12 bölgeli federalizm, AKP hükümetince “Kalkınma Ajansları” adı altında uygulanmak isteniyor.
Türkiye parçalanacak Avrupa Birliği’nin baskılarını gerekçe gösteren AKP, geniş yetkilerle donattığı Kalkınma Ajansları ile Türkiye’yi eyaletlere bölüyor. Vatansever aydınlar, bu projenin Türkiye’yi parçalayacak federalizmin altyapısını oluşturduğunu belirterek şiddetle karşı çıkıyorlar. Yeni başkent, Brüksel OsmanlI döneminde de dayatılan projenin uygulamaya girmesi halinde, Ankara’nın başkentliği kağıt üstünde kalacak. Bölgeler, yabancı ülkelerle direkt temasa geçebilecek ve yatırımlar için AB başkenti Brüksel’e yönelerek kaynak arayışına girebilecekler... Eyalet sistemini öngören Bölgesel Kalkınma Ajansları`nın kapsadığı iller açıklandı. Ülkede federalist bir yapılanmayı amaçlayan AKP iktidarı, bu yönde en önemli adımını attı. Eyalet sistemini öngören Bölgesel Kalkınma Ajansları’nın kapsadığı iller açıklandı.oxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
Avrupa Birliği’nin bir dayatmasını daha hayata geçiren AKP, Türkiye’yi 12 bölgeye böldü. İktidar federalist yapılanmayı Bölgesel Kalkınma Ajansları adı altında gerçekleştiriyor. Bu ajansların ilk planda İzmir ile Adana-Mersin’de kurulması ve yıl içinde hayata geçirilmesi öngörülüyor. Türkiye genelinde 12 bölgede kalkınma ajansı kurulması planlanıyor. Söz konusu iki kalkınma ajansına ilişkin kararnamenin çıkmasından itibaren, 1 ay içinde Kalkınma Kurulu’nun toplanması ve İzmir’de kurulacak ajans için 3 özel kesim temsilcisini seçmesi öngörülüyor. Bunun ardından, kalkınma ajansları yönetim kurullarının eğitimi için DPT tarafından eğitim programı düzenlenecek, daha sonra da bu kuruluşların personel yönetmelikleri yürürlüğe girecek.
Ajansın görevleri
Ulusal düzeyde koordinasyonu DPT tarafından sağlanacak ajansların yerel yönetimlerin planlama çalışmalarına teknik destek sağlamayı amaçladığı ifade edili-yor. Ajanslar, bölge plan ve prog-ramlarının uygulanmasını sağlayıcı faaliyet ve projelere destek olacağı öne sürülürken, bölgenin kırsal kalkınma ile ilgili kapasitesinin geliştirilmesine katkıda bulunacağı ve bu kapsamdaki projelere destek vereceği kaydediliyor
Avrupa Osmanlı’ya dayatmıştı
Prof. Dr. Ümit Özdağ: Kalkınma bölgeleri, mali kaynak sorunlarını aşabilmek için kısa zamanda Anakara’dan Brüksel’e dönebileceklerdir
Bölgesel Kalkınma Ajansları’nı 24 Ocak 2006’da Yeniçağ’da yayınlanan yazısında analiz eden Prof. Dr. Ümit Özdağ, federalizm doğrultusunda büyük bir adım atıldığı uyarısında bulunmuştu. İşte Özdağ’ın o yazısı: “Bugün TBMM’de çok önemli yasa tasarısı görüşülecek. Tasarının görüşüleceği ile ilgili bir tek haber Yeni Çağ gazetesinde çıktı. Taradığım bir çok gazete de tek satır yoktu. Oysa bu tasarı ile Türkiye Cumhuriyeti’nin milli devlet karakteri büyük ölçüde değiştiriliyor, AKP iktidarının federalizm doğrultusunda büyük bir adım daha atması sağlanacak :eğer bu yasa geçer ise Türkiye’ye getireceği felaketler karşısında AKP’li milletvekillernin çocukları ve torunları Babaları ve dedelerine “Baba/Dede sen o gün nerede idin ve nasıl oy kullandın” diye soracaklardır. Bu yasa tasarısının adı “Kalkınma Ajanslarının Kuruluşuyla İlgili Yasa”. Bu yasa tasarısını okuyunca insanın aklına, Türk milliyetçiliğinin aksakallarından Kemal Cabioğlu beyefendinin önümüzdeki günlerde yayınlanacak olan “Ekonomide Kurtuluş Savaşı” adlı kitabında dikkat çektikleri gibi 20.06.1913 tarihinde Osmanlı’nın Avrupa baskısı ile yayınladığı bir genelge geliyor. Sadrazam Sait Halim Paşa’nın genelgesi şöyle Madde 1: Geçici vilayet kanununa göre, vilayet meclislerine, mahalli işler için karar alma, yetkisi verilmiştir. Vilayetlerin ayrıca bütçeleri olacaktır. Memurların görev ve yetkileri geliştirilmiştir. Madde 9: Bu kararname ile vilayet merkezlerine geniş ölçüde borçlanmak imkanı sağlanmıştır. Madde 10: Fransız Bomparti paşa’nın başkanlığı altında, her vilayete oraya ne kadar jandarma gerektiğini tespit etmek üzere müfettişler yollanmıştır.
Yetkileri geniş
Kalkınma Ajanslarının ruhu da 1913 tarihli genelgeye çok benziyor. Türk kamu yönetimi ile ilgili çalışmaları ile tanınan Prof. Dr. Birgül A. Güler, Menaf Turan tarafından derlenen “Bölge Kalkınma Ajansları-Nedir, Ne Değildir?” adlı kapsamlı kitabın ön sözünde bugün TBMM’de görüşülecek yasa ile ilgili aşağıdaki tespitler de bulunuyor. 25 Nisa 2003’de Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı taslağı 25 maddesi, Bölge kalkınma Ajanslarının kurulmasını gündeme getirmiştir.
Federalist zihniyet ile hazırlanmış yasa tasarısına toplumun bütün katmanlarından yükselen tepki üzerine AKP hükümeti geri adım atmış ve tasarıyı gündemden düşürmüştür. Ancak, AKP Hükümeti kurnazlık yaparak, yasa tasarısını parça parça geçirmeye çalışmıştır. Bu çerçevede Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nü kapatan yasa çıkarılmıştır. İkinci adım olarak, başındaki “Bölge” kavramı çıkarılarak, “Kalkınma Ajanslarının Kurulması hakkında Kanun Tasarısı” TBMM Başkanlığına verilmiştir. 19 Ocak 2005’de Başkanlığa verilen tasarı, 28 Ocak 2005’de Komisyonlara sevk edilmiştir. Tasarı ile kurulması öngörülen Kalkanma Ajansları ile Türkiye “26 Kalkınma Bölgesine” bölünecektir. Bu çerçevede Edirne, Kırklareli, Tekirdağ bir bölge, İstanbul tek başına bir bölge, Çanakkale, Balıkesir bir bölge, Manisa, Uşak, Kütahya Afyon bir bölge şeklinde bölünmeler ile 26 eyalet alt yapısı oluşturulmak istenmektedir. Kalkınma Ajansları, tüzel kişiliğe sahiptir ancak ne özel ne de kamu tüzel kişiliğine sahip değildirler. Özel hukuk çerçevesinde çalışacak olan ajansların görevi “bölgelere yabancı sermaye çekmek” olarak tanımlanmıştır. Geniş kamu yetkileri ile yetkilerle donatılmış Ajanslar, bölgeye yatırım yapacak kişi veya şirketlerin başvuru işlemeleri için tek yetkilidir ve işlerin hızla yürümesini sağlayacaklardır.
AB kaynaklı
Ajans gelirlerinin bir kısmı devlet bütçesinden sağlanacaktır. Ajanslarda halen devlet kuruluşlarında çalışan memurlar görev alabileceklerdir. Bu ajanslar ayrıca bölge kalkınma planlarını hazırlayacaklardır. Yabancı sermaye için kurulduğu söylenen bir ajansın bölge Kalkınma planını nasıl hazırlayacağı ayrı bir tartışma meselesidir. Prof. Güler’e göre bu özelliği ile kalkınma Ajansları, “bölge idareleri” niteliği ile ön plana çıkmaktadırlar. Kalkınma Ajansları tasarısı, 20.06.1913 genelgesi gibi bir dış dayatmadır. AB kaynaklıdır. AB, bir süre önce “bölgeler arası eşitsizliği” giderme programlarını geri plan iterek, “bölgeler arası rekabet” anlayışına dayanan “ Bölge Kalkınma Ajansları” tasarısını gündeme getirmiştir. Bölgeler arası rekabet anlayışının iki sonucu vardır. Birincisi, hem planlamada hem uygulamada denetim özel sektörde olacaktır. İkincisi, bölge ekonomisi yabancı sermaye denetimine girecek şekilde mutlak serbestleşmeye itilecektir.
Felakete sürükleniyoruz
Bölgeler arası rekabet anlayışı üzerine kurulan Kalkınma Bölgeleri emek maliyetlerinin düşük tutulması ve doğal kaynakların sonuna kadar istismar edilmesi anlayışı üzerine kurulan bir yaklaşımla, bölge içinde emek-sermaye çatışmasını hızlandıracağı gibi, milli kaynakların yabancı sermaye tarafından istismarını da kolaylaştıracaktır. Kalkınma Bölgeleri, mali kaynak sorunlarını aşabilmek için kısa zamanda Anakara’dan Brüksel’e dönebileceklerdir. Prof. Dr. Güler’in bu tespitlerine muhakkak eklenmesi gereken hususta Türkiye’ye yönelik AB ve ABD kaynaklı federasyon baskılarına büyük bir hız kazandıracağı noktasıdır. Özellikle Güneydoğu Anadolu’da AKP iktidarının kanunları uygulamaması sonucunda terbiyesizlikleri zirveye çıkmış olan örgütçü-şehir teröristi sözde yerel yöneticiler, Kalkınma Ajanslarını üniter devlete karşı ayaklanmak için bir vasıta olarak kullanacaklardır. Türkiye AKP tarafından bir felakete doğru sürükleniyor. Türk milleti Anadolu’da kendisine karşı hazırlanan bir komplonun olduğu hissi içinde kendisine önderlik edecek kadroların arayışını sürdürürken, önümüzdeki yıllarda kaçınılmaz olarak gerçekleşecek olan Milli Mücadeleye hazırlanıyor. Türk milliyetçisi aydınlar, bürokratlar ise hala kızgın, kırgın, ne yapacağını bilmez olduklarını söylüyorlar. Bu ne yapacağını bilmezlik daha ne kadar sürecek?”
Kalkınma Ajansları’nın kapsadığı iller şöyle:
TR1: İstanbul
TR10: İstanbul
TR2: Batı Marmara
TR21: Edirne, Kırklareli, Tekirdağ
TR22: Balıkesir, Çanakkale
TR3: Ege
TR31: İzmir
TR32: Aydın, Denizli, Muğla
TR33: Afyonkarahisar, Kütahya, Manisa, Uşak
TR4: Doğu Marmara
TR41: Bilecik, Bursa, Eskişehir
TR42: Bolu, Düzce, Kocaeli, Sakarya, Yalova
TR5: Batı Anadolu
TR51: Ankara
TR52: Karaman, Konya
TR6: Akdeniz
TR61: Antalya, Burdur, Isparta
TR62: Adana, Mersin
TR63: Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye
TR7: Orta Anadolu
TR71: Aksaray, Kırıkkale, Kırşehir, Niğde, Nevşehir,
TR72: Kayseri, Sivas, Yozgat
TR8: Batı Karadeniz
TR81: Bartın, Karabük, Zonguldak
TR82: Çankırı, Kastamonu, Sinop
TR83: Amasya, Çorum, Samsun, Tokat
TR9: Doğu Karadeniz
TR90: Artvin, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize, Trabzon
TRA: Kuzeydoğu Anadolu
TRA1: Bayburt, Erzincan, Erzurum
TRA2: Ağrı, Ardahan, Iğdır, Kars
TRB: Ortadoğu Anadolu
TRB1: Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli
TRB2: Bitlis, Hakkari, Muş, Van
TRC: Güneydoğu Anadolu
TRC1: Adıyaman, Gaziantep, Kilis
TRC2: Diyarbakır, Şanlıurfa
TRC3: Batman, Mardin, Şırnak, Siirt.
Baydemir’in beklentisi!..
Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir, geçtiğimiz günlerde “Şırnak’ta çıkarılan kömür, Batman’da çıkarılan petrol ve GAP’taki barajlardan elde edilen enerji gelirinin bir kısmı bölgede kullanılmalıdır” ifadelerini kullanmıştı.