'Askeri Darbeden Sivil Darbeye'...- EROL MANİSALI
Baltalimanı Anlaşması 1838'de İngiltere ve diğer büyük Avrupa devletlerine bu anlaşma ile verilen imtiyazlara bakalım: -1838 Anlaşması uyarınca Osmanlı devleti içinde var olan iç gümrük vergileri yabancı tüccarlar için yüzde 3'e indirildi. Yerli tüccarlar yüzde 8'de kaldı. Yabancı uyruklulara ayrıcalık tanındı. - Baltalimanı Anlaşması'na taraf olan Avrupalı ülkelerin vatandaşları emlak vergisi dışında bütün vergilerden muaf tutuldular. Ayrıca Hicaz hariç, mülk edinmeleri tamamen serbest hale geldi. -Avrupa'dan gelecek mallara uygulanan vergi yüzde 5'e düşürüldü. Oysa aynı dönemde Avrupa ülkeleri yüzde 15-25 arası ithalat vergisi uyguluyorlardı. Osmanlı devleti etrafındaki iktisadi sınırlar ortadan kaldırılıp iç ticaret de yabancılara teslim edilince ekonomi "çöküşe geçti". Ve gümrük birliği... İçimizdeki oligarşinin Brüksel ve Washington'Ia birlikte 6 Mart 1995'te "özellikle imzaladığı" Gümrük Birliği Belgesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin zaman içinde tasfiye edilmesinin en önemli köşe taşı olarak düşünüldü.symbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenaabilify link abilifyoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Devletler mal ve hizmet hareketlerini kendi toplumlarının refahını kollayacak ve yükseltecek biçimde denetimleri altında tutarlar. Vergiler ve vergi dışı araçlar bu politikalarda kullandıkları esas öğelerdir.
İç ve dış güvenlik, hukuk düzeni, sosyal ve kültürel düzen "iktisadi sınırların denetimine bağlıdır". Bir ülkenin uygar anlamda bir devlet olabilmesi;
- bu egemenliği elinde tutup tutmamasına;
- eğer bu egemenliği elinde başka devletle paylaşıyorsa "yetki ve yükümlülüğün " birlikte yürütülmesine bağlıdır.
ABD'de eyaletler arasında önemli farklılıklar vardır. Trafik cezalarından Ölüm cezalarına ve kürtaj özgürlüğüne kadar bu farkları ve çeşitliliği görürüz. Ama bir şey var ki bütün eyaletler için hiç değişmez: ABD'nin tek bir dış ticaret rejimi uygulaması vardır. O da ABD kurumlarının egemenliği altındadır. Çünkü bu, devlet olmanın en önemli koşuludur.İktisadi sınırlarına egemen olmayan bir ülke, çağdaş anlamda bir devlet değildir. İktisadi sınırları yoksa siyasi, askeri ve kültürel sınırları da olamaz.
Baltalimanı Anlaşması
1838'de İngiltere ve diğer büyük Avrupa devletlerine bu anlaşma ile verilen imtiyazlara bakalım:
-1838 Anlaşması uyarınca Osmanlı devleti içinde var olan iç gümrük vergileri yabancı tüccarlar için yüzde 3'e indirildi. Yerli tüccarlar yüzde 8'de kaldı. Yabancı uyruklulara ayrıcalık tanındı.
- Baltalimanı Anlaşması'na taraf olan Avrupalı ülkelerin vatandaşları emlak vergisi dışında bütün vergilerden muaf tutuldular. Ayrıca Hicaz hariç, mülk edinmeleri tamamen serbest hale geldi.
-Avrupa'dan gelecek mallara uygulanan vergi yüzde 5'e düşürüldü. Oysa aynı dönemde Avrupa ülkeleri yüzde 15-25 arası ithalat vergisi uyguluyorlardı.
Osmanlı devleti etrafındaki iktisadi sınırlar ortadan kaldırılıp iç ticaret de yabancılara teslim edilince ekonomi "çöküşe geçti".
Ve gümrük birliği...
İçimizdeki oligarşinin Brüksel ve Washington'Ia birlikte 6 Mart 1995'te "özellikle imzaladığı" Gümrük Birliği Belgesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin zaman içinde tasfiye edilmesinin en önemli köşe taşı olarak düşünüldü.
- Bu anlaşma TBMM'den geçmedi; konuşulmadı, tartışılmadı ve saklandı. Oysa 1994'te Devlet Planlama Teşkilatı hazırladığı bir raporda aynen şöyle diyordu: "Türkiye, AB'njn tam üyesi olmadan gümrük birliğine girmemelidir. Bu hem TBMM'nin egemenliğinin tek yanlı devri; hem de Türkiye'nin bütün dünya ekonomileri ile ilişkilerinin AB denetimi altına sokulması anlamını taşır" (*).
- DPTnin, "Gümrük birliği bir ihanettir" anlamına gelen raporu kamuoyundan saklandı. Benim açıklamalarım "sansür edildi".
- Oysa Avrupa Parlamentosu 6 Mart 1995 Anlaşması'nı 13 Aralık 1995'te ayrı ve bağımsız bir anlaşma gibi onaylıyordu. Türkiye'deki kimi siyasiler, bürokratlar ve kimi iş çevreleri yalan söylüyorlardı: "Gümrük birliği, Ankara Anlaşması'nın bir sonucudur; Katma Protokol'ün bir sonucudur" diyorlar ve halkı kandırıyorlardı.
Ankara Anlaşması da Katma Protokol de Türkiye'nin tam üye olarak içeri alınması için imzalanmıştır. Bu hedef gerçekleşmeden Türkiye gümrük birliği yükümlülüğü altına sokulamazdı.
Avrupa üzerinden bağlama
Soğuk Savaş sonrası ABD'nin Türkiye ve bölge için biçtiği yeni elbiseye Türkiye'yi sokmak isteyenler en etkili yolu bulmuşlardı.
- Türkiye'nin iktisadi sınırlarının yönetimi tek yanlı olarak elinden alınıp Brüksel'e bağlanacaktı. Amerika bu operasyonlarda bir numaralı aktör oldu.
- İktisadi sınırları olmayınca askeri, siyasi ve kültürel sınırları zaman içinde hızla erozyona uğrayacaktı. İç piyasa, tarım, bankalar, borsalar yabancı tekellerin ve Batı'nın eline geçince askeri ve siyasi sınırların hiçbir anlamı kalmayacaktı.
-İletişimi, petrol haklarını, enerji sektörünü, eğitimi, medyayı yabancılar işgal edince Cumhuriyet'in üzerinde bir tek bayrak ve belki bir de Atatürk'ün çerçeveli resmi bulundurulacaktı. Bir süre sonra onlarda "üçüncü cumhuriyetçiler" tarafından ortadan kaldırılacaktı.
Türkiye halen sessiz ve sivil bir darbenin içinde sürüklenmektedir: Eğer ilgilenenler varsa onlar için bu satırları yazıyorum.
(*) "Asken Darbeden Sivil Darbeye", Erol Manisalı, Truva Yayınlan, 2006.