20 Temmuz ve Denktaş'ın Bildirgesindeki Eksikler - EROL MANİSALI
<P class=MsoBodyText style="MARGIN: 0cm 0cm 14.15pt"><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana">Dün 20 Temmuz 2006'da Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 32. yıldönümünü içimiz buruk ve hatta acılarla dolu olarak andık. KKTC'nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş bu yıldönümü dolayısıyla bir bildirge hazırlamış ve imzaya açmış. Bildirgede özetle şunları vurgulamış: <?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p></SPAN></P> <P class=MsoBodyText style="MARGIN: 0cm 0cm 14.15pt"><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana">1- Türkiye Kıbrıs konusunda AB tarafından aldatılmaktadır. Uyanık davranılmazsa stratejik olarak büyük kayıplarla karşılaşacağız. <o:p></o:p></SPAN></P> <P class=MsoBodyText style="MARGIN: 0cm 0cm 14.15pt"><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana">2- Türklerin Annan Planı'na evet demesi karşılığında AB ve ABD'nin verdikleri sözler yerine getirilmedi. ABD ve AB, <I style="mso-bidi-font-style: normal">''KKTC diye bir devlet yoktur; bizim için sadece Rumların egemen olduğu ve adanın bütününü temsil eden Kıbrıs Cumhuriyeti vardır''</I> diyorlar. <o:p></o:p></SPAN></P> <P class=MsoBodyText style="MARGIN: 0cm 0cm 14.15pt"><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana">3- Türk tarafına, Annan Planı'na evet dedirtenler, <I style="mso-bidi-font-style: normal">''yanlış yorumlarla''</I> , Kıbrıs Türkleri egemenlik haklarından vazgeçtiler diyorlar. Ankara bunları reddetmeli. <o:p></o:p></SPAN></P><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA">Bu nedenle şimdiye kadar izlenen politika terk edilmelidir diyor Sayın Denktaş. </SPAN><div style="display:none">cialis 5mg prix en pharmacie <a href="http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie">cialis 5mg prix en pharmacie</a> cialis 5mg prix en pharmacie</div><div style="display:none">escitalopram i alkohol <a href="http://nguoiviendong.net/page/Escitalopram-Wiki">escitalopram tbl</a> escitalopram i alkohol</div>
Denktaş'ın imzaya açtığı bildirgesinde yaptığı bu tespitler kesinlikle doğrudur. Ancak bu doğrular, diğer yanlışları ve eksikleri ortadan kaldırmıyor. Şimdi bu doğru tespitlerin içindeki yanlışlara bakalım:
''Türkiye, Kıbrıs konusunda aldatılmaktadır'' ifadesinin altını biraz açalım:
AB (ve ABD) soğuk savaş sonrasında Ortadoğu ve Türkiye politikalarında radikal değişiklikler yaptılar. Büyük Ortadoğu Projesi daha birinci Körfez krizinde planlandı. Bu bağlamda, 1992'den itibaren AB, ''Türkiye'yi Kıbrıs'tan tasfiye politikasını'' yürürlüğe koydu. 1992'de Rumlara ''Gelin, başvurun'' dedi. 6 Mart 1995'te Tansu Çiller - Murat Karayalçın ikilisine imzalatacağı gümrük birliği belgesinden 10 gün önce 24 Şubat 1995'te Kıbrıs'ı, KKTC'yi yok varsayarak AB'ye alacağını ilan etti. Ayrıntılarını Cumhuriyet'te defalarca yazdım. Aralık 1999'da Ecevit koalisyonuna ''içerdeki adamları kanalı ile'' , Kıbrıs koşulunu kabul ettirdi. AKP hükümeti 3 Kasım 2002 seçimleri sonrasında, daha iktidara gelmeden, ''AB ve ABD taleplerinin yerine getirileceği yönünde açıklamalara başladı'' .
Ve 1 Mayıs 2004'te Rumlar, Kıbrıs Cumhuriyeti olarak AB'ye alınırken AKP hükümeti, ''Bunun uluslararası anlaşmalara aykırı olduğunu'' nedense unuttu. Abdullah Gül, Annan Planı'nın Meclis'ten geçmesi gerektiğini önce söylemesine rağmen, sonra çark etti. 17 Aralık 2005 belgesi ile AKP hükümeti, 25 AB ülkesi (ve Rumlarla) kuzu kuzu görüşme masasına oturmayı kabul ederek onları tanıdı. Zaten 29 Temmuz 2005'te imzaladığı ek protokol ile Rumları çoktan tanımıştı bile.
Hepsi önceden biliniyordu Sayın Denktaş...
Sayın Denktaş, siz bu sıraladıklarımın perde arkasını herkesten iyi biliyorsunuz. Kıbrıs meselesi bugün artık, ''Kıbrıs Meselesi'' değildir, ''Türkiye Meselesi'' dir.
Kıbrıs'ı vermekte olanlar, sadece adayı vermiyorlar; soğuk savaş sonrası ABD ve AB'nin diktiğideli gömleğini Türkiye'ye giydirmek için Washington ve Brüksel'le işbirliği yapıyorlar. Kıbrıs bu plan içinde ilk dilimdir. Kürdistan, Ermenistan ve Patrikhane sorunları Kıbrıs'ın devamı olarak gündemdedir.
Kıbrıs'ta Annan Planı ile ilk ''sivil ve turuncu darbe'' ABD ve AB tarafından yapıldı ve başarıldı. Türkiye'de malum çevreler buna yardım ettiler.
Sayın Denktaş, sizin bildirgenize şöyle bir cümle eklemek gerekir: ''Kıbrıs (ve Türkiye) meselesinin aleyhimize gelişmemesi için ülkede ABD ve AB'nin biçtiği elbiseyi reddeden bir yönetimin işbaşına gelmesi gerekir.'' Yani, AB ve ABD'nin Türkiye'de (ve Kıbrıs'ta) yürütmekte olduğu sivil darbenin önünün kesilmesi zorunludur.
2 Haziran 2005'te Kanal Türk'te 2 saat süren sohbetimizde Annan'ın Şubat 2004'te New York'ta size söylediği şok cümleyi tekrar ettiniz; ''Sayın Denktaş, sizinle planı tartışmamıza gerek yok, Annan Planı Ankara tarafından çoktan kabul edildi'' dediğini, canlı yayında söylediniz.
Yani bildirgenizde haklı olarak yakındığınız sonuçlar, ''bizimkiler ve onlar tarafından'' ta baştan beri birlikte yürütülmekteydi.
Bir şeyde çok haklısınız, ''bildirgenizin adresi Türk halkıdır'' , sorunu ancak onlar çözebilir. Diğerlerinin zaten, çözmeye niyetleri yok ki... Onlar sorunlara Washington ve Brüksel gözlüğü ile bakıyorlar...