Fethullah Şebekesinin Bağlantıları!
Fethullah Gulen orgutunun sicrama yapmasiyla, ABD'nin dunyadaki etkinliginin artmasi arasinda bir paralellik bulunuyor.Gulen orgutu, ABD'de Reagan iktidarinda, Sovyetler'i cozmek amaciyla yurutulen ve 1981'de resmilesen "Demokrasi" projesinin bir urunu olarak serpiliyor. Demokrasi projesi, 1970'li yillarda, ABD Ulusal Guvenlik Konseyi'nin belirledigi Yesil Kusak politikasinin bir ust asamaya cikarilmis hali.ABD'nin Celik Cekirdegi, bir yandan en kati Amerikanci askeri diktatorlukleri ayakta tutarken, bir yandan da orgutledigi CIA muhalefetine "insan haklari ve demokrasi" ihraci gorevi veriyordu. "Insan haklari"ndan kasit, tabii ki etnik, dinsel ve kulturel haklardi. Dunyanin her yanini saran din ve mezhep savaslari, mikro miliyetciligin kiskirtilmasiyla milyonlarin canina mal olan milli bogazlasmalar, bu projenin eseridir. Bu projeyi yurutmek icin bir de orgut kuruldu. National Endowment for Democracy. Yani Demokrasi Vakfi. Kisa adiyla NED diye anilan vakfin, CIA'dan daha etkin bir orgut oldugu Newsweek dergisi tarafindan teslim ediliyor.ABD'nin "Project Democracy" si Islam ulkelerinde "ilimli Islam"in gelistirilmesi olarak piyasaya suruldu. Ilimli Islam ideolojisiyle, hem "dinlerarasi diyalog" icin zemin olusturuluyordu, hem de ABD'nin laiklik zemininde yukselen ulusal devletleri tahrip etmesinin araci olarak islev goruyordu. Ilimli sozcugu, Islam fundemantalizminde bir ilimlilik degildi. Seriatin koyu iktidari icin mucadele eden Ilimli Islamci orgutler, ABD yonetimine ve politikalarina karsi "ilimli" olmaliydi. cialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardcialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer couponoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Orgutun kurulusuna harc koyan, 1960'li yillarda donemin uzun sure basbakanlik yapan Suleyman Demirel'dir.
Gulen, uluslararis olcekte faaliyetini, ABD'nin Turkiye'de en guclu oldugu yilda, 1980'de baslatmistir. Devletin icindeki kaynaklari o kadar saglamdir ki, askeri mudahale yapildigi 12 Eylul'den bir gun sonra 13 Eylul 1980'de, hakkindaki operasyon emrini ogrenip kacabilmistir. 12 Eylul yonetimi, bir yandan araniyor iken onu Canakkale Merkez Vaizligi'ne atamistir. 12 Eylul doneminde orgutlenme faaliyetleri katlanarak devam etmistir. Gulen orgutune sicramayi yaptiran, 1986'da yakalanmisken onu Izmir Sikiyonetim Komutanligi kuvvetlerinin elinden alan donemin basbakani Turgut Ozal'dir. Gulen, en buyuk gelismeyi, ABD vatandasligi ve CIA gorevliligi Genelkurmay Askeri Mahkemesi'nce sorusturulan Tansu Ciller'in basbakan oldugu 1993-1997 yillari arasinda yapti.
Gulen orgutu, ABD'de Reagan iktidarinda, Sovyetler'i cozmek amaciyla yurutulen ve 1981'de resmilesen "Demokrasi" projesinin bir urunu olarak serpiliyor. Demokrasi projesi, 1970'li yillarda, ABD Ulusal Guvenlik Konseyi'nin belirledigi Yesil Kusak politikasinin bir ust asamaya cikarilmis hali.
ABD'nin Celik Cekirdegi, bir yandan en kati Amerikanci askeri diktatorlukleri ayakta tutarken, bir yandan da orgutledigi CIA muhalefetine "insan haklari ve demokrasi" ihraci gorevi veriyordu. "Insan haklari"ndan kasit, tabii ki etnik, dinsel ve kulturel haklardi. Dunyanin her yanini saran din ve mezhep savaslari, mikro miliyetciligin kiskirtilmasiyla milyonlarin canina mal olan milli bogazlasmalar, bu projenin eseridir. Bu projeyi yurutmek icin bir de orgut kuruldu. National Endowment for Democracy. Yani Demokrasi Vakfi. Kisa adiyla NED diye anilan vakfin, CIA'dan daha etkin bir orgut oldugu Newsweek dergisi tarafindan teslim ediliyor.
ABD'nin "Project Democracy" si Islam ulkelerinde "ilimli Islam"in gelistirilmesi olarak piyasaya suruldu. Ilimli Islam ideolojisiyle, hem "dinlerarasi diyalog" icin zemin olusturuluyordu, hem de ABD'nin laiklik zemininde yukselen ulusal devletleri tahrip etmesinin araci olarak islev goruyordu. Ilimli sozcugu, Islam fundemantalizminde bir ilimlilik degildi. Seriatin koyu iktidari icin mucadele eden Ilimli Islamci orgutler, ABD yonetimine ve politikalarina karsi "ilimli" olmaliydi.
Pentagon tarafindan Islam cografyasinda "ilimli Islam" hareketinin onderi olarak sayilan Gulen, kendi cemaatine ait Zaman gazetesinin 4 Eylul 1997 tarihli sayisinda yayimlanan aciklamalarinda, Bati ile iliskiler hakkinda su degerlendirmeleri yapti:
Gulen orgutunun gelismesi, sadece bu iklimin dolaysiz sonucu degil. Devlet icinde orgutlenen Amerikanci paralel devletin dogrudan bir mudahalesi var. Gulen'in Ege Ordu ve Sikiyonetim Komutanligi'nca yakalanmasina karsin ayni gun serbest birakilmasiyla, cezaevindeki ulkucu genclerin gruplar halinde Fethullah Gulen orgutune intisap etmeleri ayni doneme rastliyor. Gulen'in, Gladyo'nun tetikcileri Abdullah Catli ve Haluk Kirci'larla iliskisi de 1980'li yillarin sonunda oruluyor. 1980 oncesinde MHP'ye bagli Ulku Ocaklari Dernegi'nin Genel Baskan Yardimcisi Abdullah Catli'nin 1996 yilinda Turkiye'de buyuk yankilara yol acan bir trafik kazasinda ust duzey bir emniyet mensubuyla birlikte olmesiyle, Ozel Harp Dairesi'nin yetistirdigi Gladyo tetikcilerini kamuoyu onune cikarmisti.
Gulen, bu yillarda cezaevinde magdur durumdaki sahipsiz ulkuculere buyuk maddi yardimlarda bulunuyor. Komunizmle Mucadele Dernegi'yle Fethullah Gulen'in ikinci kucaklasmasi bu doneme denk dusuyor. MHP'nin ikiye bolunmesi, Muhsin Yazicioglu'nun Buyuk Birlik Partisi'ni kurmasinda da Fethullah Gulen'in belirleyici rolu saptaniyor.
Buyuk Birlik Partisi'nin militanlari 1990 sinrasindaki butun uluslararasi etnik terror eylamlerinde rol aliyor: Bosna'da, Cecenistan'da, Gurcistan'da, Azerbaycan'da, Kesmir'de ve Sincian'daki seriatci terror militanlarinin kaynagi Buyuk Birlik Partisi oluyor.
Moon Tarikati ve Fethullah Gulen
CIA denetiminde yurutulen bu faaliyetin ilk basarili ornegi Moon tarikati. 1951'de Kore'yi isgal eden ABD, Guney Kore'yi somurgelestirirken bir de Hiristiyan tarikati kurdu. Ve Guney Kore nufusunun yuzde 40'i, Budistlikten vazgecip Hiristiyan oldu. Bu basaridaki en onemli pay, bilinen adiyla Moon tarikatinin. Resmi adiyla anarsak; Birlestirme Kilisesi.
CIA'nin kurdugu Kore CIA'nin Washington temsilcisi Albay Bo Hi Pak da, Moon tarikatinin en guclu ismi. CIA, Moon tarikatini kullanarak Dunya Anti Komunist Ligi'ni orgutledi. Turkiye'de kurulan Komunizmle Mucadele Dernekleri de, Dunya Anti Komunist Ligi'nin uzantilari. Moon tarikati, 1978'de, ABD'de bir Kongre sorusturmasina ugradiysa da etkisini yitirmedi. Reagan doneminde Irangate skandalinda boy gosterdigini goruyoruz. George W. Bush iktidarinda Moon tarikatinin sahibi oldugu Washington Timas gazetesi, neoconservatism ve ABD saldirganliginin baslica araclarindan biri oldu.
Fethullah Gulen'in Turkiye'de yayinlanan Zaman gazetesi ile Washington Times arasinda siki isbirligi artarak suruyor.
Israil ile iliski, ABD acisindan kilit oneme sahip. Graham Fuller'in Islamci hareketi konu alan Kusatilanlar kitabinda, Islamci hareketlerin Bati ile entegrasyon icin yapmasi gerekenlerin basinda Israil ile iyi iliski geliyor.
Gulen'in reklamini degisik yayin organlarinda yapan yazar Hulusi Turgut, 21 Ocak 1998 tarihli Yeni Yuzyil'da bu iliskiyi soyle anlatiyor:
Moon tarikati ile Fethullah Gulen'i birlestiren bir diger isim; Gladyo'nun tetikcisi Abdullah Catli. Catli, 1981 yilinda Dunya Anti Komunist Ligi'nin toplantisina katiliyor. 1992'de Gulen'i ABD'de havaalaninda karsilayan da, Abdullah Catli.
Her dort tarikatin da teorisi, dini yorumlayislari, calisma tarzlari ve hedefleri arasinda olaganustu uyum var. Kuskusuz bunun nedeni, komuta merkezinin ayni olmasi. Hepsi, CIA'nin ortulu faaliyetleri icin kullaniliyor ve yonlendiriliyor.
Osmanli Imparatorlugu'nda orgutlenmek isteyen Hiristiyan Misyonerleri de, once teoloji alaninda egitim veren okullar kurmak istemis, basarili olamayinca, temel bilimler alaninda egitim veren kolejler kurmustu. 1915 yilinda Osmanli cografyasinda, Hiristiyan Misyonerleri'nin Amerika'daki en buyuk orgutu American Board'a bagli 600'den fazla okulu vardi. Amerikan kolejleri, Osmanli Imparatorlugu'nun parcalanmasinda cok onemli roller oynadi. Ataturk, Cumhuriyet'le birlikte bu okullari kapatti. Turkiye, NATO'ya girdikten sonra bu okullar yeniden acildi.
Misyoner kolejlerinde Hiristiyanlik egitimi gizli yapiliyordu. Fethullah okullarinda tarikat egitimi ise yurtlarda ve ogrencilerin barindirildigi "Isik evi" denen apartman dairelerinde yapiliyor. Universiteye girmenin cok zor hale getirildigi Turkiye'de Fethullah Gulen'in kurdugu okullarda, devlet okullarindan daha iyi egitim veriliyor, bu nedenle aileler cocuklarini getirip Fethullah'a teslim ediyorlar. Ancak bu liselerden yetisen cocuklarin tamama yakini, Turkiye Cumhuriyeti'ne, Ataturk'e dusman hale getiriliyor, ABD hayrani yapiliyor.
1992'den itibaren, oncelikle Orta Asya Turk cumhuriyetleri olmak uzere Kafkas ve Balkan cumhuriyetlerinde, "Fethullahci" diye bilinen vakif ve sirketler, art arda kolejler actilar. Ardindan Asya ve Afrika ulkeleri geldi.
Su anda 5 kitada, 52 degisik ulkede 21 ogrenci yurdu, 6 universiteye hazirlik kursu, 257 lise, 21 dil okulu ve 6 universiteleri bulunuyor. Okullar icin bir yilda harcanan paranin toplami, Gulen tarafindan 1 milyar 205 milyon dolar olarak belirtiliyor.
ABD'nin Soguk Savas doneminde, Sovyetler Birligi'ni iceriden cokertmek icin orgutledigi ve buyuk olanaklarla yuruttugu "CIA muhalefeti"nin, Gulen orgutunun onunu actigini saptiyoruz. Sovyet blokuna karsi yurutulen psikolojik savasin en onemli aygiti Hur Avrupa Radyosu, Fethullah Gulen'i bultenlerinin bas konusu yapiyor. Amerika'nin Sesi radyosunun degisik lehcelerdeki Turkce yayinlarinda, Gulen ve misyonu done done ovuluyor.
Osmanli Imparatorlugu topraklari icinde acilan Amerikan kolejleri kime hizmet ettiyse, Gulen'in okullari da ayni hizmeti goruyor. Bu okullar hep CIA'nin ilgi duydugu ulkelerde aciliyor. Okullara ABD'deki Yahudi lobisinin de ilgi duyduguna dikkat cekiliyor.
Dunyadaki uyusturucu merkezlerinden Tayland'in sinirindaki Cenday kentine gidip okul ve yurt acmanin Turkiye acisindan bir anlami bulunmuyor, ama CIA acisindan cok anlamli.
Fethullah Gulen'e bagli Gazeteciler ve Yazarlar Vakfi'nin, 25 Aralik l997 gunu duzenledigi "Ulusal uzlasma, hosgoru ve diyalog" odul toreninde, Cumhurbaskani Demirel'e de "sukran plaketi" verilmisti.
Oysa o tarihte Fethullah Gulen'in okullari basiliyor, Turkiye Cumhuriyeti karsi faaliyetleri nedeniyle hakkinda adli sorusturma yurutuluyordu.
Cumhurbaskani Demirel, irticaya karsi mucadelede devlet kurum ve kuvvetlerinin butunlugunu bozan bu konuma neden geldigi onemliydi.
Demirel'i Fethullah'in odulunu almaya ABD Ankara Buyukelcisi Mark Parris ikna etti.
Mark Parris, Iran'da 8-11 Aralik l997 tarihleri arasinda yapilan Islam Konferansi Orgutu'nun Tahran zirvesinden donusunde Demirel'i ziyaret etti. Demirel, IKO'nun Turkiye'ye karsi tutumunu protesto ederek, zirveyi bir gun once terk etmisti. Parris, Aralik ayinin ikinci haftasinda yapilan gorusmede, Turkiye'nin Ortadogu ve Orta Asya'da "Ilimli Islam"dan yana tavir almasini savundu. Fethullah Gulen'i ovdu.
Turkiye'ye gelir gelmez Demirel ile "on gun icinde uc kez gorustugunu" soyleyen Mark Parris, ABD'nin Celik Cekirdegi'nin has adamlarindan. Beyaz Saray'dan Ankara'ya geldi. Bill Clinton'un yakin ekibi icindeydi. Ulusal Guvenlik Konseyi'nin, Turkiye'yi de kapsayan Yakindogu ve Guney Asya sorumlusu iken Turkiye'ye atandi.
Mark Parris'in Fethullah Gulen'e ilgisi, Ankara'ya geldikten sonra baslamiyor. Gulen'in, ABD'de devlet ricali tarafindan kabul gormesini saglayan da, Mark Parris'in basinda oldugu Yakindogu ve Guney Asya Bolumu'ydu. Fethullah Gulen'in, Beyaz Saray'in yol vermesiyle, ABD'de 14 onemli temasta bulundugu belirtiliyor.
Demirel'e odul toreni icin Gazeteciler ve Yazarlar Vakfi'nin davetiyesini goturen kisinin, ABD'nin eski Buyukelcisi Abramowitz'in mesajini da ilettigi ifade ediliyor.
Tarih, 3 Mart 1997. Yer, Ankara'daki Baskent Ogretmenevi. Onemli bir toplanti yapilmaktadir. Ev sahibi, Milli Egitim Bakanligi Yurtdisi Egitim Ogretim Genel Mudurlugu. Konu, yurtdisinda acilan Turk okullarinin sorunlari. Toplantiya, basta Milli Egitim Bakani Mehmet Saglam olmak uzere bakanligin butun ust duzey burokratlari katiliyor. Dahasi; Basbakanlik'tan, MIT'ten, Disisleri Bakanligi'ndan temsilciler de katilimcilar listesinde. Ve elbet, yurtdisinda okul acmis vakif ve ozel sirket yetkilileri de hazir.
Sira, Ozbekistan'daki 18 okulun sahibi gozuken Silm A.S.'nin yetkilisi Mehmet Mesut Ata'ya gelir. Bu okullar da, "Fethullahcilara ait" diye bilinmektedir. Ata, bircok talebini dile getirir. Sozlerini Amerika'nin Ozbekistan'daki bir uygulamasini ornekleyerek baglar. MEB'in yayimladigi Yurtdisinda Acilan Ozel Ogretim Kurumlari Temsilcileri-Ikinci Toplantisi adli kitabin 63-64. sayfalarindan okuyalim:
Ozbekistan'da diplomatik pasaportla bulunan ABD'li "ogretmen"lerin cogu, Fethullah Gulen cemaatinin okullarinda calismaktaydilar. Ingilizce dil "ogretmeni" olarak gosterilmislerdi.
Kirgizistan'da da 50-60 kadar Amerikali "ogretmen" vardi. Bunlar da diplomatik pasaportluydu. Ve Kirgizistan'da "Fethullahci" diye bilinen okullarda "ogretmenlik" yapiyorlardi.
Fethullah Gulen'in okullari, egitim dili olarak da Turkceyi degil, Ingilizceyi kullanmaktadir. Ozellikle hazirlik siniflarinda haftalik ortalama 24 saati bulan Ingilizce derslerine, cogu okulda ABD'li ve Ingiliz "ogretmenler" giriyor.
Amerikali kaynaklar, bu pasaportlarin CIA'nin talimatiyla duzenlendigine isaret ediyorlar.
ABD Adalet Bakanligi'na yakin kaynaklar, ogretmenlere resmi pasaport verilmesi konusunda Aydinlik'a su bilgiyi verdiler:
Amerikan burokrasisinde normal olmayan durumlara sikca rastlanabiliyor. Ancak bu tur olaganustu uygulamalar, devreye gizli servislerin girmesiyle mumkun oluyor. Gulen'in okullarinda gorevlendirilen ogretmenlerin, ABD Egitim Bakanligi'nin ilgili komisyonunda dinlenmeden resmi pasaport almalari icin, CIA'nin devreye girdigi belirleniyor. 10
Fethullah Gulen tarikatinin, ABD'nin bolgedeki "Sivil Toplum Kurulusu" oldugu belirtiliyor.
Dergi, Gulen'i yerine oturtuyor:
Irak'in Kuzeyinde Fethullah Okulu
1994 yilinda faaliyete gecen Ozel Isik Koleji'nin 140 ogrencisi, 16 personeli bulunuyor. 1995 yilinda kurulan Isik Turk Dil Merkezi'nde iki kisi calisiyor. Ozel Nilufer Koleji ise 1996 yilinda faaliyete gecti. 44 ogrencisi, 8 personeli bulunuyor.
PKK'ya 15 Bin dolar Verdi
PKK'nin okula mudahalede bulunmama kosulu, Fethullahcilar'in Turkiye Cumhuriyeti devletinin sivil ve askeri istihbarat personelini okula sokmamasiydi. Fethullahcilar'la PKK, Turkiye'ye karsi bir ittifak olusturmuslardi. Nitekim CIA, okulu us olarak kullandi. PKK'nin de buna bir itirazi olmadi. Bunun karsiliginda okul, faaliyete basladi. Okulun ogrencileri, Turkmen ve Kurt asiretlerinin zengin kesiminin cocuklarindan olustu.
Fethullahcilarin PKK'ye yardimi, butun ayrintilariyla Genelkurmay istihbarati tarafindan saptandi.
Okullarin bir baska kullanimi var ki, hic bilinmiyor. Fethullahcilar, okullar araciligiyla kara para akliyor ve yasadisi para transferi yapiyorlar.
Baslangici soyle, Rusya ve Dogu Bloku ulkelerinden yabanci doviz cikartilamiyordu. Doviz kitti. Orta asya ulkelerinin parasiyla ticaret yaparsaniz da zarar ediyorsunuz. Cunku o paralar surekli ve cok hizli deger kaybediyor.
Fethullahci okul yoneticileri, isadamlarina "komisyon karsiliginda" ticaretten kazandigi dolarlari Rusya'dan cikariyorlar. Sistem soyle calisiyor: Yabanci ulkelerdeki okullar, kâr amaci gutmeyen vakiflar tarafindan kuruluyor. Bu ulkelerin cogunda, bu tur vakiflar mali denetimin disinda. Turkiye'den goturulen ogretmenlere, 12-15 bin dolar arasinda maas odeniyormus gibi gosteriliyor. Bu para, Turkiye'ye transfer ediliyor. Turkiye'de de ogretmenlerin hesabina 500-600 dolar yatiriliyor. Geriye kalan, ilgili yerlere aktariliyor.
Fethullahcilar, Asya Finans'i kurmadan once yurtdisindaki islerini Faysal Finans araciligiyla yurutuyorlardi. Son donemde, Faysal Finans'la sorunlar ciktigi ve bu yuzden Asya Finans'in kurulmasina karar verildigi belirtiliyor. Gulen, Para dergisinden Gulcin Tahiroglu'na Asya Finans'in kurulus gerekcesini soyle acikliyor:
Asya Finans'in kurulus karari verilince, kisa surede 2 trilyon toplaniyor. Ilk toplantilara Fethullah Gulen de katilmis. Katilisini, "Arkadaslarimiz bunu bir ugur saydilar" diye acikliyor.
Bircok bolgede, yerel yoneticilerin cocuklarini Ingilizce egitim vermesi nedeniyle bu okullara gonderdigine dikkat cekilerek, Fethullah Gulen okullarindan yetismis ve bazi yerel devlet dairelerinde calisan kadrolarin da onemli bir tehlike olarak goruldugu belirtiliyor.
Moskova'da yayimlanan Nezavisimaya gazetesi, Haziran 2000'de Fethullah Gulen'in Rusya'daki taraftarlarinin iktidar organlarina sizdigini yazdi.
Soz konusu okullarin once Rusya'nin Turkce konusan bolgelerinde kuruldugunu bildiren Nezavisimaya, Tataristan'da 8, Baskirdistan'da 4, Karacay-Cerkez, Cuvasya ve Yakut-Saha'da da birer okul bulundugunu yazdi.
Astrahan ve Dagistan'da da lise ve kolejler bulundugunu yazan Nezavisimaya, bu okullarin Nurcular, Serhat, Toros, Palandoken, Feza ve Cag Ogretim International gibi degisik adlardaki Turk sirketleri tarafindan finanse edildigini bildirdi.
Gazetedeki yazida, okullarda "radikal Islam ve tek Islam devleti kurulmasi propagandasi" yapildigi belirtilerek, bu kuruluslarin denetlenmesini istendi.
Rusya'nin Baskirdistan Ozerk Cumhuriyeti'nde Fethullah Gulen okullarindaki 10 ogretmen Haziran 2003'te sinirdisi edildi. Ayrica Baskirdistan Milli Egitim Bakanligi'nin sinirdisi edilen ogretmenlerin gorev yaptigi okulu kuran 'Serhat' vakfi ile tum anlasmalarini iptal ettigi de belirtildi. Bu olaydan sonra, Buryatya Cumhuriyeti'nde de, Fetullah Gulen okulu hakkinda sorusturma baslatildi.
Milliyet gazetesi Moskova muhabiri Cenk Baslamis, 7 Eylul 2003 tarihli haberinde, Rusya'da Fethullah Gulen okullarinin temsilcisi konumundaki Tolerans Vakfi Baskani Mustafa Kemal Sirin'in sinirdisi edildigini duyurdu. Tolerans Vakfi Baskani Sirin, Rusya'nin Turk okullariyla baglantili olarak simdiye kadar sinirdisi ettigi en ust duzeydeki temsilci."
Yine ayni haberde Rusya Federal Guvenlik Servisi FSB'nin Baskani Nikolay Patrusev'in yaptigi aciklamanin ardindan, Rusya Egitim Bakanligi'nin Fethullah Gulen okullarina karsi kapsamli bir sorusturma baslattigi belirtiliyor. Bu cercevede Rusya'nin degisik bolgelerinde 10'a yakin okul kapatilirken, 50'den fazla Turk vatandasi sinirdisi edildi.
AKP hukumetinin olusturulmasinda Fethullah Gulen, CIA'nin basyardimcisi idi. Tayyip Erdogan'in parti kurmasinda ve Erdogan'in TUSIAD ile baglanti kurmasina araci oldu. Fethullahcilar secimlerde AKP icin olaganustu caba gosterdi, buyuk paralar aktardi. Tayyip Erdogan Naksibendi muridi olmasina karsin, kabinesini bir tarikatlar koalisyonu olarak kurdu. Hukumete, Fethullah tarikatina bagli dort bakan aldi:
Devlet Bakani Mehmet Aydin,
Turizm Bakani Erkan Mumcu,
Milli Egitim Bakani Huseyin Celik
Ekonomi Bakani Ali Babacan.
Disisleri Bakani ve Basbakan Yardimcisi Abdullah Gul de, Fethullah tarikatiyla yakin bagini her donem surdurdu. Gul'un bakanligindan sonar Fethullahci kadrolar Disisleri Bakanligi'nda yukseltildiler.
Ekonomi Bakani Ali Babacan, Fethullah Gulen'in isadamlari orgutu ISHAD ile yakin bagi bulunuyor. Disisleri Bakani Abdullah Gul 7 Nisan 2004 gunu, Ekonomiden Sorumlu devlet Bakani Ali Babacan ise 21 Eylul 2004 gunu ISHAD uyeleriyle yemekli toplantida bulustu.
Fethullah Gulen'e bagli isadamlari AKP hukumeti tarafindan kayiriliyor. Banka kredileri, ve devlet tesviklerinden oncelikli olarak yararlandiriliyorlar. Erdogan'in yurtdisi gezilerine katiliyorlar.
AKP iktidarinda oncelikle Icisleri, Milli Egitim, Maliye, Disisleri bakanliklari burokrasisi Fethullah Gulen tarikatinin egemenligine sokuldu.
AKP hukumetinin Adalet Bakani Cemil Cicek de, davalari devam etmesine, hakkinda giyabi tutuklama karari olmasina karsin Fethullah Gulen'in Turkiye'ye gelmesinin onunde bir engel bulunmadigini soyledi.
1962 dogumlu Enver Yusuf, Cin'den Suudi Arabistan'a kacti. 1983-1985 yillarinda Turkiye'de ikamet etti. Turani soyadini Turkiye'de iken kullanmaya basladi. Istanbul'da dil ogrenmek icin kaydoldugu Ingiliz Kultur kanaliyla ABD'ye gonderildi. 1998 yilinda ABD vatandasi oldu.
Turkiye'ye getirildiginden bu yana Fethullah Gulen orgutuyle icice. Enver Yusuf, ABD'de "Dogu Turkistan Ozgurluk Merkezi"ni kurdugunda Fetullah Gulen tarikatinin yayimladigi Zaman gazetesi 25 Kasim 1996'da tam sayfa roportaj yayimladi ve Enver Yusuf'u Uygurlarin ABD'deki lideri gosterdi.
Uygur orgutleri arasinda fazla agirligi bulunmayan Enver Yusuf'un "basbakan" atanmasinda. Fethullah Gulen tarikati ile baginin kilit onemi var.
Enver Yusuf, Fethullah Gulen'in Papa ile bulusmasinda on ayak olan ve gorusmede cevirmen olarak bulunan Rustu Kalyoncu ile ortak. Rustu Kalyoncu, 1931 Izmir dogumlu Hukuk Fakultesi mezunu. Izmir'de ticaret yapan agabeyi Fethullah'in en onemli maddi destekcilerinden biri. Rustu Kalyoncu, uzun yillardir ABD'de bulunuyor. Bir donem Amerikan Adalet Bakanligi'nda calisti. Fethullah Gulen'in CIA ve Pentagon'la baglantilarini surduruyor.
Kukla hukumet tezgahinin her boyutunda Fethullahcilar devrede. Fethullah'in Virginia'da kurdugu Amerikan Turk Dostluk Dernegi de (American Turkish Friendship Association) kukla hukumetin ilk toplantisinin duzenlendigi Fairfax Kutuphanesi'nin kiralanmasinda rol aldi
Kukla hukumetin Turkiye Cumhuriyeti vatandasi uyeleri Ismail Cengiz, Abdulveli Can, Hizirbek Gayretullah'in da Fethullah teskilati ile yakin bagi var.
Kukla Hukumetin "Basin Sozcusu" ve "Turizm Bakani" Ismail Cengiz, Dogu Turkistan Gocmen Dernekleri binasinda basin toplantisi yapti. Aydinlik'in, “AKP hukumetiyle gorusuldu mu? sorusuna, Cengiz su cevabi verdi. “Sahsi dostlarim var. Onlarla konustum. Avrasya’yi; Cin’i, Rusya’yi iyi taniyan hocalar var, arastirma merkezleri var onlara danistim.”