Ahlakı çökerttiler
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyelerinden Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Edibe Sözen, Hollanda’da düzenlenen “İslam, Kadın ve Medya” konusu toplantıda, Türkiye’nin 1980’li yılların sonundan itibaren hızla dindarlaştığını, ancak bu dindarlaşmanın gereklerini yerine getiremediğini söyledi. Toplumun her kesiminde yasa dışı eylemlere yönelmenin, adaletsizliğin, sahtekarlığın, ahlaksızlığın ve hilenin arttığını belirten Prof. Dr. Sözen, bütün bunların dindarlaşan bir toplumda aksine azalması gerektiğine dikkati çekti. new prescription coupons sporturfintl.com online cialis couponssymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenabuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plus
AMSTERDAM
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyelerinden Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Edibe Sözen, Hollanda’da düzenlenen “İslam, Kadın ve Medya” konusu toplantıda, Türkiye’nin 1980’li yılların sonundan itibaren hızla dindarlaştığını, ancak bu dindarlaşmanın gereklerini yerine getiremediğini söyledi.
Prof. Dr. Sözen, Deventer kentinde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü çerçevesinde Avrasya Vakfı tarafından düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye’de son 15 yılda, din olgusunun günlük yaşama bütün yönleriyle her zamankinden çok daha yoğun bir şekilde girdiğini belirtti. Başta türban tartışmaları olmak üzere, basın yayın organlarıyla eğitim kurumlarıyla değişik düzeydeki örgütlenmelerle dinin, Türkiye’deki insanların gündeminde daha çok yer aldığını anlatan Prof. Dr. Sözen, bütün bu gelişmelerin kültürel bir alt yapısınınsa oluşturulamadığını kaydetti.
Toplumun her kesiminde yasa dışı eylemlere yönelmenin, adaletsizliğin, sahtekarlığın, ahlaksızlığın ve hilenin arttığını belirten Prof. Dr. Sözen, bütün bunların dindarlaşan bir toplumda aksine azalması gerektiğine dikkati çekti. Prof. Dr. Sözen, haksızlık ve adaletsizlik karşısında sessiz kalınmasını Müslümanlık anlayışıyla bağdaştıramadığını da vurguladı ve dindarların, gerek Türkiye’de gerekse başka ülkelerde günümüzde birer aktör rolü oynamaktan öte bir varlık gösteremediklerini söyledi.
Prof. Dr. Sözen, dünyanın birçok ülkesinde kadınlara yönelik her türlü zorbalık ve işkencenin yapılmasına rağmen, buna tepkisiz kalındığını belirtti ve dinin, sosyal yaşamda olması gereken gücünün gösterilemediğini anlattı.
Ticari meta
Prof. Dr. Sözen, kadının gerek Türkiye’de gerekse dünyanın diğer ülkelerinde genel olarak olumsuzluklarıyla medyaya taşındığını, medyanın kadını ticari bir araç olarak gördüğünü ve kullandığını belirtti.
Son yıllarda yine Türkiye’de medyanın, popüler din adamları aracılığıyla İslam ve kadın konusunu sıkça gündeme getirdiğini de anımsatan Prof. Dr. Sözen, medyanın yaklaşımının, kadını yalnızlaştırdığını, onun yaşamını olumlu yönde etkileyecek bir çaba ve düzenleme içinde olmadığını anlattı.
“Kadın, Türk medyasında da dünya medyasında da hem baştan çıkaran hem de baştan çıkarılandır. Reklamlar, kadın programları, dergi kapakları, magazin basını, adeta kadın bedenine odaklanmıştır” diyen Prof. Dr. Sözen, toplumdaki ahlak çöküntüsünde, kadını ticari meta olarak kullanan medyanın, özellikle de televizyonların önemli pay sahibi olduğunu kaydetti.
“İslam dininde kadın-erkek ayrımcılığı yok”
Toplantıya, Diyanet İşleri Başkanlığı adına katılan Ayşe Sucu da, Kur’an’ı Kerim’de kadının nasıl tanımlandığı konusunda bilgi verdi.
İslam Dini’nin kadın erkek ayırımcılığını kabul etmediğini vurgulayan Sucu, kadın ve erkeğin eşit yaratıldığını, hak ve sorumluluklarının da eşit olduğunu, yalnızca yaşamı anlamlandırmada farklı roller üstlendiklerini anlattı.
Teolog Mualla Kaya da, Hollandalıların, Müslüman kadınların konumunu değerlendirirken, daha çok entegrasyon kaygısıyla yaklaştıklarını ve bunu yaparken de Müslümanların sahip oldukları kültürel değerler ve özelliklerden çok, İslam’ın özelliklerini öne çıkarmaya çalıştıklarını belirtti.
Toplantıya katılan Deventer Başkonsolosu Orhan Ertuğruloğlu da, günümüzde uygarlaşma ölçütlerinden birinin de kadın hakları olduğunu vurguladı.
Ertuğruloğlu, bu açıdan Türkiye’nin diğer İslam ülkelerinden çok ileride olmasına rağmen, hala bu alanda alacağı mesafe bulunduğunu söyledi.
11 Eylül 2001’den sonra kadının İslam içindeki konumunun sıkça yabancı basının gündemine geldiğini ve hep olumsuz yönleriyle manşetlere taşındığını anlatan Ertuğruloğlu, bu gelişmelerin de Avrupa kamuoylarında önyargıları artırdığını kaydetti.
Deventer Merkez Camii Konferans salonunda yapılan toplantıya, çok sayıda vatandaş katıldı. (a.a)