ABD Irak'ı Parçalıyor!
İslam dünyasındaki bazı gözlemciler, bu iki ülkenin Irak'ta başarısız olmadığını, aksine ülkenin parçalara ayrılmasına yönelik son derece iyi işlenmiş bir plan dahilinde gayelerine ulaşma yolunda olduklarını belirtiyorlar.
Irak'taki savaşın baş aktörleri olan ABD ve İngiltere, Irak politikalarında hatalar olduğunu itiraf etse de İslam dünyasındaki bazı gözlemciler, bu iki ülkenin Irak'ta başarısız olmadığını, aksine ülkenin parçalara ayrılmasına yönelik son derece iyi işlenmiş bir plan dahilinde gayelerine ulaşma yolunda olduklarını belirtiyorlar.
Irak'ın bölünmesi teşebbüslerinin 13 Temmuz 2003'te Irak'ta o zamanki Amerikalı yönetici Paul Bremer tarafından kurulan Irak Geçici Yönetim Konseyi zamanında temellerinin atıldığı ifade ediliyor. El Cezire televizyonunun internet sitesinde yayımlanan "Irak'ı parçalara ayırmak" başlıklı yazıda, etnik ve mezhep ayrılıklarının konsey zamanında çıkarılan kanunlar ve yapılan uygulamalarla körüklendiği ve nihayette ülkenin bir iç savaşın eşğine geldiği kaydedildi.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesacheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacialis forum cialis prodaja cialis bez recepta
Mısırlı gazeteci ve yazar Enis Mansur, ABD'nin Irak'ta İngiltere'nin tarihi "böl ve yönet" politikasını takip ettiği kanaatinde olduğunu söyledi. Mansur, "Şimdi şahit olduğumuz şey, ülkeyi parçalara ayırma planının başlatıldığıdır. ABD'nin başarısız olduğu doğru değil. Aksine, ABD yapmak istediği şeyi tam olarak gerçekleştirdi" dedi. Mısırlı yazar, ABD'nin şimdiki Devlet Başkanı George W. Bush'tan sonra yeni başkanın Demokrat ya da Cumhuriyetçi olmasının bile bir şeyi değiştirmeyeceğini ve mevcut politikanın aynen devam edeceğini savundu.
ABD'nin Irak'a askeri müdahalesinden bu yana 3 sene geçti fakat tüm çabalara rağmen Irak'ta kanun hakimiyeti ve düzen sağlanamadı. Irak'ta mezhep çatışmaları tüm hızıyla devam ederken yeni hükümetin başkanı Nuri el-Maliki'nin bu şiddet olaylarını önleyebilecek gibi görünmediği belirtildi. Bu durum, ülkede halkın, bir arada yaşayabileceklerine dair inancını kaybetmesine yol açıyor. Ülkede en tehlikeli olayın bu olduğu kaydediliyor.
HALK GÖÇ EDİYOR
Irak'ın yurt dışında yaşayan ve ülke içinde evlerini terketmek zorunda kalan Iraklıların durumuyla ilgilenen bakanlığı, mezhep çatışmalarından dolayı 14 bin ailenin yurt içinde evlerini terketmek zorunda kaldığını açıkladı. Şii bölgelerinde yaşayan Sünnilerin, Sünnilerin ekseriyette olduğu bölgelere taşındığı, aynı durumun Şiiler için de geçerli olduğu bildirildi.
Giderek artan mezhep çatışmaları ve etnik gerginlikler Iraklı vatanseverleri ülkenin bölüneceği yolunda endişelendiriyor. El Cezire'nin internet sitesindeki yazıda, ABD'nin mezhebi ve etnik hissiyatların tahrik edilmesinde baş aktör olarak görüldüğü, ABD'nin Irak'ta kendi koruması altında mezhebi ve etnik devletler kurulması için uygun ortam sağlamaya çalıştığı ifade edildi.
Lübnan'daki Hizbullah örgütünün lideri Hasan Nasrallah, "ABD Irak'ta öyle bir durum oluşturdu ki, bu devlette Sünnilere karşı koruma sağlamak üzere Şiilere, Şiilere karşı da Sünnilere kendisini bir teminat olarak sunuyor" dedi. Nasrallah, ABD'nin aynı uygulamayı etnik temelde de yaptığını ve Araplara karşı Kürtlere, Kürtlere karşı Araplara kendisini bir teminat olarak gösterdiğini söyledi. Hizbullah lideri, bu planın çok iyi işlediğini, her toplumun, artık kendilerini daha iyi koruyabilmek için Irak'tan ayrılmaları gerektiğini savunduğunu ifade etti.
POLİTİKACILAR DA BÖLÜNMEDEN YANA
Bazı Iraklı politikacılar da bölünmeden yana olduklarını belirtiyorlar. Geçen sene Kuzey Irak'ta bölge başkanlığına seçilen Mesud Barzani, Çin'in kendisini "devlet başkanı" statüsünde kabul etmeyecek olmasından dolayı Mayıs ayında bu ülkeye yapacağı ziyareti iptal etmişti. Bunun, Kürt politikacıların Irak'tan ayrılma ve bağımsız bir devlet kurma azminde olduklarının bir göstergesi olduğu kaydedildi.
Irak'ın kabul edilen yeni anayasasında da ülkenin bölünmesine yol açabilecek maddeler olduğu bildirildi. Anayasaya istinaden Kürtler ülkenin kuzeyinde bir hükümet kurdu ve başkan seçti.
İngiltere'de yaşayan Iraklı siyasi eylemci Harun Muhammed de, "Irak anayasasındaki ayrılıkçılık tohumlarına ek olarak, ayrılıkçılara dışardan da yardım geliyor. Kuveyt de bu sürece yardım edenlerden biri. Kuveyt hem Şiilere hem de Kürtlere ayrılık yönünde destek veriyor" dedi. Muhammed, Şii lider Abdülaziz El Hekim'in oğlu Ammar el-Hekim'in periyodik olarak Kuveyt'e ziyaretlerde bulunmasının tesadüf olamayacağını söyledi.
Irak'ın önde gelen Şii liderlerinden Abdülaziz El Hakim, daha öne Iraklı Şiiler'e ülkenin güneyinde federe bir devlet verilmesi dileğini açıkça ifade etmişti. Muhammed, Kuveyt'in Irak'ın bölünmesine, Irak'ın yeni bir işgaline maruz kalmaktan korktuğundan dolayı destek verdiğini, Irak'ın kendşisi için tehdit teşkil edemeyecek ufak parçalara bölünmesini istediğini söyledi. Devrik Irak lideri Saddam Hüseyin, 1990 senesinde Kuveyt'i işgal etmişti. Üstelik Saddam Hüseyin Kuveyt'te hak iddia eden ilk Iraklı lider değil. Daha önce de eski devlet başkanı Abdülkerim Kasım, sınıra asker yığmış fakat işgal, İngiltere ve Arapların diplomatik çabalarıyla önlenmişti.
Barzani ve El Hekim, Kürt ve Şiiler için federe devletleri "merkezi hükümetin baskılarından kurtulmak için" istiyor. Şiiler'in önde gelen isimlerinden milletvekili Halid el-Atiye, güneyde bir Şii federe devlet kurma ısrarlarından vazgeçmeyeceklerini ifade etti. Atiye, "Şiiler federasyonda ısrarlıdır. Çünkü tarih bize bu dersi verdi. Şiiler diktatörlük ve merkezi hükümetlerden çok çekti" dedi. Diğer taraftan, Sünni milletvekili Dafir El Ani de ülkenin bütünlüğünün korunabileceği konusunda endişeli olduğunu dile getirdi. El Ani, "Muhtemelen Irak'ın bölünmesine mani olamayacak olmamızdan dolayı üzgünüm. Sanırım bölünme öyle veya böyle gerçekleşecek" diye konuştu.