Dış Politika29 Haziran 2006 00:00
AB'ye göre en büyük engel: Türk Ordusu - Arslan BULUT
Dış basında, Türkiye'nin AB macerası ile ilgili üç önemli yorum var. Biri Fransız, biri Yunan, biri de Mısır gazetesinden. Tercümeler Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü'ne aittir. <BR><BR>Fransa'nın Le Figaro Gazetesi, "Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki müzakereler sadece bir oyun mu?" diye soruyor: <BR>"Diğer adaylardan hep farklı görülmüş Türkiye için söz konusu olan, gerçek müzakereler mi, yoksa bir kandırmaca mıdır? Ankara'da olduğu gibi Brüksel'de de bu soruyu sormayan yok gibi. Üstelik Türkiye'nin katılımının kararı konusunda son söz, Birliğin Bulgaristan, Romanya ve Hırvatistan hariç tüm genişlemelerini referandum yoluyla onaylayacak olan Fransızların olacak." (26 Haziran 2006, Le Figaro)
Dış basında, Türkiye'nin AB macerası ile ilgili üç önemli yorum var. Biri Fransız, biri Yunan, biri de Mısır gazetesinden. Tercümeler Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü'ne aittir.
Fransa'nın Le Figaro Gazetesi, "Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki müzakereler sadece bir oyun mu?" diye soruyor:
"Diğer adaylardan hep farklı görülmüş Türkiye için söz konusu olan, gerçek müzakereler mi, yoksa bir kandırmaca mıdır? Ankara'da olduğu gibi Brüksel'de de bu soruyu sormayan yok gibi. Üstelik Türkiye'nin katılımının kararı konusunda son söz, Birliğin Bulgaristan, Romanya ve Hırvatistan hariç tüm genişlemelerini referandum yoluyla onaylayacak olan Fransızların olacak." (26 Haziran 2006, Le Figaro)
***
Yunanistan'ın Kathimerini Gazetesi, AB'nin Türk Ordusu'ndan şikayetlerini ele alıyor:
"AB, Ordunun karışmamasını istiyor. AB belgesinde, Türk Genelkurmay Başkanının Savunma Bakanına değil doğrudan Başbakana bağlı olması eleştiriliyor. Silahlı kuvvetlere ait kurumlardaki şeffaf olmayan unsurlardan da bahsediliyor. (Özel Kuvvetler üzerindeki operasyonların sebebi anlaşılıyor)
Milli Güvenlik Kurulu'nun kararları, Ankara'daki hükümetler için her zaman bir çeşit 'İncil' vazifesi görüyor.
Rapor tamamlanmadan kısa süre önce, Türk Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök'ün askeri akademilerdeki uzun konuşmaları, askerlerin Türkiye'nin politikasının belirlenmesi ve uygulamalara karışma derecesini açık şekilde gösteriyordu. Orgeneral, komşu ülkenin dış politikasının eksenlerini detaylı şekilde izah etti, iç konulara da değinmekten kaçınmadı: Ekonomik durumdan, TV yayınlarının kalitesine, hatta ticaret merkezlerindeki yabancı dildeki tabelalara kadar!
Orgeneral Özkök, Kıbrıs sorununa ilişkin Ankara'nın niyetleri konusunda da açıklayıcı idi: Kıbrıs'ın, Türkiye'nin güvenliği için stratejik rolü olduğunu söyledi ve şunları ilave etti: 'Kıbrıs'ın artık stratejik öneminin olmadığını iddia edenlere şunu sormak isterim: İngiltere, adadaki üslerinin korunmasına neden o kadar önem veriyor ve Avrupa'dan o kadar uzakta olan problemli bir ada, neden AB'ye o kadar çabuk kabul edildi?' " (21 Haziran 2006, Kathimerini)
Demek ki AB, Türk Ordusu'nu, Türkiye'yi parçalayarak yutma konusunda en büyük engel olarak görüyor!
ABD'ye direnen Sezer!
Mısır'ın El Ahram Gazetesi'ne göre ise ABD karşısındaki engel Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer:
"Türkiye, Büyük Ortadoğu Projesi'nde model rolünü üstlenmek istemiyor. Mısır'ın Ankara Büyükelçisi, kendisiyle yaptığımız söyleşide, Büyük Orta Doğu planı çerçevesinde, Türkiye'nin model olma rolü konusunda şunu söyledi: 'ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ikide bir, Türkiye'nin ılımlı bir İslam ülkesi modeli olduğunu ve diğerleri tarafından örnek alınması gerektiğini söylerken Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, her fırsatta ülkesinin böyle bir rolü üstlenmeyi arzulamadığını vurgulamaya özen göstermektedir.'
Büyükelçi 'Büyük Ortadoğu projesi artık çıkmazda. Bunun için Irak'a bakmak yeter. Türkiye'de, bölgenin istikrarı için komşularla koordinasyonu öne çıkarıyor' dedi.
Türkiye'nin yeninden uyandığını görmeliyiz. O artık bizim kaderimizi belirlemeye çalışmıyor veya Washington'un tüm çabalarına rağmen polis rolünü oynamak istemiyor. Onun tüm istediği, halkına güvenli bir gelecek sunmaktır. Bize de düşen, menfaat ve işbirliğine dayalı büyük bir ağ dokumaktır. Çünkü geleceğe giden yol buradadır." (18 Haziran 2006, El Ahram)
Fransa'nın Le Figaro Gazetesi, "Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki müzakereler sadece bir oyun mu?" diye soruyor:
"Diğer adaylardan hep farklı görülmüş Türkiye için söz konusu olan, gerçek müzakereler mi, yoksa bir kandırmaca mıdır? Ankara'da olduğu gibi Brüksel'de de bu soruyu sormayan yok gibi. Üstelik Türkiye'nin katılımının kararı konusunda son söz, Birliğin Bulgaristan, Romanya ve Hırvatistan hariç tüm genişlemelerini referandum yoluyla onaylayacak olan Fransızların olacak." (26 Haziran 2006, Le Figaro)
***
Yunanistan'ın Kathimerini Gazetesi, AB'nin Türk Ordusu'ndan şikayetlerini ele alıyor:
"AB, Ordunun karışmamasını istiyor. AB belgesinde, Türk Genelkurmay Başkanının Savunma Bakanına değil doğrudan Başbakana bağlı olması eleştiriliyor. Silahlı kuvvetlere ait kurumlardaki şeffaf olmayan unsurlardan da bahsediliyor. (Özel Kuvvetler üzerindeki operasyonların sebebi anlaşılıyor)
Milli Güvenlik Kurulu'nun kararları, Ankara'daki hükümetler için her zaman bir çeşit 'İncil' vazifesi görüyor.
Rapor tamamlanmadan kısa süre önce, Türk Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök'ün askeri akademilerdeki uzun konuşmaları, askerlerin Türkiye'nin politikasının belirlenmesi ve uygulamalara karışma derecesini açık şekilde gösteriyordu. Orgeneral, komşu ülkenin dış politikasının eksenlerini detaylı şekilde izah etti, iç konulara da değinmekten kaçınmadı: Ekonomik durumdan, TV yayınlarının kalitesine, hatta ticaret merkezlerindeki yabancı dildeki tabelalara kadar!
Orgeneral Özkök, Kıbrıs sorununa ilişkin Ankara'nın niyetleri konusunda da açıklayıcı idi: Kıbrıs'ın, Türkiye'nin güvenliği için stratejik rolü olduğunu söyledi ve şunları ilave etti: 'Kıbrıs'ın artık stratejik öneminin olmadığını iddia edenlere şunu sormak isterim: İngiltere, adadaki üslerinin korunmasına neden o kadar önem veriyor ve Avrupa'dan o kadar uzakta olan problemli bir ada, neden AB'ye o kadar çabuk kabul edildi?' " (21 Haziran 2006, Kathimerini)
Demek ki AB, Türk Ordusu'nu, Türkiye'yi parçalayarak yutma konusunda en büyük engel olarak görüyor!
ABD'ye direnen Sezer!
Mısır'ın El Ahram Gazetesi'ne göre ise ABD karşısındaki engel Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer:
"Türkiye, Büyük Ortadoğu Projesi'nde model rolünü üstlenmek istemiyor. Mısır'ın Ankara Büyükelçisi, kendisiyle yaptığımız söyleşide, Büyük Orta Doğu planı çerçevesinde, Türkiye'nin model olma rolü konusunda şunu söyledi: 'ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ikide bir, Türkiye'nin ılımlı bir İslam ülkesi modeli olduğunu ve diğerleri tarafından örnek alınması gerektiğini söylerken Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, her fırsatta ülkesinin böyle bir rolü üstlenmeyi arzulamadığını vurgulamaya özen göstermektedir.'
Büyükelçi 'Büyük Ortadoğu projesi artık çıkmazda. Bunun için Irak'a bakmak yeter. Türkiye'de, bölgenin istikrarı için komşularla koordinasyonu öne çıkarıyor' dedi.
Türkiye'nin yeninden uyandığını görmeliyiz. O artık bizim kaderimizi belirlemeye çalışmıyor veya Washington'un tüm çabalarına rağmen polis rolünü oynamak istemiyor. Onun tüm istediği, halkına güvenli bir gelecek sunmaktır. Bize de düşen, menfaat ve işbirliğine dayalı büyük bir ağ dokumaktır. Çünkü geleceğe giden yol buradadır." (18 Haziran 2006, El Ahram)