Vahşetin gelişi belliydi...- Hasan ÜNAL
Prof. Cham, İsrail uçaklarının insanları kimyasal silah ile öldürdüğüne emin oduğunu söylüyor: Bu kez atılan bombalar daha önce de örneklerine rastladığımız fosfor içerikli kimyasal silahlardan farklı. Fosfor atıldığında vücutta parçalı yanık izleri olur. Ama burada farklı bir durum var. Herhangi bir bomba olsaydı vücudun tamamının kararması mümkün değildir. Çeşitli yanıklar olabilir, hatta ailenin bazı bireylerinin kurtulması bile mümkün olabilirdi, ancak bu aile 11 kişi ve tamamı aynı şekilde ölmüş. Bu kimyasal silah kullanımının kanıtıdır.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesnew prescription coupons lilly cialis coupon online cialis couponscialis walgreen coupon cheap cialis cialis couponcialis sample coupon prescription card discount cialis manufacturer couponmicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mg
Amerika ve Amerikan yanlısı Arap rejimleri Suriye ve İran'ı bu şekilde suçlamaya devam ettikçe ve Amerikan yönetimi de çıldırmışcasına İsrail yanında koyduğu tavrı sürdürdükçe bu savaşın yayılması ve daha da vahşileşmesi ihtimali yükseliyor. Örneğin Güney Lübnan'a kara harekâtına hazırlanan İsrail burada başarılı olamazsa veya yeterince başarılı olmazsa neler yapacaktır? Acaba kimyasal silahlar kullanmaya kadar işi götürebilir mi?'
Pazartesi günü bu köşede 'Küstahlık Sınırları' başlıklı yazının bir bölümü yukarıdaki cümlelerden oluşmaktaydı. İsrail çok büyük askeri gücüne, elindeki yüksek teknoloji ürünü silahlarına rağmen Hizbullah karşısında kara harekatında başarılı olamazsa neler yapabilirdi? Bu satırları dün kaleme alırken gazetelerin internet nüshaları İsrail'in kimyasal silah kullandığına dair ciddi şüpheler oluştuğunu yazıyorlardı.
Hürriyet gazetesinin internet nüshasında şu satırlar vardı: '11 kişilik İzzeddin ailesi bireylerinin cesetleri 17 Temmuz'dan bu yana morgda tutuluyor. Çünkü ölüm biçimleri hâlâ araştırılıyor. Morgun kapısını açarak DHA ekibine içerideki cesetleri gösteren Dr. Mansur, normalde ailenin tüm bireylerinin aynı biçimde ölmelerinin çok zor, İzzeddin ailesinin tüm bireylerinin ise tuhaf bir biçimde yok olduğunu söyledi. Daha sonra bir hastabakıcı tarafından ceset torbaları açılınca Dr. Mansur'un ne demek istediğini daha net görmek mümkün oldu.
Cesetler tamamen kararmıştı. Kararan deri üzerinde en küçük bir yanık izi, her hangi bir yaralanma bealirtisi ve kurşun izi yoktu. Ayrıca deri altında da her hangi bir yanık belirtisi olmadığı yapılan otopsi sonucunda anlaşılmıştı. Ayrıca bir konvansiyonel silahın atıldığı noktada mutlaka yoğun bir ateş oluşacağını belirten Dr. Mansur, böyle bir durumda mutlaka önce saçların, sakalların ve vücuttaki tüylerin yanıp yok olacağını, oysa İzzeddin ailesinin kararan vücudundaki tüm tüylerin yanmadan durduğunu söyledi. Gerçekten de ailenin tüm bireylerinin saçları, erkek bireylerin ise sakalları ve bıyıkları bile yanmamıştı.
Paris Üniversitesi öğretim üyesi, Lübnanlı doktor Prof. Beşir Cham da şu sıralar CHS Hastanesi'nde gönüllü olarak çalışıyor. Prof. Cham, İsrail uçaklarının insanları kimyasal silah ile öldürdüğüne emin oduğunu söylüyor: Bu kez atılan bombalar daha önce de örneklerine rastladığımız fosfor içerikli kimyasal silahlardan farklı. Fosfor atıldığında vücutta parçalı yanık izleri olur. Ama burada farklı bir durum var. Herhangi bir bomba olsaydı vücudun tamamının kararması mümkün değildir. Çeşitli yanıklar olabilir, hatta ailenin bazı bireylerinin kurtulması bile mümkün olabilirdi, ancak bu aile 11 kişi ve tamamı aynı şekilde ölmüş. Bu kimyasal silah kullanımının kanıtıdır.
Prof. Cham, şu anda 3 cesedin laboratuvarda tutulduğunu, burada bombalardaki etkin maddenin ne olduğunun araştırıldığını söyledi. Cham, "Otopsi sonucu aldığımız örneklerin bazılarını da üniversite hastanelerine yolladık. Bir süre sonra etkin maddenin ne olduğu ortaya çıkacaktır" diye konuştu.'
Batılı haber ajanslarında bu haberler yeterince yer almıyor. Oysa Perşembe gününden itibaren gelen haberler, İsrail'in kimyasal silahlar kullandığına işaret ediyordu. Zaten Pazartesi günkü analizimize göre de, Hizbullah'ın beklenmedik derecede bir direniş göstermesi kuvvetli ihtimaldi. Nitekim İsrail, kara harekatına başladığı andan beri hem çok kayıp veriyor hem de başarılı olamıyor.
Başarılı olacağına dair fazla bir işaret de yok. Ama İsrail'in başarılı olacağına kendisini inandırmış bir Amerika başkanı var. İsrail'e, Lübnan'ı vurmasını, yüzlerce masum insanı füzelerle canlı canlı toprak altına sokmasını da İsa Mesih'in istediğini düşünüyordur. Arap ülkeleri darmadağın…Ve Amerika İsrail'in kınanmasına bile izin vermiyor. Bu şartlarda İsrail kimyasal silah bile kullanmak için daha iyi bir siyasal konjonktür bulamaz.