini'' belirtti. 

Rice, bu amaçlara hizmet edebilecek bir BM Güvenlik Konseyi kararının çerçevesini de şöyle çizdi:
 
''Ateşkesi içermeli, İsrail ve Lübnan arasında defalarca çatışma çıkmasına yol açan sorunların çözümüne yönelik siyasal bölümler içermeli, güvenli bir Lübnan için uluslararası güç konuşlandırılması yetkisini vermeli."
 
Rice, Kana'da sivillerin ölmesi ve İsrail'in saldırılarını 48 saatliğine askıya alması konusunda da, ''karşılaştığımız trajik kayıplardan ötürü çok üzüldüm, özellikle de çocukların ölmesinden'' dedi. 

Kana saldırısı
 
İsrail dün Lübnan'ın Kana kasabasındaki bir binaya sivillerin uykuda olduğu esnada saldırı düzenledi. Saldırıda çoğu çocuk 54 sivil öldü. 
 
Bu saldırının ardından Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora, Lübnan'ı ziyaret edecek olan ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ı kabul etmediğini açıkladı.
 
Rice da, savaşın en kanlı saldırısının ardından ateşkesin gerekli olduğunu düşündüğünü belirtti ancak daha sonra ateşkesin 'acil' olması gerekmediğini söyledi.

Güvenlik Konseyi Kana katliamını kınayamazken İsrail 48 saatlik ateşkesten de vazgeçti

İsrail vuruyor, BM üzülüyor

* BM Güvenlik Konseyi, çoğu çocuk 60 kişinin ölümü karşısında bir başkanlık açıklamasıyla yetindi. Baskılar karşısında Lübnan bombardımanına 48 saat ara vereceğini açıklayan İsrail, dün de bombardımanı sürdürdü. İsrail Başbakanı Ehud Olmert, "ne şimdi ne de önümüzdeki günlerde bir ateşkesin olacağını" söyledi.

 İsrail'in Kana'da gerçekleştirdiği katliamın ardından olağanüstü toplanan BM Güvenlik Konseyi, yalnızca bir başkanlık açıklaması yaptı ve saldırı karşısında ''derin şok ve üzüntü'' duyduğunu bildirdi. Katliamdan sonra artan baskılar karşısında Lübnan bombardımanına 48 saat ara vereceğini açıklayan İsrail, dünkü çatışmalarda bombardımanı sürdürdü.

İsrail Savunma Bakanı Amir Peretz , İsrail parlamentosunda yaptığı konuşmada, Tahran'daki ''aşırı'' rejimin uzantısı olan Hizbullah'la savaştıklarını söyledi. tüm dünyaya ''Askeri çözümü biz seçmedik'' diyen Peretz, hava saldırılarına 48 saat ara verilmesini ''insani bir jest'' sözleriyle değerlendirdi.Peretz, İsrail'in 48 saatlik aradan sonra operasyonlarını genişleterek ve güçlendirerek sürdüreceğini kaydetti.

Peretz'in 48 saat ara açıklamasında ciddi olmadığı açıklamadan birkaç saat sonra ortaya çıktı. Kana katliamının ardından önceki gece 02.00'den itibaren geçerli olacak şekilde hava saldırılarına 48 saat ara vereceğini açıklayan İsrail, bu kararını daha bir gün bile dolmadan ihlal etti. Lübnan'ın güneyinde dün İsrail askerleri ile Hizbullah milisleri arasında çıkan çatışmalar sırasında İsrail ordusu bölgeye hava saldırısı düzenledi. Geçici ateşkesten hemen önce de Lübnan'ın Suriye sınırı yakınlarındaki bazı hedefleri bombalayan İsrail yönetimi, bombardımana ara verme kararının siyasi baskıları kaldırmak için alınmış olduğunu açıkladı.

'Ateşkes olmayacak'

İsrail Başbakanı Ehud Olmert , hükümetin hava saldırılarını 48 saat durdurduğunu açıklamasına rağmen, "ne şimdi, ne de önümüzdeki günlerde bir ateşkesin olacağını'' söyledi. Olmert, İsrail ordusunun Hizbullah tehdidini ortadan kaldırıncaya dek operasyonlarını sürdüreceğini ifade etti. Tel Aviv'de, İsrail'in kuzeyindeki kent ve kasabaların belediye başkanlarına hitap eden Olmert, ülkesinin, sınır boylarında yerleşik silahlı bir Hizbullah tehdidini daha fazla kabul edemeyeceğini vurgulayarak, ordunun kara, hava ve denizden Hizbullah'a saldırılarının devam edeceğini belirtti. İsrail'e yönelik eleştirileri de cevaplandıran Olmert, herhangi bir ülkenin kendisine yönelen tehditlere karşı yapacağı gibi, ülkesinin de tehditlere karşılık verdiğini dile getirdi. Olmert, "Hiçbir ülkenin, İsrail'e ahlak dersi veremeyeceğini'' söyledi

Lübnan'ın Kana kasabasında 37'si çocuk 60'a yakın sivilin İsrail bombardımanıyla katledilmesi sonrası hemen toplanan BM Güvenlik Konseyi, saldırıyı kınayamadı.

BM'de ABD baskısı

Açıklamada, bölgede ''kalıcı bir ateşkesin'' sağlanması gerektiğinin altı çizildi. ABD, acil ateşkes çağrılarına karşın ''kalıcı ateşkes'' kavramını kullanıyor ve İsrail'in eylemlerinin kınanmasına karşı çıkıyor. Güvenlik Konseyi'nde önce, bu açıklamaya göre daha sert ifadelerin yer aldığı, Katar tarafından masaya konulan bir taslak metin üzerinde durulduğu, bu metin üzerinde anlaşma sağlanamayınca, ABD'nin itirazları çerçevesinde ifadelerin yumuşatıldığı kaydedildi. ABD'ye İngiltere destek verdi.

Rusya, İsrail'in saldırılarını durdurmasını istedi ve bu saldırılarla uluslararası normları ihlal ettiğini açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice , Lübnan'la ilgili BM Güvenlik Konseyi kararının hızla benimsenmesi konusunda bu hafta önemli ilerlemeler beklediğini söyledi. Rice, Kudüs'ten ayrılmadan önce yaptığı açıklamada, tercih ettikleri bir BM Güvenlik Konseyi kararının çerçevesini de şöyle çizdi: ''Ateşkesi içermeli, İsrail ve Lübnan arasında defalarca çatışma çıkmasına yol açan sorunların çözümüne yönelik siyasal bölümler içermeli, güvenli bir Lübnan için uluslararası güç konuşlandırılması yetkisini vermeli.''

Sinyora'dan Hizbullah'a teşekkür

İsrail ordu kaynaklarına göre, İsrail askerl eri ile Hizbullah milisleri arasında Kafr Kila yakınlarında meydana gelen çatışmada 3 İsrail askeri yaralandı. Hizbullah çatışmada iki tankın tamamen tahrip edildiğini, üçüncüye kısmi zarar verildiğini açıkladı. İsrail hava kuvvetleri dün Taibe köyü çevresini bombaladı. İsrail ordu kaynakları, bombardımanın, bölgedeki kara birliklerini desteklemek amacıyla düzenlendiğini söyledi. Sur kentinin kuzeyine de dün öğle saatlerinde saldırı düzenleyen İsrail, bir Lübnan askerini öldürdü, üçünü yaraladı. Öte yandan, Lübnan'ın güneyindeki bölgelerde yıkılan köylerin enkazı altından 49 cesedin daha çıkarıldığı bildirildi.

Lübnan yönetimi Kana katliamının ardından bir günlük ulusal yas ilan ederken Başbakan Fuad Sinyora , ''İsrail'e yönelik savaşta gösterdiği özveriler'' nedeniyle Hizbullah'a teşekkür etti. Sinyora, yaptığı açıklamada, Hizbullah lideri Seyid Hasan Nasrallah 'ın yanı sıra ''Lübnan'ın egem enliği ve bağımsızlığı için hayatlarını feda eden tüm Hizbullah üyelerine'' şükranlarını sundu. Sinyora, İsrail saldırıları öncesinde Lübnan'daki Suriye karşıtı koalisyonun önemli bir siması olarak öne çıkıyordu.

İran'dan BM'ye: "Karar gülünç"

İran Meclis Başkanı Gulamali Haddad Adil, İsrail'in Lübnan ve Filistin'e yaptığı saldırıları kınamayan BM Güvenlik Konseyi'nin İran'dan nükleer faaliyetlerini askıya almasını istemesini 'gülünç' olarak niteledi.

Haddad Adil, Meclis'in bazı İslam ülkesi büyükelçilerinin de katıldığı bugünkü oturumunda yaptığı konuşmada, BM Güvenlik Konseyi'nin İran'ın nükleer programına ilişkin dün aldığı kararı eleştirdi. 
 
Güvenlik Konseyi'nin kararını 'gülünç' olarak nitelendiren Adil, "BM, İsrail'in Kana'da yaptığı katliamı kınamadı, sadece üzüntülerini iletti, ama İran'dan barışçıl amaçlı nükleer faaliyetlerini askıya almasını istedi. Bunun için de bir karar aldı. Bu kararın hiçbir önemi yok" diye konuştu. 
 
"Eğer BM Güvenlik Konseyi, kendi görevini yerine getirmek istiyorsa, önce Lübnan ve Filistin'deki görevini yapsın'' diyen Adil, ''BM, bütün kararları çiğneyen Siyonist rejimi desteklemekten gurur mu duyuyor?'' sorusunu da yöneltti. 
 
Haddad Adil, mevcut koşullarda bütün İslam ülkelerinin Filistin ve Lübnan halkını korumak için elinden geleni yapması gerektiğini de belirtti. 
 
BM Güvenlik Konseyi, dün aldığı kararla Tahran yönetiminden, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 31 ağustosa kadar durdurmasını istemişti.
 
Fransa: "İran gerilimi azaltmalı"
 
Fransa, İran'ın tüm sorumluklarını yerine getirmesi ve Ortadoğu'da gerilimin azalmasına katkıda bulunması gerektiğini bildirdi.
 
Dışişleri Bakanlığı sözcü yardımcısı Denis Simonneau, ''bölgede önemli bir rol oynamak isteyen tüm ülkeler gibi İran da sorumluluklarını üstlenmelidir'' dedi.
 
Simmonneau, Fransa Dışişleri Bakanı Philippe Douste-Blazy'nin Beyrut'ta yaptığı temasların amacının bölgedeki gerilimin azalması olduğunu kayderek, ''bu bağlamda, İran'ın tüm sorumluluklarını üstlenmesi ve gerilimin azalmasına katkıda bulunması gerektiğini'' kaydetti.
 
Douste-Blazy ile İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki arasında dün gece Beyrut'ta yapılan görüşmeye ilişkin yorum yapmayan Simmonneau, dışişleri bakanlarının İran'ın gerilimin azalmasına hangi ölçüde katkıda bulunabileceği yönünde görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi.
 
Mutteki, dün akşam geldiği Beyrut'ta Douste-Blazy ile İran Büyükelçiliği'nde bir araya gelmişti.
 
İki saatlik görüşmenin ardından Douste-Blazy ve Mutteki açıklama yapmamış, Fransa Dışişleri Bakanı bugün Beyrut'tan ayrılmıştı.