Ortadoğu18 Temmuz 2006 00:00

TÜRKİYE İSRAİL’İN YANINDA SAVAŞA GİRER Mİ? - Hüseyin MÜMTAZ

Aslıda yukarıdaki sorunun iki aşamalı olması gerek..a) Türkiye savaşa girer mi? b) Türkiye İsrail’in yanında savaşa girer mi?          Erdoğan’la hiç bir düşüncemiz uyuşmuyor.          Sadece benim değil, son seçim sonuçlarına göre kayıtlı seçmen sayısının yüzde 75’ininki de uyuşmuyor.          Yâni Erdoğan’ın Gülbetin Hikmetyar, Mohammed Asmawey-Hasan Huyavyi, Yasin el Kadı ve Halid Meşal adlı ve hepsi de uluslararası kayıtlara geçmiş ‘’beynelmilel’’ teröristlerle ahbaplığından (Cumhuriyet. 15 Temmuz 2006) hoşlanmıyorum..

TÜRKİYE İSRAİL’İN YANINDA SAVAŞA GİRER Mİ?

Hüseyin MÜMTAZ

         Aslıda yukarıdaki sorunun iki aşamalı olması gerek..a) Türkiye savaşa girer mi? b) Türkiye İsrail’in yanında savaşa girer mi?

         Erdoğan’la hiç bir düşüncemiz uyuşmuyor.

         Sadece benim değil, son seçim sonuçlarına göre kayıtlı seçmen sayısının yüzde 75’ininki de uyuşmuyor.

         Yâni Erdoğan’ın Gülbetin Hikmetyar, Mohammed Asmawey-Hasan Huyavyi, Yasin el Kadı ve Halid Meşal adlı ve hepsi de uluslararası kayıtlara geçmiş ‘’beynelmilel’’ teröristlerle ahbaplığından (Cumhuriyet. 15 Temmuz 2006) hoşlanmıyorum..

         ‘’Ben kefilim’’ diyor, Amerika’nın Ankara Büyükelçisi Wilson ‘’BM kararı tüm ülkeleri bağlar’’ diyor. (Radikal. 15 Temmuz 2006)

         Peki Amerika terörist değil mi? İsrail değil mi? BM kararlarını manipüle edecek güce sahip olduklarına göre ne yazık ki değil..

         Demek ki terör, terörist yahut kahraman olmak bıçağın ucunda ve olaya nereden baktığına bağlı..

         Erdoğan ile derin fikir ayrılığına düştüğümüz nokta işte tam da bu bakış açısından kaynaklanıyor.

         Erdoğan, Artvin'de Hükümet Konağı önünde düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada “Soruyorum İsrail'in derdi nedir? Filistin'i tamamen işgal etmek mi? Bunu görmek, bunu bilmek isteriz. Eğer buysa o zaman muhakkak karşılığını da tüm insanlık göstermektedir ve gösterecektir. İsrail'in evlatları ne kadar kıymetliyse Filistin'in evlatları da o kadar kıymetlidir. diyor.

         Peki Filistin’in evlâtları kıymetli de Türk evlâtları, Türkmen evlâtları kıymetli değil mi?

         ‘’Arabulucu’’ Erdoğan Artvin’den, Rusya’da toplantı halinde bulunan G-8 ülkelerine de sesleniyor; ‘’Şu anda G8 ülkeleri toplantı halindeler. Buradan sesleniyorum. G8 ülkelerine sesleniyorum. Lütfen G8 ülkeleri ortak karar almalı, BM Güvenlik Konseyi ateşkesi ilan etmeli ve bunu başarmalıdır” diyor.

         G-8 ülkeleri ortak karar alıp, ‘’İsrail’in meşru müdafaa hakkını teslim ediyorlar’’.

         Artvin’de devam ediyor Erdoğan; ‘’Türkiye’nin Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi (GOKAP) içinde yer almasının temel nedeni Ortadoğu ve Afrika’ya barışın getirilmesi.Ama gelişmeler onu göstermiyor. Öyleyse bize düşen bu durumu gözden geçirmektir, geçireceğiz.’’

         İsterseniz işte bu noktada ‘’İsrail’in evlâtları, Filistin evlâtları, Türkmen-Türk evlâtları’’ sarmalına dönelim..

         Karabağ’da, Kerkük’de Türk evlâtları öldürülürken GOP Eşbaşkanlığını gözden geçirmeyen Türkiye; Filistin evlâtları söz konusu olunca sert çıkıyor..

         GOP’un aslında ‘’Bi-Ou-Key’’ olduğu baştan itibaren belliydi.. Büyük Ortadoğu Kuşatması.. Kimseye anlatamadık..

1.PKK’nın üst düzey yetkililerinden Murat Karayılan’ın, Haziran ayı sonlarında, İran topçu birliklerinin Kuzey Irak’taki bombardımanı sırasında yaralandığı bildiriliyor. İlk tedavileri Kuzey Irak’taki bir kasabada yapılan Karayılan ve 3 PKK militanı, daha sonra başkent Bağdat’ın El Ulviye semtindeki El Necd adlı özel hastaneye götürülüyor. “Cemal” kod adıyla bilinen Karayılan’ın, tedavisinin ardından Süleymaniye kentine gönderildiği belirtiliyor. Yâni Amerika’nın ‘’gözetiminde’’..

Kimse ses çıkarmıyor..

2. PKK Irak'ın başkenti Bağdat'ta irtibat bürosu açıyor. Kentin en işlek semtlerden biri olan Veziriye'de açılan büroya "Öcalan Kültür Merkezi" adı veriliyor. PKK'nın büroyu siyasi propaganda, teröristlerin yurt dışına çıkış ve Bağdat'ta tedavi gören militanların takibi için kullanacağı öğreniliyor. Veziriye semtinde açılan PKK bürosu, Türkiye Büyükelçiliği'ne de 500 metre mesafede bulunuyor.

Bu da Amerika’nın ‘’gözetiminde’’..

         Kimse ses çıkarmıyor.

         3. Talabani; ‘’Sınırımız ihlâl edildi, Irak devleti Saddam zamanındaki anlaşmaları kabul etmiyor diyor’’.

         Kimse ses çıkarmıyor.

         4. Tuzhurmatu’da 25 Türkmen canlı bomba saldırısı sonunda öldürülüyor.

         5. Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Dr. Saadettin Ergeç´e Kerkük´te suikast girişiminde bulunuluyor Dr. Ergeç, bürosundan çıkarak korumaları ile birlikte Bağdat Yolu Caddesi üzerinde yürürken bomba yüklü bir otomobil infilak ediyor.Korumalarının arasında bulunan ITC Başkanı Dr. Ergeç yara almadan kurtuluyor. Olayda 3 koruma görevlisi yaralanıyor.

         Kimsenin sesi çıkmıyor..

         Kuzey Irak’taki Kürt Devletinin ordusu peşmergeleri Yahudiler eğitiyor, tık yok.

         Kuzey Irak’ta; Habur’dan giren yahut Türkiye’nin açtığı hava sahasını kullanarak bölgedeki havalanlarına inen yolcuları yahudi ajanlar-güvenlik görevlileri kontrol ediyor çıt yok.

         Kuzey Irak’ta yol güvenliği yahudilerden soruluyor, yine tık yok..

         Çünkü orada zarar görenler Türkmenler...

         Ama Yahudiler Filistin’e saldırınca ‘’Soruyorum, İsrail’in derdi nedir?’’

         Farkları, birincilerin Türkmen, ikincilerin Filistinli olması mı?

         Aslında fark da yok.. Irkî değil de dini analizi tercih etseniz bile Filistinliler Müslüman da, Türkmenler değil mi?

         Baştan beri, ilk teskerenin öncesinden beri söylüyoruz.. Türkiye kendi milli hedef ve menfaatleri için Amerika’yı beklemeden Irak’a girmeliydi.

         Girip, ‘’durum üstünlüğü’’nü sağladıktan sonra da Amerika’yı bekleyebilir, Saddam’la, Barzani yahut Talabani ile, veya İsrail ile masaya oturabilirdi.

         Ama Bush’tan sonra, onun yanında yamacında girmemeliydi.

         Şimdi yeni bir oyun sahneleniyor.

         Tezgâha dikkat..

         Son 17 günde 18 şehit, son iki günde 13 şehit verdik..,

         Tuzhurmatu’da Türkmenler 25 şehit verdi.

         Irak Türkmen Cephesi Başkanı’na suikast düzenlendi..

Erdoğan sertleşti. Terör Zirvesi, arkadan Bakanlar Kurulu toplandı.

         Türkiye’ye ‘’gel gel’’ yapılıyor..

         Türkiye’nin tam da şu an;

         PKK’ya karşı sınırımı ileriden koruyacağım; yahut Türkmenlere saldırılıyor diye Irak’a girmeye kalkması sadece İsrail’in işine yarar.

         Türkiye oyuna gelmemeli, tezgâha, tuzağa düşmemelidir.

         Türkiye’nin bölgeden ayrıldığı 1918’den beri şartlar çok değişmiştir. Artık oyun, başkasının kurallarına göre oynanmaktadır.

         Türkiye Filistin-İsrail meselesine, Arap-Yahudi anlaşmazlığına burnunu sokmamalıdır. Bulaşmamalıdır.

         Türkiye’nin hangi anlaşmazlığında;

         Karabağ’da mı; Kerkük’te mi, Kıbrıs’ta mı nerede Araplar yanında olmuştur?

         Suudi Arabistan, Kuveyt, Mısır, Ürdün.. Hangisi?

         Türkiye bölgedeki Türklerin; Karabağ-Kerkük-Kıbrıs’ta Türklerin hakkını korumalı, sadece o zaman dişini göstermelidir.

         Türkiye sadece kendine,

Sadece Türklere güvenmelidir.                          17 Temmuz 2006

 

“57’iNCİ ALAY ÇANAKKALE’DE, TRABLUSGARP’TA, FİLİSTİN’DE, SAKARYA’DA

57’inci ALAY KARABAĞ’DA, KARASU’DA, KERKÜK’TE, KIBRIS’TA

57’İNCİ ALAY HERYERDE

HEPİMİZ 57’İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ”