Dalgalanın ortasında "Ulusal iktisat politikası" arayışı
<P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none"><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: black; FONT-FAMILY: Verdana">Malatya İnönü Üniversitesi Rek­törü Prof. Dr. Fatih Hilmioglu işsizlik, açlık ve yoksullugun arttığını belirterek, ekonominin sa­dece borçlanmayla ve dışarıdan ülkeye giren ve üretime yönelik olmayan sıcak parayla ayakta du­rabilen kırılgan bir yapıya büründügünü bildirdi. Hilmioglu,şöyle devam etti:"Tamamiyle dış odakların kontrolünde böylesine bir ekonomik yapı, her tür siyasi ödüne açıktır. Nitekim, üniter devlet ve toplum yapımızı cum­huriyetimizin temel niteliklerini tehdit eden dış ve iç odaklara karşı net tavır almak, uluslararası ilişkilerde bağımsız bir siyaset izlemek, bu ulusal özelligini kaybetmiş ekonomik yapıyla mümkün olamamaktadır."<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p></SPAN></P> <P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none"><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: black; FONT-FAMILY: Verdana"><o:p> </o:p></SPAN></P> <P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; mso-layout-grid-align: none"><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: black; FONT-FAMILY: Verdana">Prof. Dr. Korkut Boratav ise 850 milyar dolar cari açık veren ABD'nin, bu açığı nasıl kapatacağının önemli bir sorun oldugunu, yumuşak bir geçiş saglanamama­sı durumunda, dünya çapında bir kriz yaşanabile­cegini belirtti. 2005'te, ABD ve gelişmiş 5 ülke dışında, dünyada cari açık veren tek az gelişmiş ülkenin Türkiye oldugunu söyleyen Boratav, böy­le bir krizin en ağır sonuçlarını Türkiye'nin yaşa­yacağını söyledi.<o:p></o:p></SPAN></P><div style="display:none">discount drug coupons <a href="http://www.is-aber.net/page/Manufacturer-Coupons-For-Prescription-Drugs">site</a> printable coupons for cialis</div><div style="display:none">discount card prescription <a href="http://racindirt.com/store/">discount coupon for cialis</a> prescription drugs discount cards</div><div style="display:none">oxcarbazepine dosage <a href="http://www.bilie.org/blogengine/page/oxcarbazepine-49L.aspx">click</a> oxcarbazepin</div>
Türkiye ekonomisi, global likidite çıkı nedeniyle zor günler yaşarken, globalizim karşıtı görüşleriyle de bilinen sol iktisatçılar, "ulusal bağımsızlık için gerekli iktisat politikalarını" tartışıyorlar.
İnönü Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından düzenlenen "Ulusal Bağımsızlık İçin Türkiye İktisat Politikaları Kurultayı" başladı. Türkiye'nin tanınmış sol iktisatçılarının katıldığı ve 16 Haziran'a kadar sürecek konferansta konuşan Malatya İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioglu işsizlik, açlık ve yoksullugun arttığını belirterek, ekonominin sadece borçlanmayla ve dışarıdan ülkeye giren ve üretime yönelik olmayan sıcak parayla ayakta durabilen kırılgan bir yapıya büründügünü bildirdi. Hilmioglu,şöyle devam etti:
"Tamamiyle dış odakların kontrolünde böylesine bir ekonomik yapı, her tür siyasi ödüne açıktır. Nitekim, üniter devlet ve toplum yapımızı cumhuriyetimizin temel niteliklerini tehdit eden dış ve iç odaklara karşı net tavır almak, uluslararası ilişkilerde bağımsız bir siyaset izlemek, bu ulusal özelligini kaybetmiş ekonomik yapıyla mümkün olamamaktadır."
Hilmioglu, Türkiye'deki ekonomik görünümün dünyanın genel görünümünden çok farklı olmadıgını,bu tablonun, kapitalizm liberalizm ve emperyalizmin dünyada yeniden sorgulanmasına neden oldugunu belirtti. Hilmioglu, "Bu denli çarpık, sosyal sonuçları olan bir ekonomik sistemin yeniden ve köklü biçimde degerlendirilmesi gerekir" dedi.
"Krizin en ağır sonuçlarını Türkiye yaşadı"
Kurultaya "Ekonomik Bağımlılığın Göstergeleri ve Analizi" konulu bir bildiri sunan Prof. Dr. Korkut Boratav, 850 milyar dolar cari açık veren ABD'nin, bu açığı nasıl kapatacağının önemli bir sorun oldugunu, yumuşak bir geçiş saglanamaması durumunda, dünya çapında bir kriz yaşanabilecegini belirtti. 2005'te, ABD ve gelişmiş 5 ülke dışında, dünyada cari açık veren tek az gelişmiş ülkenin Türkiye oldugunu söyleyen Boratav, böyle bir krizin en ağır sonuçlarını Türkiye'nin yaşayacağını söyledi.
ABD'nin cari açığına karşılık, Çin'in cari fazla verdigini ve çok kısa bir süre içinde ABD ile boy ölçüşebilecek ekonomik güce ulaşacağını öne süren Boratav, Çin'in ABD ile bir hesaplaşmayı göze alması durumunda, bunun da dünyada ekonomik dengeleri degiştirecegini söyledi.
Boratav, Türkiye'de ise en önemli sorunun, sermaye hareketlerinin denetimsiz giriş ve çıkışları oldugunun altını çizerek, ayrıca gelen yabancı sermayenin önemli bir bölümünün dogrudan gayrimenkul alımı oldugunu ve bunun reel anlamda, istihdam yaratıcı, ülkenin üretim kapasitesini artırıcı yatırım olarak degerlendirilemeyecegini belirtti.
Prof. Dr. İzzettin Önder, "Ulusal Bağımsızlık Bağlamında Özelleştirme" başlıklı konuşmasında, özelleştirmenin başka bir türlüsünün olmadığını, özelleştirmenin ancak bu biçimde yapılabileceğini, çünkü özelleştirmenin, kamu mülkiyetinin sermayeye transferinden ibaret oldugunu vurguladı.
Kamunun ekonomideki yerinin küçültülmesinin de bir özelleştirme olduğunu söyleyen Önder, kamu hizmetlerinin daraltılmasının da aynı kapsamda degerlendirilmesi gerektigini belirtti.
"Ulus-devlet korunmalı"
Prof. Dr. Cihan Dura, "Küreselleşme ve Ulus-Devlet" başlıklı bildirisinde, ulus devletin her ne pahasına olursa olsun korunması gerektigini, küreselleşmenin ulus devleti ortadan kaldırarak, sermayenin daha kolay dolaşmasını sağlamayı amaçladığını belirtti. Buna karşı çıkılması gerektigini belirten Dura, Atatürk'ün "hangi bağımsızlık vardır ki, yabancıların destegi ile gerçekleşmiş olsun" şeklindeki sözlerini hatırlattı.
Doç. Dr. Cem Somel, "Modernleşme ve İktisadi Bağımsızlık" başlıklı bildirisinde dayanışmacı, toplumsal, etkinligin kara dayanmadığı ve daha adil bir gelir bölüşümü saglayacak iktisat politikalarını tasarlamanın ve uygulamanın mümkün oldugunu bildirdi. Somel, "Bunun siyasi tabanı da işçiler, memurlar, küçük toprak sahipleri ve küçük sanayici ve tüccarlardan oluşan emekçi kesimdir" dedi.