İslamo-Faşist mi İstersiniz, Yoksa Kapito-Faşist mi? - Erol Manisalı
Amerika, Türkiye politikasında önemli çelişkilerle karşı karşıya bulunuyor. Bunların bazılarını sıralayalım: 1) İslamcı siyasiler 28 Şubat süreci öncesinde Amerikan karşıtı bir çizgideydiler. Necmettin Erbakan (ve Refah) bunun başını çekiyordu. ''''Askerle karşı karşıya getirilerek'''' tasfiye ettirildiler ve ''''askere karşı işbirliğine hazır'''' İslamcı siyasiler öne çıktı. ''''İşbirliği'''' tamamdı. Ancak bunlar İslamcı siyasilerdi. İslamcı siyasetin doğal dokusu ile Batı kapitalizminin emperyalist (ve İslam karşıtı) dokusunu birleştirmek zordur. Bu ancak özel koşullarda olur. S. Arabistan''da olduğu gibi ailevi ve otokratik İslamo-faşist rejimlerle işler yürür. Türkiye ''''açık ve yarı demokratik'''' bir toplumdur. cialis coupons printable link discount prescription drug cardmicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mgdiscount card prescription discount coupon for cialis prescription drugs discount cards
Bu nedenle ''''İslamo-faşist yapı ile sermaye-faşist yapı kaynaştırılamaz.'''' Eşyanın tabiatına aykırıdır. '''' Soros ''ların açık toplumu'''' Amerika''nın arzuladığı bu evliliği engelliyor. İslamcı siyasi doku, tabanında ''''antikapitalist ve tabii anti-Hıristiyandır'''' . Dinlerarası diyalog masalı da onları uyutmaya yetmez. Karşı taraf ''''Müslüman karşıtı'''' ve düşmanı olduğu sürece bu iş yürümez.
2) Tabii ki Amerika''nın öncelikli seçeneği ''''sermaye- faşist bir rejimle'''' işi yürütmektir.
Kendisi ile işbirliği yapan sermaye çevreleri liberal, sağcı, merkezci, sosyal demokrat ''''ama Amerikancı'''' siyasi partileri maşa olarak kullansınlar. Türkiye''nin piyasaları, bankaları, borsaları Batı piyasalarının güdümüne sokulsun. Üniversiteleri, liseleri, bütün eğitim sistemi işbirlikçi yerli sermaye ve Batılı şirketler tarafından idare edilsin.
Bu tür sermaye-faşist Amerikancı yapı, sermaye partilerinde yürümüyor. Sermaye partileri halktan uzaklaşmak zorunda kalıyorlar. Çünkü ''''halkçı ve demokratik olamıyorlar'''' . Slogan halkçılığı yetmiyor. T. Özal ''ın ünlü ANAP''ı iktidardan düştü. Demirel ''in görkemli DYP''si Tansu Çiller ''le birlikte noktayı koydu.
Sermaye partileri dokuları gereği halkçı (ve toplumcu) politikalar yürütemedikleri, işleri Brüksel''le, Washington''la, IMF ile, Batı''nın dev şirketleri ile ''''birlikte götürdükleri'''' için kaçınılmaz olarak halktan uzaklaşırlar.
ABD (ve Batı), sermayenin güdümündeki partilerin bu zaaflarını, İslamcı siyasilerle karşılamaya çalışır.
- Kendi denetimleri altında, ellerinin altında bulunan tarikat liderleri kanalı ile ''''hak denetim altına alınır''''.
- Bazen de genel anlamda, İslamcı çevrelerle işbirliği yapılır.
İslamcı siyaset alternatif mi?
ABD (ve Batı) için, İslamcı siyaset ile işbirliği yapmak ''''halkçılığın ve gerçek demokrasinin'''' en önemli alternatifi haline dönüşür. Halkçılık ve toplumculuk yerine tarikatlar ve inançlar üzerine oturtulmuş bir İslamcı siyaset ''''ideal İslamo- faşist rejimdir.''''
- ABD (ve Batı) için sorun İslamo-faşist rejim ile sermaye-faşist rejimi kaynaştırırken ortaya çıkar. Biri özünde ''''Batıcı, kapitalist, işbirlikçi ve Hıristiyancı'''' olmak zorundadır. İslamo- faşist rejimlerde ise her zaman S. Arabistan''da olduğu gibi özel koşullar oluşmaz.
İran''daki gibi karşı uçtan, şeriatçı ama Amerika ve emperyalizm karşıtı bir rejim çıkar. Veya Türkiye''de olduğu gibi dışa açık ve bağımlı, yarı demokratik yapılar görülüyor.
İşte o zaman ABD (ve Batı), bir saatin rakkası gibi sallanan sermaye-faşist rejimlerle İslamo-faşist rejimler karşısında zikzaklar yapmaya başlar.
Halkımızın bugün yüzde 90''ına yakınının Amerika karşıtı bir tutum içinde olduğunu düşündüğümüzde ne sermaye-faşist ne de İslamo- faşist düzenlemeler Amerika''nın Türkiye''deki imajını düzeltebilir. Esas sorun, ABD''nin kendisindedir.
- Avrupa''da halkın dörtte üçü Amerika''yı sevmiyor, ona karşı.
- Oran Türkiye''de, İran''da, Arap ülkelerinde çok daha yüksek.
- Çin, Rusya, Hindistan ve diğer Asya ülkeleri Amerika''nın küresel emperyalizmine karşı işbirliğini daha da arttırıyorlar.
- ABD''nin eski arka bahçesi Güney Amerika, ABD''ye karşı oldu; ''''Katolik-faşist düzenlemeler ABD''yi kurtaramadı'''' . Türkiye''deki ''''etkili çevrelerin'''' ABD''nin Türkiye üzerindeki politikalarını bu gelişmelerin ışığında değerlendirmeleri gerekir.
Ne İslamo-faşist ne de kapito-faşist düzenlemeler uzun dönem ayakta kalabilirler. Sorun, Amerika''nın kendisidir.
www.istanbul.edu.tr/iktisat/emanisali