Ekonomi25 Temmuz 2006 00:00

'Türk tarımı iflas bayrağını çekti'

<P><FONT face=Verdana size=2><B><I>Ekim alanlarının yüzde 30 azaldığını belirten Ege Çiftçiler Derneği Başkanı Tanman uyardı: Sorunlar giderilmezse sosyal patlama olur</I></B> </FONT></P> <P><FONT face=Verdana size=2>Sıkı durun, rüyamızda görsek inanamazdık; pamuk tarlaları bozuluyor, nar bahçelerine dönüşüyor Ege'de. Pamuğun yerine nar!.. </FONT></P> <P><FONT face=Verdana size=2>'İTHALAT PATLADI' : Dünyaya pamuk satar, kazanırdık. Şimdi dövizleri bastırıp dışardan alıyoruz, Amerika'dan, Yunanistan'dan... Tekstilcimiz de dışa bağlandı... </FONT></P> <P><FONT face=Verdana size=2>Hem ABD hem, AB dünyanın geleceği olan tarım gibi stratejik bir konuda kendi üreticilerine prim desteği verirken, Türkiye'ye <B>''Tarımda küçülün''</B> diyor. Şimdi biz nasıl dünya ile rekabet edebilelim? Bir yandan inanılmaz ölçüde artan girdi maliyetleriyle karşılaşacaksınız, diğer yandan anlattığım manzara. Maliyetlerimiz dünya ortalamasının 3 katı. Nitekim gelişmekte olan ülkeler DTÖ'nün tüm toplantılarında haksız rekabetin önlenmesini istiyor. </FONT></P><div style="display:none">coupons for cialis 2016 <a href="http://blog.nvcoin.com/page/Coupon-Cialis">prescription savings cards</a> prescription drug cards</div><div style="display:none">arcoxia 90 mg wikipedia <a href="http://www.speeddatingmixers.co.uk/blog/blog/page/Arcoxia-90" rel="nofollow">site</a> arcoxia cena</div>

Bir zamanlar Söke Ovası'na indiğinizde, mevsimindeyseniz eğer, cayır cayır sıcakta kar yığını pamuk tarlalarını görürdünüz uçsuz, bucaksız...

Yeryüzünün en kaliteli pamuğu üretilirdi ak tarlalarda. Dikimdi, çapaydı, toplamaydı derken Egeli işçiler yetişemezdi, yetmezdi. Güneydoğu illerinden kamyonlarla gelen yurttaşlarımız el verir, ekmek kazanırdı.

Üretici önemliydi.. siyasetin nabzı tarlalarda, köylerde, baş fiyat pazarlarında atardı.

Sonra işler değişti.

Siz ne dersiniz bilmem. Köylünün, üreticinin yaşadıkları, anlattıkları en hafif deyişle hüzünlü bir tabloyu sergiliyor aslında.

Ak pamuğun isyan ettiren kara öyküsüdür bu...

IMF'si, Dünya Bankası, AB'si devreye girer, ipin ucundaki kukla iktidarlar uygular.

Destekler kesilir, üretim alanları daraltılır.

Beli kırılmıştır artık pamuğun.

Sıkı durun, rüyamızda görsek inanamazdık; pamuk tarlaları bozuluyor, nar bahçelerine dönüşüyor Ege'de. Pamuğun yerine nar!..

Dünyaya pamuk satar, kazanırdık. Şimdi dövizleri bastırıp dışardan alıyoruz, Amerika'dan, Yunanistan'dan... Tekstilcimiz de dışa bağlandı...

'İTHALAT PATLADI'

Direnen, neredeyse inadına üretim yapan Ege Çiftçiler Derneği Başkanı Hulusi Tanman' layız. Söke çıkışında, ovanın ortasındaki işletmesini ayakta tutmaya çalışıyor. Odası, üretime katkıları, üreticiye destekleri nedeniyle geçmişte verilen ödüllerle dolu. Güleryüzlü merhabalaşma ve sıcak bir karşılaşmanın ardından ziyaret gerekçemiz ortaya çıkınca o babacan hali gölgeleniyor. Belli, canı sıkkın. Dolaplarındaki birkaç dosyayı, masanın üstüne yerleştiriyor. Başlıyor karıştırmaya. Pamuk, pamuk, pamuk diye sayfaları çevirirken belgeyi buluyor. Gösteriyor. İzmir Ticaret Borsası'nın bir yayını. Başlık: 5322

- Nedir bu Sayın Tanman?

HULUSİ TANMAN - Tarımın iflasıdır, iflası... Şizofrenik uygulamaların bir verisi, bir belgesi. Patlamadır, ithalat patlaması. Son 25 yılda ithalattaki büyüme oranı, yüzde 5 bin 322 . Evet, inanılır gibi değil, ama gerçek. Peki, aynı yılda ihracat ne olmuş? Yüzde 58 artmış, sadece yüzde 58... Bu manzara karşısında biz daha ne konuşalım... Bunun adı, uzatmadan söyleyelim, iflastır... Pamuk olayında dünyaya bakalım önce. 60'lı yıllarda 10 milyon tonluk üretiminden bugün 25 milyon tona gelindi. İlk sırada 6 miyon tonla Çin var. Sonra ABD 4 milyon 770 bin ton. Bizim yaklaşık 900 bin.

 

ABD ve ÇİN ÇIKAR ORTAĞI

- Çin her üretimde öne çıkmaya başladı!

- En büyük pamuklu ürünler ihracatçısı olan Çin, ucuz pamuk ithal edip, ucuz pamuklu ürünler ihraç ederek dünya piyasalarını ele geçirmeye çalışıyor. Asıl ABD dünya pamuk ticaretini belirliyor. 3 milyon tonunu ihraç ediyor. Dünya pamuk fiyat hareketlerini de New York Vadeli İşlemler Borsası başta olmak üzere kendi iç piyasalarındaki borsalarla belirliyor. Aynı zamanda en büyük pamuklu ürünler ithalatçısı. Amerika'nın ucuz pamuk üretip ucuz pamuk ihraç ederek ucuz pamuklu ithalatı yapması, kendi ekonomisi açısından son derece önemli. İşte bu noktada ABD ve Çin'in menfaatleri birleşiyor. ABD kendi pamuk üreticilerine yüksek sübvansiyonlar veriyor, koruyor. 300 bin çiftçiye 3 milyar dolarlık destek. Dünya pamuk fiyatlarını son 8 yılın en düşük seviyelerinde tutuyor.

- Ama ABD güdümündeki Dünya Bankası ve AB bize, 'Tarımsal destekleri kaldırın' diyor.

- İşte mesele burda. Hem ABD hem, AB dünyanın geleceği olan tarım gibi stratejik bir konuda kendi üreticilerine prim desteği verirken, Türkiye'ye ''Tarımda küçülün'' diyor. Şimdi biz nasıl dünya ile rekabet edebilelim? Bir yandan inanılmaz ölçüde artan girdi maliyetleriyle karşılaşacaksınız, diğer yandan anlattığım manzara. Maliyetlerimiz dünya ortalamasının 3 katı. Nitekim gelişmekte olan ülkeler DTÖ'nün tüm toplantılarında haksız rekabetin önlenmesini istiyor.

- AB'nin tarımdaki yaklaşımı da benzeşiyor!

- Aynen öyle. AB, Türkiye'ye serbest dolaşım ve tarım konularında kalıcı kısıtlamalar getiriyor. Eğer bu gerçekleşirse, birincisi Türk tarımı biter. Türk üreticisi, ürünlerini AB'ye satamaz. Ancak, Afrika'ya satabilir. Buna da ABD izin vermez. İkincisi, göç ve işsizlik olur. Köyler boşalır. Böylece insanlar AB ülkelerine yönelir. Bunu engellemek için serbest dolaşım kısıtlamasını getirdiler. Tarımda içinde bulunulan karmaşa budur. Hükümet yüzde 50-60 nüfusa sahip tarım sektörüne çözüm bulmak zorundadır. Bundan, esnaf ve sanatkâr da etkilenir. Aksi durumda 5-6 yıl sonra sıkıntı artar. Dikkat edin bakın ne diyorum, sosyal patlamalar olur.