Dış Politika19 Temmuz 2006 00:00

Düşmandan izin alınarak düşmanla mücadele edilmez! - Arslan BULUT

İsrail'in, bir askerini kaçırdığı için Filistin'i; iki askerini kaçırdığı için de Lübnan'ı bombalaması örneği, Türkiye açısından model değildir. Çünkü, Türkiye'nin karşısında Filistin ve Lübnan değil, terör örgütünü destekleyen ABD vardır! Türkiye elbette kendi kararı ile terörü kaynağında kurutmalıdır. Fakat bu operasyon, ABD ve Irak'ı uyarmakla mümkün olamaz. Aylar önce sınıra asker yığılmış, örgüt herhalde tedbirini almıştır. Şimdi de devletin zirvesinde konuşulanlar, karşı tarafa duyurulduğu için operasyon yapılsa bile etkisiz kalacaktır. Çünkü terör örgütü kamplarını boşaltacaktır. Operasyon yapılacaksa, bu bütün dünyaya ilan edilmeden yapılır. İsrail'in örnek alınacak tek tutumu budur! cialis forum cialis prodaja cialis bez recepta

Önce soruyu doğru cevaplandıralım! Terörün kaynağı neresidir? Halkı birbirine kırdırılan Irak olmadığı belli! Terör örgütü Irak'a üslendiğine; Irak'ta ise ABD, İngiltere ve İsrail hakim olduğuna göre, terörün kaynağı bu üç ülkedir!

Diğer taraftan terör örgütü, son bir yıldır Kuzey Irak'ta bir NATO silahı olan C-4 gibi patlayıcılar ediniyor ve bunları uzaktan kumanda ile patlatabiliyor. Mayınları da aynı yöntemle kullanıyor.
Örgüt, Türk Silahlı Kuvvetleri, terörle mücadelede büyük tecrübe kazandığı için çatışmaya girmeden kayıp verdirmeye çalışıyor. Bu yöntemi,  uzmanlarından öğrendiklerine şüphe yok!
Dolayısıyla, kırda veya şehirdeki mücadelede yeni yöntemler gerekiyor.

***

Bütün bunlardan öteye, asıl yapılması gereken iş, 11 Eylül'den sonra El Kaide ile mücadele bahanesiyle Afganistan ve Irak'ı işgal eden ABD'nin, İngiltere ve İsrail ile birlikte terör örgütlerini desteklediğini bütün dünyaya ispat etmektir.
Bunu, resmi olarak yapmayabilirsiniz.
Hatta Türkiye'nin bir faaliyeti olarak da göstermeyebilirsiniz.
Fakat sonuçta, terör örgütlerini kimin beslediğini dünya kamuoyuna mal ederseniz, Türkiye'ye, Türk ve İslam dünyasına, Avrasya'ya yönelik büyük saldırıyı da en azından belirli bir süre durdurursunuz.

***

Düşmandan izin alınarak düşmanla mücadele edilmez? Bu tür girişimlerle Türk halkını değil,  ancak kendinizi kandırırsınız!
Ne hazindir ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile yaşıt olan Cumhuriyet gazetesinin dünkü manşeti, "ABD'den izin yok" şeklindedir. ABD Büyükelçisi Wilson da "Türkiye'nin Irak'ın kuzeyinde tek taraflı hareket etmemesi" için uyarı üzerine uyarıda bulunuyor! Gazeteye sitem etmiyorum, durumun fotoğrafı budur!

***

Öteyandan, Türkiye'nin Yüksek Askeri Şura kararlarının uygulanacağı 30 Ağustos'tan önce bir operasyon yapmasının zor olduğu da bütün basının dilinde! Genelkurmay Başkanlığı makamı için ülkede fırtınalar kopuyor! Böyle bir durumda, Türk Milleti'nin teminatı olan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin mevcut komutanları, bu kargaşaya son verecek bir yetkinliği gösterebilmelidir.
Türk Silahlı Kuvvetleri, Türk Milleti'ne tarih boyunca yönelmiş en sinsi ve en tehlikeli saldırı ile karşı karşıyadır ama bunun da üstesinden gelebilecek birikime, kadroya ve millet desteğine sahiptir.  
Kurmaylık asıl bu zamanda belli olur!