Bush, İlluminati'nin Elinde Zavallı Bir Kukla mı? - Mahfi Yanardağ
İşbu yazı, yazar Texe Marss’ın aynı adlı makalesinden geniş oranda esinlenme tekniği kullanılarak faydalanılıp, yeni bir metin halinde yazılmıştır. George W (Dabulyu) Bush, şüphesiz çok şanslı bir hayat sürüyor. Gerçekten de. Amerika’nın en kötü üniversitelerinden biri olan Podunk Üniversite’sine bile zor kayıt yaptıracakken babası onu Skull and Bones (Kuru Kafa ve Kemikler) Cemiyeti’ne rahatlıkla girebileceği Ivy League isimli okula şahsi “torpil”ini kullanarak kaydettirmişti. Hayatının her aşamasında çuvallayan, bisiklete binmeyi bile bazen beceremeyen Bay Amerikan Başkanı, Kuru Kafa ve Kemikler isimli bu gizli ve seçkinci cemiyete Yale’deki üstün performansıyla seçilmediyse, bu kadar zeki (!), karizmatik (!), süpper bir insan olmasından ötürü seçilmiştir, eminiz. Şaka bir yana Bush n.ş.a (normal şartlar altında) giremeyeceği böyle seçkin ve seçkinci bir cemiyete neden dahil edilir? Cevap dilimizin ucunda ve onca araştırma ve tecrübeden sonra rahatlıkla veriyoruz: İlluminaticilere bir kukla lazımdı. Baba Bush, “oğlum bari bir baltaya sap olsun” deyu düşünmüş olsa gerek. Baba George Bush ve dede Prescott Sheldon Bush da oğullarının çok sonra gireceği yolda ömür tüketmişlerdi. Onlar da Kuru Kafa ve Kemikler Cemiyeti azasıydılar. Bush olmak da, Kurukafacı olmak da nesilden nesile geçen bir “üstün ırksal” meziyettir, böyle bilinir. Biz sıradan ölümlüler için kavranılası bir gerçektir.cialis walgreen coupon site cialis coupon

Sonra şu oldu, bu oldu. Siz muhterem okurlarımızı daha bir sürü kör ayrıntıyla uğraştırmak yerine sadede gelelim. Bush, valilik seçiminde karşısına çıkarılan rakibesinin bariz seçilemez özellikleri benzeri ince planlanmış atraksiyonlarla yürüdü, yürüdü ve bir sabah kalktığında Amerikan Başkanlık koltuğunun sahibi oluverdi. Aynı filmlerdeki gibiydi: Minik Bush, dünya küresinin üstüne çıkmış, zıplıyor ha zıplıyordu. “en tepedeyim, en tepedeyim!”

Gizli işlerden değildir. Bolton’un görevi girdiği her işi arap saçına çeviren minik Bush’u çekip, çevirmektir. Amerika’nın şahsında dünyanın sulh ve selametini düşünen Neocon’lar büyük fedakarlık edip, Bolton gibi kıymetli bir insanı Sinagog’undaki ibadetinden alı koyup, Bush’un başına dikmişlerdir. Hür Amerika buna ne kadar şükretse azdır.
Siyonist oldukları su götürmez bir gerçek olan Neocon Etki Ajanları’nın eline PNAC (Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi) isimli organizasyon tarafından bir yol haritası tutuşturuldu. Bir kutsal metin de diyebiliriz buna. Bu metin bir zamanların radikal Troçkist Komünistlerinin olan şimdinin Neoconları olan William Kristol, Paul Wolfowitz, Dick Cheney, Donald Rumsfeld, Libby Lewis, Douglas Feith, Richard Pearle, Michal Ledeen gibi çok mühim isimlerin imzasını taşıyordu. PNAC, Amerika Birleşik Devletleri’nin İsrail’in sarsılmaz ve ayrılmaz müttefiki, kalkanı, hatta tabiri caizse yedeği olmasını Amerikan ve Dünya çıkarları için şart görüyordu. Dünyanın süper gücü olarak Birleşik Devletler diplomatik ve askeri kaslarını güçlendirmeliydi. Yeni bir soğuk savaş başlatılmalıydı. Bu sefer düşman sanaldı, Holywood tarafından karikatürize edilen Müslüman – Arap “Teröristler”di.

Bu arada dünya üzerinde süratle ABD / İsrail yapımı temerküz kampları inşa edilmeye başlandı. Sovyetlerin meşhur Gulag sistemi ve Hitler’in Nazi kamplarıyla kıyaslanabilecek türden müesseseler hızla etrafa dikiliyordu. Medeniyetten binlerce kilometre uzakta, çelik ve beton duvarların arkasından kurbanların çığlıkları duyulmuyordu. Ne kibirli Kızıl Haç, ne de Dünya Af Örgütü bu gizli ABD / İsrail kamplarından haberdar olup, herhangi bir iyilik adımı atabiliyordu.

(Esinlenilen yazıda buradaki resmin altındaki yazı: Başkan George W. Bush Beyaz Saray’da bir Musevi hahamla beraber Menorah aydınlanma törenine katılıyor.)
Tel Üzerinde Dans Eden Kukla
2008’de Mesih’in (The One – “O”) Amerikan başkan adayı olduğunu görürüz belki de. İddia odur ki bu adamın bir ismi ve rakamı olacak. Nasibi olanlar bu rakamın şifresini çözecek. (Acizane tercemanın notu: Görüldüğü üzre yazının sonunda Texe Mars, biraz cozutmuş. İşi altmışaltıya havale edip, bağlayacağına Mesih’in, Mehdi’nin Amerikan seçimlerinde aday olacağını iddia etmeye kadar vardırıyor. Amerika ilginç, garip bir ülke. Bu okuduğunuz yazı da o garipliklerden biriyle işte mesihi bir tarzda bitiveriyor.)