Dünya19 Temmuz 2006 00:00

Küreselleşme ve ‘III. Dünya Savaşı - Ergin Yıldızoğlu

Cumhuriyetçi Parti''nin etkili isimlerinden Gingrich , NBC''ye ''''III. dünya savaşının ilk günlerindeyiz'''' demiş. Kaçıncı dünya savaşının başındayız bilemem (Eski CIA başkanlarından Woolsey de IV. dünya savaşının başındayız diyordu), ama küreselleşme sürecine ilişkin bir ''''büyük çözülmenin'''' başında olduğumuz kesin.                                                   Üç küreselleşme ve çözülme          Roma imparatorluğu, İngiltere imparatorluğu ve ABD hegemonyası dönemindeki üç büyük küreselleşme sürecine, ''''üretim tarzları'''' ve üretici güçlerin gelişme düzeyleri arasındaki farklardan soyutlayarak bakarsak (örneğin, Branko Milanowich ''in Dünya Bankası, 1999) ''''Büyük çözülme'''' tezimizle ilgili dört saptama yapabiliriz: coupons for cialis 2016 blog.nvcoin.com prescription drug cardscialis walgreen coupon site cialis coupon

(1) Küreselleşme ancak ulaşımın, piyasaların, ekonomik etkinliğin güvenliğini sağlayabilen, yeni alanları kullanıma açabilen bir hegemonyacı gücün önderliğinde gerçekleşebiliyor. (2) Teknolojik gelişme önemli ama, tek basına yeterli değildir. (3) Küreselleşme yerel, etnik aidiyet ve savunma eğilimlerini güçlendiriyor. (4) Küreselleşme, Roma imparatorluğuna ilişkin anekdot verilerin, İngiltere imparatorluğuna ilişkin ''''Gini katsayısı'''' hesaplamalarının gösterdiği gibi gelir dağılımını bozuyor; toplumsal çelişkileri derinleştiriyor.

Geçmişte, hegemonyacının zayıflaması, yerel, etnik savunma reflekslerinin güçlenmesi, gelir dağılımındaki bozulmayla birleşerek, küreselleşmeyi bir krize iterek sonunu getirmiş. Salt geçen haftalardaki gazeteleri izleyerek bile, bugün de benzer bir süreç yaşandığına ilişkin bolca veri toplanabilir.

Kriz, kriz ve kriz
Her yerde ''''kriz'''' var! Mayıs başından bu yana mali piyasalar çalkalanıyor; bir ''''mali kriz'''' (dolar, borsa çöküşü, heç fon iflası vb. liste uzun) beklentisi var. Sonra ''''enerji krizi'''' : Petrol fiyatları bir yılda yüzde 100 arttı, 65-70 dolar aralığına oturdu. Sonra, İsrail''in Lübnan saldırısı fiyatı bir haftada 5 dolar yükselterek 78 doların üzerine çekti. Bloomberg''in Tahran muhabiri, böyle giderse fiyat beklenenden çok önce 80-90 dolar düzeyine çıkar diyordu (15/07). ABD ekonomisi de yavaşlıyor. Çin, ekonomisini soğutmaya hazırlanıyor. Dolayısıyla dünya ekonomisinin iki motoru yavaşlarken fiyatların artmaya devam etmesi halinde ideal bir stagflasyon senaryosu, hatta daha derin ''''bir şey'''' (!) söz konusu.

İran''la ''''nükleer enerji krizi'''' , Kuzey Kore''yle ''''füze krizi'''' , Ortadoğu''da Irak, Gazze, Lübnan ''''krizleri'''' var. Küresel ısınmaya bağlı ekolojik ''''kriz'''' de cabası. Dünya Ticaret Örgütü''nün ''''krizini'''' de unutmayalım.. The Guardian''dan Martin Jacques ''e göre bu bile kendi başına küreselleşmenin sonuna işaret ediyor. DTÖ krizine, Latin Amerika''da, Avrupa''da hatta ABD''de yükselmekte olan ekonomik ulusalcılık refleksini de ekleyebiliriz.

ABD ve Çin başta olmak üzere, küreselleşmeden en çok etkilenen bölgelerde, son on yılda Gini katsayısındaki artışlar, gelir dağılımının hızla bozulmakta olduğunu gösterirken (Roach, Global Economic Forum) ekonomistler, bu bozulmanın ABD''de içe dönme eğilimini güçlendirdiğini vurguluyorlar (Mistral, Financial Times, 17/07). Tam bu sırada, Bush yönetiminin başkanın yetkilerini arttıran, vatandaşlık haklarını kısıtlayan, özel yaşam üzerindeki denetimi arttıran uygulamaları (Washington Post 17/07), ABD''de demokrasinin de ''''krize'''' girdiğini gösteriyor. Küresel ekonomi ve siyasi ilişkilerde hızlı bir ''''çözülme'''' yaşadığımız kesin.

Hegemonyacı iktidarsız
Dünya ekonomisinin tarihi üzerine çalışmaların gösterdiği, imparatorluk politikalarını savunan tarihçilerin ( Niall Ferguson ) sürekli anımsatmaktan zevk duydukları gibi, kapitalist sistemin istikrarını, ancak (piyasanın gizli eli değil), bir hegemonyacı gücün ''''demir yumruğu'''' sağlayabiliyor.

III. küreselleşme dalgasına önderlik eden hegemonyacı güç ABD, artık bırakın dünyada, Afganistan ve Irak gibi iki zavallı ülkede bile düzeni sağlayamıyor. Askeri gücüne dayanmaya kalktıkça, zaafları daha çok sergileniyor. Rusya, G-8 toplantısının gösterdiği gibi, dünya jeopolitiğinde Batı karşısında güvenle ağırlığını koymaya başlıyor. Çin, artık Afrika''da, Latin Amerika''da kendi ekonomik etki alanını yaratmaya başlayan bir büyük güç. İran gibi bir ülke bölgesel hegemonyaya hevesleniyor. Kuzey Kore korkmadan füze denemesi yapıyor. Bu koşullarda, Washington Post''a göre Bush hükümeti, her yerde patlak veren krizlere müdahale etmek bir yana, sorunların altında eziliyor (06/07).

Tevekkeli değil, Dick Chaney , bu yıl yatırım portföyünü bir ekonomik çöküş (çözülme) olasılığına uygun bir biçimde yeniden düzenlemiş (Counterpunch, 05/07).