AB'nin etnik kalkışma ajansları! - Arslan Bulut
Bölgesel Kalkınma Ajansları ile ilgili olarak AB ve Erdoğan hükümeti, Türkiye'yi 26 bölgeye bölmüştü. Fakat Mimarlar Odası'nın eleştirisi göz önüne alınarak Türkiye 12 bölgeye ayrılmış durumdadır. Ajanslar, DPT Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile kurulacak ve eleman alacak. *** Ankara Üniversitesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Anabilim Dalı Kent ve Çevre Bilimleri doktora öğrencisi Gökhan Çalt, "Bölgeselleşme ve Avrupa Birliği'nin bir aracı olarak Bölge Kalkınma Ajansları" başlıklı incelemesinde özetle şu bilgileri veriyor: "Küreselleşme, küresel burjuvazinin yönlendirdiği bilinçli bir çabadır. Amaç sermayenin serbest dolaşımını sağlayarak serbest piyasa sisteminin küresel çapta egemen kılınmasıdır. Bunları gerçekleştirmek için çeşitli ilkelerden, süreçlerden yararlanılmaktadır. Bunlar liberalleşme, regülasyon, deregülasyon, bireyselleştirme ve özeksizleştirmedir. Küreselleşmeyi sağlayacak yönetişim araçlarından biri de küresel bir model olarak geliştirilen Bölgesel Kalkınma Ajanslarıdır. cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciediscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialissymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenaclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilobuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusdiscount card prescription discount coupon for cialis prescription drugs discount cards
AB ise 1996 yılından beri Türkiye'ye idari vesayet ilkesini kaldırması ve yerine yerellik ilkesini Anayasaya geçirmesi için baskı yapmaktadır. Bu ilkenin idari örgütlenmenin temel ilkesi olması istenmektedir.
Birlik Bölgeler Avrupası deyimini ortaya atmıştır. Bunun sebebi geleceğin Birleşik Avrupası'nda Avrupa vatandaşlarının kendilerini ulus devlet kimliğinden çok yaşadıkları kent ve bölgelerdeki kimliklerle bağdaştırarak tanımlamalarını sağlamaktır. Bu bölgeselleşme sayesinde Birlik yerel birimlerle doğrudan bağlar kurarak yavaş yavaş Avrupalılık bilinci oluşturacaktır. Böylece ulusal kimlikler yok edilip veya pasifleştirilip ABD'ye benzer şekilde, federasyondan oluşan bir Avrupa Devleti kurulacaktır.
Türkiye, 2003 yılı Katılım Ortaklığı Belgesinde de Avrupa Birliği'ne kısa vadede bölgesel idari yapılar kurulması ile ilgili mevzuatın değiştirilmesini garanti etmiştir.
Türkiye'de Bölgesel Kalkınma Ajansı kurulması, AB istediği içindir. Bölgesel Kalkınma Ajansları ile küreselleşmenin istediği Pazar yaratılacak ve bu bölgelerin kaderi çizilecektir.
Oyunun kuralları baştan ortaya konulmuştur. Bu kumarhanede her zaman kumarı oynatan kazanacaktır."
***
Biliyoruz ki, Türkiye'de 1960'larda bölgesel kalkınma planları yapılmasını Turgut Özal gündeme getirmiştir. Özal, Güneydoğu için hazırladığı Tennesse eyaleti modeli kalkınma planını dönemin Başbakanı İsmet İnönü'ye sunmuş, İnönü uzun uzun dinledikten sonra "Tuğ da verelim mi?" diyerek Özal'ı adeta salondan kovmuştur.
2 Temmuz 2001'de bir lobi şirketi vasıtasıyla AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'a Amerika'dan iletilen CFR kaynaklı memorandumda "Ankara, yerel yönetimlere otonomi vermek ve milli hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak zorundadır. Dünya, bütün hükümetlerden bunu istemektedir"deniliyordu. Erdoğan, bu belgeyi AKP'nin programı haline getirmiştir.
2001 yılının Ağustos ayında Türkiye'de Koç Holding'in desteklediği "Veneto'dan Batı Karadeniz'e bisiklet gezisi" organizasyonunda katılımcılara verilen haritada Türkiye Roma dönemine göre eyaletlere ayrılmıştı.
Paflagonia projesinde şöyle deniliyordu:
"Amacı ulusal devletlerin iç federasyonu (devletler federasyonu) şeklini gerçekleştirmek olan, politik şekilli, Avrupa karakterli bir fenomen geliştiriliyor. Globalizeleşme ve kimliği arama çalışmaları aynı paralelde seyreden iki muhakemeyi birleştiriyor. Orijinin bulunması, kişinin bölgeler ve devletler üstü bir kimlik kazanması olarak yorumlanıyor ve temelinde kişinin birçok ülkenin yurttaşıymış gibi düşünülmesi fikrine ulaşılıyor. Sonuçta, en ideal biçimine çoklu kimlik (çok kimlilik) araştırması olarak dönüşüyor, yani tüm insanların tek, aynı büyük genetik kökten geldiği orijinde, bir çeşit uluana ve ulubaba isminde birleşiyor; Adem ve Havva; ya da Homo sapiens, ya da Austrolopitecus."
Proje, etnik araştırmalarla, özellikle Türk insanının ulusal bilincini, yani Türk Milleti'ne mensup olma bilincini yok etmeyi amaçlıyordu.
İşte Bölgesel Kalkınma Ajansları'nın birinci hedefi budur: Dolayıyla "Etnik Kalkışma Ajansları" olarak yorumlanmalıdır.