Siyaset20 Temmuz 2006 00:00

KIYAMET ALAMETLERİ - Hüseyin MÜMTAZ

Kretschmer; kendileri AB’nin Ankara Komiseridir, buyuruyorlar ki; “Türk hükümeti, milliyetçilerin AB karşıtı propagandalarının üstesinden gelsin”..          Lagendijk; bu zâtı muhterem de Avrupa Parlamentosu Türkiye Karma Komisyonu Başkanıdır, o da buyuruyor ki;  "Türkiye’nin daha çok bölgesel özerkliğe ihtiyacı bulunmaktadır’’.          Olli Rehn ise AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi olup, büyük bir başarıyla ‘’Türk dostu’’ görüntüsü verdiği için necip basınımız tarafından, Atatürk’e Mustafa adını veren hocasından mülhem kendilerine ‘’Mustafaoli’’ ismi uygun görülmüştür; “Türk yetkilileri, 301. maddeyi ifade özgürlüğünü garanti altına alacak şekilde değiştirmeye çağırıyorum” diyor....          ‘’Türk’’ yetkililerden ‘’tık’’ yok.sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectsarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cena

KIYAMET ALAMETLERİ

Hüseyin MÜMTAZ

 

         Kretschmer; kendileri AB’nin Ankara Komiseridir, buyuruyorlar ki; “Türk hükümeti, milliyetçilerin AB karşıtı propagandalarının üstesinden gelsin”..

         Lagendijk; bu zâtı muhterem de Avrupa Parlamentosu Türkiye Karma Komisyonu Başkanıdır, o da buyuruyor ki;  "Türkiye’nin daha çok bölgesel özerkliğe ihtiyacı bulunmaktadır’’.

         Olli Rehn ise AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi olup, büyük bir başarıyla ‘’Türk dostu’’ görüntüsü verdiği için necip basınımız tarafından, Atatürk’e Mustafa adını veren hocasından mülhem kendilerine ‘’Mustafaoli’’ ismi uygun görülmüştür; “Türk yetkilileri, 301. maddeyi ifade özgürlüğünü garanti altına alacak şekilde değiştirmeye çağırıyorum” diyor....

         ‘’Türk’’ yetkililerden ‘’tık’’ yok.                        

         Nedense ‘’Türk olmayan yetkililerden’’ de tık yok.

         ‘’Türkiyeli’’ yetkililer ise konuyu zaten hiç duymamışlar..

         İş gene dönüp dolaşıp ‘’yetkisiz Türklere’’ düşüyor.. Onlar sağda solda itiraz makamında seslerini yükseltiyorlar.

         Yukarıdaki üç laftan herhangi biri sokakta kavga ederken söylenmeyecek sözlerdir..

         Ve bu kadar lâfa rağmen hâlâ ‘’onurlu bir ‘’AB üyeliğinin, Türkiye’nin lehine olduğunu savunan;

a)     Aklı evveller;

b)     Bunu yansıtan-kamuoyu oluşturan basın organları,

c)     Yorum yapıp ahkâm kesen yazar çizer takımı vardır.

d)     Koca koca, anlı şanlı ilim adamları vardır.

e)     Siyasetçileri vardır.

f)       Anayasa ile müesses Türk devletinin ülkesi ve millleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması ve kollanması kendilerine tevdi edilmiş ‘’Cumhuriyete âşık’’ dinamik evlâtları vardır..

         Vardır oğlu vardır..

         Milletin de üzerinde tonla ölü toprağı vardır..

         Başbakanımız; ‘’TCY’den 301 kalksın’’ diyen Olli Rehn’i iyi tanır.

         Bir başka vesileyle; Rehn’in “Kıbrıs konusunda harekete geçmeyi reddetmesi nedeniyle Türkiye ile üyelik müzakerelerinin tamamen askıya alınabileceği”ni söylemesi üzerine onu şöyle tarif etmişti:    

“Ben Rehn’den bunu dinlemedikçe değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Rehn, köşeli bir insan değildir, olgundur. Bu konularda hassasiyetleri çözüme yöneliktir”.

         İyi ki de köşesizmiş.. Köşeli olsa kimbilir daha neler söyleyecekt?

         Sahi köşesiz, nasıl olunuyor?

         Ne diyor Rehn?

‘’Gazeteci-yazar’’ Hrant Dink’e Türklüğe hakaret nedeni ile verilen cezanın Yargıtay Ceza Kurulu’nca onanmasını eleştiriyor ve “Türkiye’de ifade özgürlüğünü kısıtlayan bu karar beni hayal kırıklığına uğrattı” diyor.

Rehn, Yargıtay Ceza Kurulu’nun bu davadaki 301. madde yorumunun benzer davalar için örnek teşkil edecek olmasının kaygı verici olduğuna işaret ederek “Türk yetkilileri, 301. maddeyi ifade özgürlüğünü garanti altına alacak şekilde değiştirmeye çağırıyorum” diye konuşuyor.

İfade özgürlüğünün Kopenhag siyasi kriterlerinin temel unsuru olduğunu hatırlatıyor ve Türkiye’deki durumun gelişmeler ışığında değerlendirileceğini ve sonbahardaki ilerleme raporuna yansıtılacağı uyarısında bulunuyor.

Hırant bahse konu davada ‘’damarlardaki kirli Türk kanının boşaltılıp, yerine asil Ermeni kanının doldurulması’’ ndan söz etmişti.

Bu; ‘’ifade özgürlüğü’’ imiş..

Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yerleşmiş milyonlarca Türk var.. Bazıları gazetecilik de yapıyor..

Şimdi her biri yaşadığı AB üyesi ülkede yarın....

Zehirli Alman kanı, zehirli Fransız kanı, zehirli İngiliz, zehirli İtalyan, zehirli Belçika, Hollanda kanı ile başlayan yazılar yazsınlar..

Bakın başlarına neler geliyor..

Yazsın bakayım AB üyesi Yunanistan’daki batı Trakyalı Türk gazeteciler  ‘’Zehirli Yunan kanını damarlarınızdan boşaltıp, yerine asil Türk kanı doldurun’’ diye..

‘’Çağdaş medeniyetin beşiği, dünyaya yön veren feylesoflar ülkesi Yunanistan’da’’ bunu yazanı kazığa oturtmazlarsa para yok..

Ne diyor  fevkalâde ‘’köşeli’’ Rehn?

‘’TCY madde 301 kalksın..’’

         Peki TÜRK CEZA YASASI’nın 301’inci MADDESİ ne diyor?

         ‘’1.  Türklüğü, Türkiye Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

2. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır’’. 

         Helâl olsun..

         Bu kimin ağırına gider?

         Türklük kime, neden bu kadar batar?

         Türklüğü;

Türkiye Cumhuriyetini;

Türkiye Büyük Millet Meclisini;

Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini,

Devletin yargı organlarını,

Askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamak neden serbest olsun, neden suç olmasın?

Bırakın alenîsini; gizli kapaklı, kapalı kapılar ardında, tanıksız-tutanaksız aşağılamak neden suç olmasın?

         Hangi başka AB ülkesinde bütün bunları ifade özgürlüğü kapsamında serbestçe yapabilirsiniz?

         Aslında AB’liler ve AB’ciler yasanın ilk fırkasındaki ilk kelimeye, yâni ‘’Türklüğe’’ takmış gibiler..

         Onu kaldırttırabilseler itirazları inanın hemen son bulacak.

         Fakat biz boşuna kürek çekiyoruz.

Gaziantep'te şehit oğlunun cenaze töreninde Başbakan’a hakaret ettiği iddiasıyla yargılanan Ahmet Kömür, 11 ay, 25 gün hapisle cezalandırılmış.

Bütün bunlar kıyamet alametleri değil mi?

Daha nasıl olacak kıyamet?

         Neyin mücadelesini yapıyoruz?

         Neyi bekliyoruz?

         ‘’Gökten ecdâdın inerek o pâk alnı öpmesini mi?’’

Çook beklersiniz..

Bir kere ne alın, ne o temiz alın, ne de kulağın arkası kaldı?

Dua edin de inmesin gökten o ecdâd..

İnerse kaçacak delik arayacaksınız..

Bütün bunlara kıyamet değil diyorsanız eğer....

Asıl kıyamet, zaten o inerse kopacak..                                  20 Temmuz 2006

 

“57’iNCİ ALAY ÇANAKKALE’DE, TRABLUSGARP’TA, FİLİSTİN’DE, SAKARYA’DA

57’inci ALAY KARABAĞ’DA, KARASU’DA, KERKÜK’TE, KIBRIS’TA

57’İNCİ ALAY HERYERDE

HEPİMİZ 57’İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ”