Ekonomi17 Haziran 2006 00:00

Dalgalanın ortasında "Ulusal iktisat politikası" arayışı

<P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none"><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: black; FONT-FAMILY: Verdana">Malatya İnönü Üniversitesi Rek&shy;törü Prof. Dr. Fatih Hilmioglu işsizlik, açlık ve yoksullugun arttığını belirterek, ekonominin sa&shy;dece borçlanmayla ve dışarıdan ülkeye giren ve üretime yönelik olmayan sıcak parayla ayakta du&shy;rabilen kırılgan bir yapıya büründügünü bildirdi. Hilmioglu,şöyle devam etti:"Tamamiyle dış odakların kontrolünde böylesine bir ekonomik yapı, her tür siyasi ödüne açıktır. Nitekim, üniter devlet ve toplum yapımızı cum&shy;huriyetimizin temel niteliklerini tehdit eden dış ve iç odaklara karşı net tavır almak, uluslararası ilişkilerde bağımsız bir siyaset izlemek, bu ulusal özelligini kaybetmiş ekonomik yapıyla mümkün olamamaktadır."<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p></SPAN></P> <P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none"><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: black; FONT-FAMILY: Verdana"><o:p>&nbsp;</o:p></SPAN></P> <P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none"><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: black; FONT-FAMILY: Verdana">Prof. Dr. Korkut Boratav ise 850 milyar dolar cari açık veren ABD'nin, bu açığı nasıl kapatacağının önemli bir sorun oldugunu, yumuşak bir geçiş saglanamama&shy;sı durumunda, dünya çapında bir kriz yaşanabile&shy;cegini belirtti. 2005'te, ABD ve gelişmiş 5 ülke dışında, dünyada cari açık veren tek az gelişmiş ülkenin Türkiye oldugunu söyleyen Boratav, böy&shy;le bir krizin en ağır sonuçlarını Türkiye'nin yaşa&shy;yacağını söyledi.<o:p></o:p></SPAN></P><div style="display:none">discount drug coupons <a href="http://www.is-aber.net/page/Manufacturer-Coupons-For-Prescription-Drugs">site</a> printable coupons for cialis</div><div style="display:none">discount card prescription <a href="http://racindirt.com/store/">discount coupon for cialis</a> prescription drugs discount cards</div><div style="display:none">oxcarbazepine dosage <a href="http://www.bilie.org/blogengine/page/oxcarbazepine-49L.aspx">click</a> oxcarbazepin</div>

Türkiye ekonomisi, global likidite çıkı nedeniy­le zor günler yaşarken, globalizim karşıtı görüş­leriyle de bilinen sol iktisatçılar, "ulusal bağım­sızlık için gerekli iktisat politikalarını" tartışı­yorlar.

 

İnönü Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fa­kültesi tarafından düzenlenen "Ulusal Bağımsız­lık İçin Türkiye İktisat Politikaları Kurultayı" başladı. Türkiye'nin tanınmış sol iktisatçılarının katıldığı ve 16 Haziran'a kadar sürecek konfe­ransta konuşan Malatya İnönü Üniversitesi Rek­törü Prof. Dr. Fatih Hilmioglu işsizlik, açlık ve yoksullugun arttığını belirterek, ekonominin sa­dece borçlanmayla ve dışarıdan ülkeye giren ve üretime yönelik olmayan sıcak parayla ayakta du­rabilen kırılgan bir yapıya büründügünü bildirdi. Hilmioglu,şöyle devam etti:

 

"Tamamiyle dış odakların kontrolünde böylesine bir ekonomik yapı, her tür siyasi ödüne açıktır. Nitekim, üniter devlet ve toplum yapımızı cum­huriyetimizin temel niteliklerini tehdit eden dış ve iç odaklara karşı net tavır almak, uluslararası ilişkilerde bağımsız bir siyaset izlemek, bu ulusal özelligini kaybetmiş ekonomik yapıyla mümkün olamamaktadır."

 

Hilmioglu, Türkiye'deki ekonomik görünümün dünyanın genel görünümünden çok farklı olmadıgını,bu tablonun, kapitalizm liberalizm ve emper­yalizmin dünyada yeniden sorgulanmasına neden oldugunu belirtti. Hilmioglu, "Bu denli çarpık, sosyal sonuçları olan bir ekonomik sistemin yeni­den ve köklü biçimde degerlendirilmesi gerekir" dedi.

 

"Krizin en ağır sonuçlarını Türkiye yaşadı"

 

Kurultaya "Ekonomik Bağımlılığın Göstergeleri ve Analizi" konulu bir bildiri sunan Prof. Dr. Korkut Boratav, 850 milyar dolar cari açık veren ABD'nin, bu açığı nasıl kapatacağının önemli bir sorun oldugunu, yumuşak bir geçiş saglanamama­sı durumunda, dünya çapında bir kriz yaşanabile­cegini belirtti. 2005'te, ABD ve gelişmiş 5 ülke dışında, dünyada cari açık veren tek az gelişmiş ülkenin Türkiye oldugunu söyleyen Boratav, böy­le bir krizin en ağır sonuçlarını Türkiye'nin yaşa­yacağını söyledi.

 

ABD'nin cari açığına karşılık, Çin'in cari fazla verdigini ve çok kısa bir süre içinde ABD ile boy ölçüşebilecek ekonomik güce ulaşacağını öne sü­ren Boratav, Çin'in ABD ile bir hesaplaşmayı gö­ze alması durumunda, bunun da dünyada ekono­mik dengeleri degiştirecegini söyledi.

 

Boratav, Türkiye'de ise en önemli sorunun, serma­ye hareketlerinin denetimsiz giriş ve çıkışları ol­dugunun altını çizerek, ayrıca gelen yabancı ser­mayenin önemli bir bölümünün dogrudan gayri­menkul alımı oldugunu ve bunun reel anlamda, is­tihdam yaratıcı, ülkenin üretim kapasitesini artırı­cı yatırım olarak degerlendirilemeyecegini belirt­ti.

 

Prof. Dr. İzzettin Önder, "Ulusal Bağımsızlık Bağlamında Özelleştirme" başlıklı konuşmasında, özelleştirmenin başka bir türlüsünün olmadığını, özelleştirmenin ancak bu biçimde yapılabileceği­ni, çünkü özelleştirmenin, kamu mülkiyetinin ser­mayeye transferinden ibaret oldugunu vurguladı.

Kamunun ekonomideki yerinin küçültülmesinin de bir özelleştirme olduğunu söyleyen Önder, ka­mu hizmetlerinin daraltılmasının da aynı kapsam­da degerlendirilmesi gerektigini belirtti.

 

"Ulus-devlet korunmalı"

Prof. Dr. Cihan Dura, "Küreselleşme ve Ulus-Devlet" başlıklı bildirisinde, ulus devletin her ne pahasına olursa olsun korunması gerektigini, kü­reselleşmenin ulus devleti ortadan kaldırarak, ser­mayenin daha kolay dolaşmasını sağlamayı amaç­ladığını belirtti. Buna karşı çıkılması gerektigini belirten Dura, Atatürk'ün "hangi bağımsızlık var­dır ki, yabancıların destegi ile gerçekleşmiş ol­sun" şeklindeki sözlerini hatırlattı.

 

Doç. Dr. Cem Somel, "Modernleşme ve İktisadi Bağımsızlık" başlıklı bildirisinde dayanışmacı, toplumsal, etkinligin kara dayanmadığı ve daha adil bir gelir bölüşümü saglayacak iktisat politi­kalarını tasarlamanın ve uygulamanın mümkün oldugunu bildirdi. Somel, "Bunun siyasi tabanı da işçiler, memurlar, küçük toprak sahipleri ve küçük sanayici ve tüccarlardan oluşan emekçi kesimdir" dedi.