Siyaset6 Temmuz 2006 00:00

Satıp Yiyen Değil Yenilerini Açacak Zihniyet

Attila İlhan'ın “tanzimat aydını” ile ne demek istediğini gün geçtikçe daha iyi anlıyorum. Behiç Bey'in tespitlerine katılmamak elde değil, hatta bunu bütün kurumlarımıza, içişleri, dışişleri, maliye, adalet vs. ile genişletmek mümkün. Dananın kuyruğu ise bu noktadan sonra kopuyor. Karşınıza iki yol çıkıyor. “Bizden adam olmaz, bize Batı sopası lazım, Türkiye Türklere bırakılamayacak kadar önemlidir.” mi diyeceksiniz? Sadece paranın, pulun şanın, şöhretin böyle düşünmenize yol açacağına inanmıyorum, aynı zamanda “tanzimat aydını” da olmanız gerekir. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetessitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectsclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilo

Yoksa “Sorun bizim, çözüm de Türk Milleti'nden çıkacaktır.” mı diyeceksiniz? Bunun için de birazcık tarih bilgisiyle Türk Milleti'ne tam inancınız ve sığıntılığı kabul etmeyen bir kişiliğinizin olması gerekir. Aydınlarımız arasında her iki yolda yürüyenler fazlasıyla vardır.

Tarih açısından niceliğin bir önemi yoktur, o kendi yolunda ilerleyecektir ve geçmiş bize kimin kazanacağını göstermiştir. Bizim tek derdimiz ödeyeceğimiz bedelin azlığı veya çokluğu ve bu bedeli bizim mi yoksa çocuklarımızın mı ödeyeceğidir. Niceliğe bağlı olan işte budur. Eğer halkımızın, spor müsabakalarında ufak ufak işaret veren, şehit cenazelerinde iyiden iyiye kendini gösteren ve en son 1919'larda vücut bulan kimliğine uygun aydın sayısı fazla olursa, üzerimize o kadar az gelinir; ödenecek bedel de o oranda az olur.

Evet Mustafa Kemal Atatürk'ün mirasını yedik ve üzerine borçlandık. Ama biz bunu çalışarak, didinerek, üreterek ödemek istiyoruz. Satarak değil yeni Tüpraşlar, yeni Ereğliler, yeni Seydişehir Aluminyumlar açarak. İster Batı'dan, ister Doğu'dan kim bize bu yolda yardım etmek isterse, Millet'imizin ruhuna uygunsa alırız. Tanzimat aydını olsanız bile unutmayın, siz bir çözüm üretmiyorsunuz, çocuklarınıza ve torunlarınıza sorun miras bırakıyorsunuz. Kendinizi değilse bile, bizim de olan o çocukları düşünmeyecek kadar vicdansız olamazsınız.