Dış Politika22 Haziran 2006 00:00

Kıbrıs gittikten sonra, neyin resti? - Hasan Ünal

<P><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana; LETTER-SPACING: -0.25pt">Başbakan Erdoğan ve hükümet üyeleri AB&#8217;ye &#8216;rest&#8217; çekiyorlar. KKTC&#8217;ye uygulanan ambargolar kaldırılmadan Türk liman ve havaalanlarının Rumlara açılması düşünülemezmiş. KKTC&#8217;yi AB&#8217;ye feda edemezlermiş. Bu sözler Erdoğan ve AKP yetkililerinin hayal kırıklığını yansıtıyor. Ama her halükarda komik kaçıyor; çünkü bir yandan uyguladıkları politikalar ile KKTC&#8217;nin içini boşalttılar ve KKTC&#8217;yi bir tabela devleti haline getirdiler; öte yandan da biz KKTC&#8217;yi AB&#8217;ye feda etmeyiz lakırdısı.</SPAN></P> <P><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; FONT-FAMILY: Verdana; LETTER-SPACING: -0.25pt">Çözümsüzlük çözümdür diye ortaya çıkan ve Rum-Yunan ikilisinin olmayan iyi niyeti sayesinde sorunları adil bir şekilde çözeceklerine inananlar kelimenin tam anlamıyla çuvalladılar. Meseleyi ortalama düzeyde biliyor olsalar veya Milli Görüş&#8217;ün genel öğretilerini unutmasalardı Rum-Yunan ikilisinin veya AB&#8217;nin Kıbrıs konusunda iyi niyeti olamayacağını bilirlerdi. Ama Büyükşehir Belediyesinden gelip Türkiye&#8217;nin yönetimini de Türkiye Büyükşehir Belediyesi olarak görenlerin halinin bu olacağı açıktı.</SPAN></P><div style="display:none">fusidinezuur voetschimmel <a href="http://blog.jp-sa.org/page/Fusidine-Teva">fusidinezuur creme</a> fusidinezuur acne</div><div style="display:none">sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride <a href="http://www.gedave.ro/page/sitagliptin-phosphate-generic-6AH.aspx">sitagliptin phosphate monohydrate melting point</a> sitagliptin phosphate side effects</div><div style="display:none">renovation vejle <a href="http://blog.pelagicfm.com/page/renovation-nyborg-34Q">renovation skive</a> renova</div><div style="display:none">abilify <a href="http://idippedut.dk/page/Abilify-Gyogyszer" rel="nofollow">idippedut.dk</a> abilify</div><div style="display:none">micardisplus 80/25 mg <a href="http://www.ilkpirlantam.com/page/micardisplus-hinta-O9P">ilkpirlantam.com</a> micardis plus 80 12.5 mg</div>

Meseleye somut manada bakalım. AKP Kıbrıs’ta neleri feda etti bugüne kadar? Öncelikle bugüne kadar Türk hükümetlerinin istisnasız tamamının izlediği politikalar bir hamlede AKP tarafından çöp sepetine atıldı. AKP’ye kadar Ankara hükümetleri AB’ye, ‘eğer siz Rumları tek başlarına ve adanın tümünü temsilen AB’ye alacak olursanız biz de KKTC ile entegrasyona gideriz’ demişlerdi. Bu, tek başına AB’nin ciddiye aldığı bir tehditti. Çünkü ada bölünecek ve bir daha geri döndürülemeyecek olan bu bölünmenin faturası tamamen AB’ye kesilecekti.

AKP ne yaptı? Gelir gelmez ‘biz tehdit ve şantaj içeren politikalardan yana değiliz’ diyerek AB yetkililerini ve Rum-Yunan ikilisini rahatlattı. Ondan sonra Rumların tek başlarına ve adanın tümünü temsilen üye yapılması kolaylaştı. O tarihten itibaren Rumların her hangi bir plana evet demesine gerek yoktu. Ayrıca AKP hükümetinin AB hülyası karşısında eridiğini gören Papadopoulos, Ankara’dan her şeyi bir defada alacağını hesapladı ve artık üniter devlet beklentisi içerisinde. Kendi açısından da haklı.

AKP’nin en büyük hatalarından birisi, KKTC’nmi tanınmasından yana bir siyaset izlememesi oldu. Baştan beri ve özellikte 24 Nisan 2004 referandumundan sonra bu işe girişmek ve bilhassa İslam ülkelerinden KKTC’yi tanımalarını istemek gerekirdi. Eğer İKÖ ülkelerinin bir kısmı KKTC’yi tanımış olsalardı, o zaman Papadopoulos’un dayılaşması mümkün olamayacağı gibi, AB’nin bizimle dalga geçmesine de izin verilmezdi. Ama yapmadılar ve hala da yapmıyorlar. Şimdilerde İran ve Suriye’den KKTC’nin tanınması istenebilir; ama bizimkiler Amerika karşısında iki büklüm durdukları için bu hususu akıllarına bile getiremiyorlar.

KKTC’yi elden çıkarmaya hazırmış gibi bir hava oluşturmaları bir başka günahları oldu. Bu yüzden KKTC halkı kendini Rumlara yamamaktan başka çaresi olmadığına inandırılmaya çalışıldı. AKP’nin dostu, Rum yanlısı ve Ateist olarak bilinen Talat da bu konuda elinden geleni yapıyor zaten. En son olarak KKTC’ye Ankara’nın baskı ve telkinleriyle çıkartılan ve Rumlara tazminat verilmesiyle mülklerinin iadesini öngören kanunun uygulamada nasıl KKTC’yi yok edeceği şimdilerde iyice anlaşılıyor.

KKTC’de AKP’nin zorlamasıyla çıkartılan bu kanun gereği kurulan komisyon her Ruma birer milyon doları aşkın tazminat verilmesine hükmedecekse ki, hükmetmeye başladı bile – o zaman Türkiye’den istenecek tazminat bedeli yaklaşık kırk milyar avroya kadar gidebilir. Bunu da Abdullah Gül bizzat ödemeli; çünkü 2003 yılının Aralık ayında Loizidou davasının tazminatını ödeyen kendisi. Oysa o güne kadar her hükümet buna karşı çıkmış ve Avrupa Konseyi de bir şey yapamamıştı. Adamlar bir yandan KKTC’nin içini boşaltıp, Rumun önüne attılar; öte yandan da ‘Kıbrıs’ta ne verdik ki teraneleri. Daha ne verecektiniz kardeşim...Bırakın bu lakırdıları...Kim inanır size bu saatten sonra???