ZULÜM TÂCİRLERİ- Hüseyin MÜMTAZ
Trabzon-Rize sahil yolunda, daha Trabzon'u çıkmadan güneye, dağlara vurursanız Zigana'dan itibaren ayrı bir dünyaya ulaşırsınız.. Ama daha oraya ulaşmadan... Erzurum yoluna saptıktan 4.5 kilometre sonra solda dağların delindiğini görüp, ''Akıllı adam işi değil bu'' diyeceksiniz.. Zaten Celal Hekimoğlu da, ünlü Hekimoğlu türküsünü ''müsbet bir çekimserlikle'' sahipleniyor. Hekimoğlu, 70'li yaşlarında.. Dağı delen adam.. Dağı delip, fabrika yapan.. Türkiye'nin sayılı ağır sanayii tesislerini dağın kucağına inşa eden adam.. Allah bağışlasın evlâtlarını da birer ''Uç beyi'' olarak yetiştirmiş.. Dağın delinişini seyrederken telefon çaldı.. Filistinli bir kardeşim..''Abi'' diyor, ''Türklerle Filistinlileri ayırmışsın''.. Ben ayırmadım, Erdoğan ayırdı.. Ben sadece çelişkiye işaret ettim.escitalopram i alkohol go escitalopram i alkohol
Trabzon-Rize sahil yolunda, daha Trabzon'u çıkmadan
güneye, dağlara vurursanız Zigana'dan itibaren ayrı bir dünyaya
ulaşırsınız..
Ama daha oraya ulaşmadan...
Erzurum yoluna saptıktan 4.5 kilometre sonra solda
dağların delindiğini görüp, ''Akıllı adam işi değil bu'' diyeceksiniz..
Zaten Celal Hekimoğlu da, ünlü Hekimoğlu türküsünü
''müsbet bir çekimserlikle'' sahipleniyor.
Hekimoğlu, 70'li yaşlarında.. Dağı delen adam.. Dağı
delip, fabrika yapan.. Türkiye'nin sayılı ağır sanayii tesislerini dağın
kucağına inşa eden adam..
Allah bağışlasın evlâtlarını da birer ''Uç beyi''
olarak yetiştirmiş..
Dağın delinişini seyrederken telefon çaldı.. Filistinli
bir kardeşim..''Abi'' diyor, ''Türklerle Filistinlileri ayırmışsın''..
Ben ayırmadım, Erdoğan ayırdı..
Ben sadece çelişkiye işaret ettim.
Ne dedi Erdoğan; ''İsrail'in evlâtları kıymetli de, Filistin'in
evlâtlarıı değil mi?''
Biz de ekledik; ''Peki Türk-Türkmen evlâtları kıymetli değil mi?''
Ama önce tokat gibi bir anıya ihtiyaç var..
Yüzbaşı Selâhattin, (''Yüzbaşı Selâhattin'in Romanı''-İ.Selçuk. Remzi
Kitabevi- İstanbul 1975.) Enver Paşa'nın amcası Halil Paşa'nın
emirsubayıdır. ''Turan yolunda'' Eylül 1918'de Bakü'ye girerler..
Ama o neslin; ''durumdan vazife çıkararak'' üç kıtada yangın olduğunda
söndürmek için koşan nöbetçi itfaiyeci görevi üstlenen her ferdi gibi,
sadece bir yıl önce Kutülamare'dedir. (Cilt 1. Sayfa 278)
''Bağdat gece boşaltılacak.
Kolordu ve devlet teşkilatı gece yarısından sonra şehri bırakacaklar...
Biz hepimiz ağlamaklıydık.
10-11 Mart (1917) akşamında müthiş bir kasırga başlamıştı.
Ve biz bu kasırga içinde Bağdat'ı terk ettik...
Sabaha karşı şehrin kuzey ucundaki Kâzımiyye mahallesinden çıkarken
büyük bir vâveylâ ile karşılaştık...
Biz Ordu'nun yaralılarını, başlarında subay ve doktorları olduğu halde
hastanelerde bırakmıştık...
Askerlikte usul buydu.
Ne var ki Albay Bekir Sami 'nin tümeni tam Kâzımiyye mahallesinden
geçerken duyduğu feryatlar üzerine kasabaya girmiş ve görmüş ki,
hastanelere hücum eden Araplar, kolu bacağı kırık yaralıları, yataktaki Türk
hastaları, birer ip takarak sokakta sürüyorlar, hastaneleri yağma
ediyorlar, hastaları soyuyorlar...
Halkın 'Türk Ordusu gitti' diye korkusu kalmamış...
.......
Biraz sonra ateş sesi duyuldu. Bir de ne görelim. Albay Bekir Sami dört
yüz kişiden fazla olan Kâzımiyye halkını kurşuna diziyor...
Kazım (Karabekir) Paşa sordu:
- Bekir Bey ne yapıyorsun?..
Albay Bekir Sami yanıtladı:
- Dört yüz yıllık Osmanlı tarihinin hesabını görüyorum...''
Dün İlhan Selçuk köşesinde bu anıyı yazdı.. Tekrarında fayda
görüyorum..
Bizde zaman zaman, periyodik olarak ''Filistin-Kudüs'' sendromu
nükseden taraflar, gruplar, çevreler vardır.
Yahudi, Kudüs, Gazze deyince hop oturup kalkarlar da nedense Fener'deki
papaz ''istanbul bizim Kudüs'ümüzdür'' deyince çıt çıkarmazlar.
Her tarafta ''Zulme Seyirci Kalma'' afişleri, pankartları var şu
sıralar..
Peki 15 yıl önce Karabağ'da yapılanlar, 2-3 yıl önce Kıbrıs'ta
yapılanlar,halen Kerkük ve Batı Trakya'da yapılmakta olanlar zulüm değil mi?
O zaman neden ayağa kalkıp sokaklara dökülmediniz?
Yahudi yapınca zulüm; ama Ermeni, Arap-Kürt kırmaları ile Rum ve
Yunanlı yapınca zulüm değil..
Üstelik ''zulme uğrayanların'' ortak noktaları bile var.. Filistin'de
de, Karabağ'da da, Kerkük'te de, Kıbrıs'ta da, Batı Trakya'da da zulme
uğrayanların hepsi Müslüman...
Pardon.. Ufak bir fark var... Sadece Filistin'dekiler Arap, diğerleri
Türk..
Hani şu 1917'de Yüzbaşı Selahâttin'in anlattığı Araplar'dan..
Peki be kardeşim; Filistin'de zulme uğrayanlar Arap; siz hiç diğer
Arapların; Yemen, Tunus, Cezayir, Mısır, Ürdün, Arabistan, Kuveyt,
Katar...... Araplarının sokaklara dökülüp gösteri yaptıklarını, arabuluculuğa
soyunup Büyük Ortadoğu Kuşatması'na burunlarını sokup müdahil
olduklarını duydunuz mu?
İsrail'i bir daha anlatmanın vaktidir..
İngiliz görüntüsündeki batılıların, uluslararası Yahudi sermayesinin
katkı ve güdüsü ile Filistin'de; Osmanlı devrinde çilçil altınlarla bir
türlü alamadığı toprağı satın alarak, mal sahibi olup da toprağını
satmak istemeyen Arapları zorla yerinden ederek 1947'de haksız bir şekilde
kurdukları devletin adıdır İsrail..
Bölgede tek bir yahudi ve yahudi toprağı yokken para ile alınan
topraklara, gemilerle dünyanın her yanından yahudi getirilerek kurulan bir
devlettir İsrail..
Petrol bölgesi Ortadoğu'da uluslararası sermayenin Truva atıdır İsrail.
1947'den beri her sefer bu destekle ve acımasızca güç kullanmıştır,
kontrolsüz güç kullanmıştır.
Nükleer silahı vardır..
Peki senin neden yoktur?
İsrail, İsrail'i Filistinlilerden para ile toprak alarak kurmuştur..
Peki güneydoğuda GAP bölgesinde para ile toprak almalarına neden ses
çıkarmıyorsun?
''İsrail'in derdi nedir?'' diye sorup, iki gün sonra diğer 14 ülke
vatandaşı ile beraber İsraillilerin de sınırsız toprak almalarını
engelleyen genelgeyi değiştirmek ; yâni engelsiz-sınırsız toprak almalarını
kolaylaştırmak, samimiyet ve ciddiyet midir?
İsrail'li ajanların yetiştirdiği peşmergelerin Türkmenlere eziyet
etmesini, zulüm yapmasını, Kuzey Irak'ın hava ve kara kapılarında denetim
yapmasını sessizce karşılayıp, Filistin'e sıra gelince feryadı basmak
mıdır samimiyet?
Yoksa tabana mesaj vermek, tribünlere oynamak mıdır?
Neden acaba ''eş zamanlı olarak'' içeride PKK; dışarıda İsrail kendi
hedeflerine saldırıları yoğunlaştırmışlardır?
Irak'ın kuzeyinde de peşmerge?
Büyük Ortadoğu Kuşatması'nın kırılma noktasında mıyız?
Tam da bu zaman Irak'a girersek; İsrail'le beraber hareket etme
noktasına gelmiş, son tahlilde onun amacına hizmet etmiş olmaz mıyız?
Harekât böyle davul zurna ile, elçiler, Beyaz Saray sözcüleri ile ağız
dalaşı ile mi yapılır?
Bush'a telefonla haber vererek mi yapılır?
Genelkurmay'ın planları çarşaf çarşaf necip basınımızda yayınlanarak mı
yapılır?
Bir yanlışı düzeltelim..
Ben Filistinlilere yapılan haksızlıklara duygusuz kalalım demiyorum..
Sadece..
Türklere haksızlık yapılırken....
'Daha önceleri neredeydiniz?'' şarkısı eşliğinde....
Samimiyet ve ciddiyet sınavı yapıyorum...
Ahvâl ve şerait işte böyle Filistinli kardeşim....
1917'den pek farkı yok...
Gözlerinden öperim..
21 Temmuz 2006
"57'iNCİ ALAY ÇANAKKALE'DE, TRABLUSGARP'TA, FİLİSTİN'DE, SAKARYA'DA
57'inci ALAY KARABAĞ'DA, KARASU'DA, KERKÜK'TE, KIBRIS'TA
57'İNCİ ALAY HERYERDE
HEPİMİZ 57'İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ"