AB13 Temmuz 2006 00:00

Faşist AB'nin faşist sözcüleri niçin ağlıyor? - Arslan BULUT

"Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı" ne demekse, işte bu sıfatı taşıyan Hansjörg Kretschmer, "Türk hükümeti, milliyetçilerin AB karşıtı propagandalarının üstesinden gelmelidir" dedi!  Kretschmer, Türk halkının AB desteğinin oranının düşmesini ''ciddi ve hayal kırıklığı yaratan'' bir unsur olarak gördüğünü belirtti. Propagandanın üstesinden nasıl gelinir? Diktatörlükle mi? "Milliyetçiler" derken kimleri kastediyor, kimlerden rahatsız Kretschmer? Hangi milliyetçiler, Türk halkının AB'ye desteğini düşürebilmiştir? Bunun üzerinde "milliyetçiyim" diyen herkesi biraz düşünmeye davet ediyorum! arcoxia 90 mg wikipedia speeddatingmixers.co.uk arcoxia cena

Yeniçağ'ın birinci sayfasında iki gündür gördüğünüz "Faşist AB" nitelendirmeleri haksız değildir. Hitler bıyığı sadece Kretschmer'e değil, AB yetkilileri ile birlikte Yeniçağ muhabirini basın toplantısına almayan "Soros beslemeleri"ne de yakışır doğrusu!
Hani milliyetçiler çok etkisizdi. Hani millet, milliyetçileri sevmiyordu? Peki millet niçin milliyetçilere inanıyor da size inanmıyor?

***

Kutlu Merih'in işaret ettiği gibi, Nice Antlaşması'nın 191'inci maddesi AB'ye kendisini destekleyen partilere finansal yardım yapmak, desteklemeyenlerin finansmanını engellemek ve faaliyetini yasaklamak yetkisi vermektedir.
"Avrupa Partileri" için Birlik tarafından "tanınma" şartı getirilmekte ve bu şekilde muhalefet bir anlamda yasadışı pozisyonuna sokulmaktadır.
Avrupa Adalet Divanı yetkililerine göre  "Avrupa Birliğini herhangi bir şekilde eleştirmek" kutsal değerlere karşı gelerek günah işlemekle aynı anlamdadır ve bu günahı işleyenler kısıtlanabilir!
Yani, totaliter bir diktatörlük!
"Faşist AB" derken dayanaksız değiliz!

***

Bir de, son zamanlarda yabancıların Türkiye üzerindeki siyasi projeleri çerçevesinde toprak satın aldığına dair bilgiler artık saklanamaz boyutlara gelince, AB destekçileri karşı kampanya açtı ve toprak satışını savunmaya başladı. Türklerin Almanya ve İngiltere'de konut sahibi olabilmesini dillerine dolayıp, yabancıların da Türkiye'de toprak satın almasında hiçbir sakınca olmadığını iddia ediyorlar!
Namuslu gazetecilik yapmıyorlar! Türkiye'de yabancılar, stratejik bölgelerde tarım arazilerini satın alıyor! Buna hiç değinmiyorlar!
İtirazları "Batı düşmanlığı" olarak gösterip, kendi vatandaşlarını Avrupa'ya şikayet ediyorlar!
Üstelik, "Daha da tehlikelisi, bu konuda birbiriyle kanlı bıçaklı çevreler arasında bile 'görünmez bir ittifak' oluştu" diye ağlıyorlar!
"Utanmasalar gidip cuma namazı çıkışlarında gösteri yapacaklar, 'Din elden gidiyor' diye slogan atacaklar" ifadesiyle laik ve Atatürkçü çevreleri suçluyorlar!
İşte zavallılıkları bu mantıkta kendini gösteriyor! "Türk toplumunu ayrıştırmak" durumuna düşüyorlar!

***

"Birbiriyle kanlı bıçaklı çevreler"in, Türkiye için görünmez bir ittifak içine girmesinden, bir Türk vatandaşı niçin şikayet eder? Bundan ancak yabancı istihbarat servisleri rahatsız olur!  
İkincisi, kimse Batı düşmanı filan değil! Türkiye'ye karşı düşmanca hareket eden kim olursa olsun cevabını almaktadır, hepsi bu!
Ayrıca laik ve Atatürkçü kişilerin bir Cuma namazı çıkışında, "Din elden gidiyor" diye slogan atmasının tam zamanıdır bana göre! Ne çabuk unuttunuz "İslami Kalvenist" tanımlamanızı?
Kuran İncilleştirilirken, İslam dini Vatikan güdümüne alınırken, elbette laikliğin gerekli olduğunu savunan samimi Atatürkçüler buna izin vermeyecektir! Ne zannettiniz? Yoksa siz Atatürkçülere dinsiz mi demek istiyorsunuz?
Evet İran'da komünistler Humeyni'yi desteklemiş ve sonra bunun cezasını çekmişti. Ancak Türkiye'de bir Humeyni yok. Ölümü gösterip, Türkiye'yi AB sıtmasına razı edemezsiniz!
Boşuna çırpınmayın! Gerçekler karşısında hiçbir şansınız yok!