Siyaset14 Mart 2005 00:00

İşgalin Boyutları - Behiç Kılıç

Millet sandıktan kimi çıkarırsa çıkarsın, gerçek iktidar bu memleketi ipotek altına almış olan uluslar arası güçlerin acentası konumundaki para babalarınındır.Milletin sandıktan çıkardığı siyasi yapı hem kurum, hem de kişi olarak bu para babalarından icazetlidir!.. Ve bu para babaları için bayrak önce kendi holdinglerinin bayrağıdır ve de bu bayrağın dalgalanıp malını sattığı yerin adının Türkiye ya da başka bir isim olmasının onlar için fazla önemi yoktur. En azından elli yıldan bu güne kadar, olan biten budur. Hiçbir siyasi yapılanma bu güne kadar bu para babaları ile ters düştükten sonra ayakta kalamamıştır. acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacoupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardsbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusabilify link abilify

Hatırlayalım...

'Şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emellerine tevhid edebilirler..'

Nasıl ?..

'Gaflet dalalet ve hatta hıyanet içerisinde... '

Ve...

'Memleketin bütün kal'alarına girilmiş, bütün tersaneleri zapt edilmiş, bütün orduları dağıtılmış olabilir..'

Yaşı ne olursa olsun...

Ey Türk Gençliği !..

İktidar demek sadece siyasi kimlikleri işaret etmek demek değildir... Atatürk ve silah arkadaşlarının Türk milletine mirası hoyratça tüketildikten sonra memleket uluslar arası tefecilere ipotek ettirilmiştir. Bu 'ipotekçilerin ikinci üçüncü kuşak temsilcileri, hem patronları durumundaki uluslar arası tefecilerin, hem çok uluslu şirketlerin hem de bu ipoteklerin arkasındaki asıl güç olan Sevr stratejisinin sahiplerinin uzantıları olarak toplumumuzun tepesindedirler. Nasıl ki onların ipi' dışarıda ise, onlarda bu milleti iple oynatabilecekleri kuklalar olarak görmektedirler..

Perişanlığımızın özünde bu vardır...

Perişan olduğumuz için de vatanımızın elimizden nasıl alınıp götürüldüğünü yeterince kavrayamamaktayız.. Bu felaketi anlatmaya, kulakları delmeye çalışanın da
başına gelmeyen kalmamaktadır... Memleketin tepesine çöreklenip milli gelirin kaymağını sıyıran ceberrutlar, kendi dümen sularında hareket edip ülkeyi altın tepsi
de sömürgecilere pazarlayanlara kucak açmakta, destek vermekte, saadet zincirlerinin içerisine almaktadır. Aksi bir durumda ise derhal pençeler gösterilmektedir...

Olan bitene yakından bakalım...

Avrupa Birliği'nin genişlemeden sorumlu komiseri geçen hafta Türkiye'de idi.. İstanbul'da para babaları ile de bir araya geldi. Patronlara,Türkiye'nin AB
yolunda onlar sayesinde ilerlediğini ve bu yolda devam etmelerini söyledi.

Biliyorsunuz, aynı zamanda PKK militanlarının provokasyonu ile ilgili gösterilere polis müdahale ettiği için de, çete yanlısı mesajlar vermişti.

O saldırıda devleti savunan, polisi kollayan Başbakan'a karşı alınan tavırda para babalarınında saf tutması ne kadar ilginçtir.. AB'ye teslimiyet yasaları, PKK'ya
özgürlük yasaları tek tek çıkarken yer göğe konulamayan Başbakan bir anda patronların hedef tahtasına oturuverdi..

Devlet yanlısı konuştuğu, AB'ye kontr mesaj verdiği için...

İşaret şudur...

Millet sandıktan kimi çıkarırsa çıkarsın, gerçek iktidar bu memleketi ipotek altına almış olan uluslar arası güçlerin acentası konumundaki para babalarınındır.

!..Milletin sandıktan çıkardığı siyasi yapı hem kurum, hem de kişi olarak bu para babalarından icazetlidir!.. Ve bu para babaları için bayrak önce kendi holdinglerinin bayrağıdır ve de bu bayrağın dalgalanıp malını sattığı yerin adının Türkiye ya da başka bir isim olmasının onlar için fazla önemi yoktur. En azından elli yıldan bu güne kadar, olan biten budur. Hiçbir siyasi yapılanma bu güne kadar bu para babaları ile ters düştükten sonra ayakta kalamamıştır.

90'lı yıllardan bu yana, siyaset para babalarının olumsuz gücünü net olarak tespit etmiştir. Patronlar kulübünün milli hazineyi hortumladığına ilişkin görüş birliği vardır. Buna rağmen, iktidar olununca bu tespitler unutulmakta, yeni mutluluk tabloları aratılmaktadır. Bu mutluluk tablolarında siyasi yüzler değişmekte ama
ticari yüzler 'gelen ağam giden paşam' nakaratında aynı kalmaktadır.

70'li yıllarda sağcı, seksenli yılların ortalarına kadar cuntacı,o yıllardan günümüze ise ver-kurtulcu liberalsolcu gibi bir ucubeye dönüş yapmış olan para babalarının yaptığına bakın... Federasyon yasaları hazırlamakla özürlü, aralarında memleketi soymaktan yargı önünde bulunan üyelere sahip olanlar, Büyük şehirlerde Apo gösterileri yapanlarla saf tutmuş vaziyettedirler...

Kim olduklarını daha çok anlamak için diyebiliriz ki;

Hani şu pazarladıkları mallarını kapış kapış almaktan başka çaremiz olmadığı, yanlarında çocuklarımız iş bulsun diye adaklar adadığımız efendilerimiz!!..

Hangi yaştan olursa olsun...

Ey Türk Gençliği...

Mustafa Kemal Paşa'
nın gençliğe hitabını ara sıra okumakta fayda vardır..