Saks Fifth Avenue mutluluğu - Rıza Zelyut
Çukurava Grubu gazetelerinin oluşturduğu yayının adı Türk Medya.Türk Medya'nın bir gazetesinde perşembe günü manşetteki haberi görünce çok çok sevindim. Sanırım haberi öğrenince sizler de mutlu olacaksınız. Haberin özeti şu: 'En zenginlerin mağazası Türkiye'ye geliyormuş. New York 5. Cadde'deki Saks Fifth Avenue, İstanbul'da şube açacakmış...'Yıllardır; bu ülkenin neye ihtiyacı olduğunu düşünür; bir türlü gerçek cevabı veremezdim. Birinci sayfanın birinci haberi gözlerimdeki perdeyi kaldırdı. Ülkemin ve kendimin en fazla bu mağazayı istediğini keşfettim. Gerçi ismini söyleyemiyorum ama o mağaza açıldığında; Türkiye'de enflasyonun hızla düşeceğini; borsanın füze gibi yükseleceğini; doların tepetaklak olacağını biliyorum.Bu yüzden bütün yüreğimle Saks Fifth Avenue'yi İstanbul Avenue'lerde bekliyorum.levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetessymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenamicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mgoxcarbazepine dosage click oxcarbazepin
Zaten ben, eskiden beri böyle mağazaları dört gözle beklerim. Dedem demirci İsmail Usta da böyle seçkinci birisi idi. Özgün demirci giysisi içinde, ateşler saçan körüğün önünde örse çekiç sallarken; en kaliteli manda derisinden diktiği çarığı giyer imiş. Çorabını da özel olarak babaannem Nazlı Hanım dokur imiş.
Benim üç dört yaşlarında giydiğim pazenden entari de annem tarafından elde; özel dikilmiş bir seçkin ürün idi. Aslında benim gibi bütün köy çocukları da özel kesim ürünler giyerler; babalarımız sıradan mağazalarda satılan elbiselerin yanından bile geçmezlerdi.
En yoksul köylülerimiz bile Niksar'a giderken yamalıklarla süslenmiş o özel giysilerini çekerler; omuzlarına attıkları heybe ile ayrı bir hava yansıtırlardı.
Yani bizler; çok eskiden beri Saks mağazasından daha Saks giyinen bir dedenin torunlarıyız.
Dolar elimizde kalmasın
Bir zamanlar 1 ABD doları 1 milyon 500 bin lira idi. AKP hükümeti öyle bir mucize yaptı ki şimdi bir dolar, 2 lira bile değil. Böyle olunca elimizde muazzam bir dolar birikti. Merkez Bankası yönetimi bile bu dolarları nereye harcayacağını bilemiyor. Halkımızın zenginliği AKP sayesinde Amerika'yı, Avrupa'yı solladı. İnanmayan gitsin Nişantaşı'na veya Astoria Alışveriş Merkezi'ne baksın.
Ben de cebimdeki bunca doları ne yapacağımı bilemiyorum. Bu yüzden de Saks Fifth Avenue'yi dört gözle bekliyorum.
Yalnız bir ricam var: Saks'çılar, ürünlerini Türk Lirası ile değil de dolarla satsınlar. Çünkü; elimizde bulunan dolarları nereye harcayacağımızı bilemiyoruz. Bu yüzden ekonomik ve siyasi tartışmalar ortaya çıkıyor. Başbakanımız bile bu duruma çare bulamıyor. Fazla dolar ekonomimizin dinamiğini bozuyor. Böylece reel üretim maksimum düşüşle doları absorbe etmeye uğraşırken global ekonomide çatlaklar gözüküyor. Makyajlama uzmanı IMF, bu çirkin görüntüleri kapatırken oldukça yoruluyor.
Mikro ekonominin makro ölçekli etkilerini en iyi izleyeceğimiz bu tarihi olayı milletçe heyecan içinde bekliyoruz. Bize bu mutlu haberi veren gazete yönetimini de gönülden tebrik ediyoruz.