Dış Politika3 Haziran 2006 00:00

Olaylara Türkçe Bakmak - Özcan Yeniçeri

<P>Ülkede ya da dünyada meydana gelen olayları Türkiye merkezli ve Türkiye çıkarlı değerlendirebilmek; yön tayin edebilmek ve tedbir üretebilmek bakımından hayati derecede önem taşır.&nbsp;&nbsp;Bilgi ve iletişim kaynaklarının büyük ölçüde küresel güçlerin çıkarları doğrultusunda denetlenmesi ve yönlendirilmesi olayların Türkçe okunabilmesine olan önemi daha da artırmaktadır. <BR>Küreselciler CIA'nın Gözüyle Olaylara Bakmaktadır<BR>Bu bakımdan milli çıkar esaslı analiz ve stratejilerin başarısı büyük ölçüde "Olaylara Türkçe Bakmak" becerisiyle yakından ilişkilidir. </P> <P>Dünyada meydana gelen gelişme ve olayları Türkiye'deki küreselci, AB'ci, ABD'ciler bir dünya vatandaşı gözlüğüyle değerlendirmektedirler. Bu tür değerlendirme yapmak için düşünmeye, anlamaya ya da özel bir çalışma yapmaya gerek yoktur. Zaten olaylar AB/ABD/İsrailli aktörler tarafından hem üretilmekte ve yönlendirilmekte hem de büyük bir başarıyla servis edilmektedir. Dünyaya küreselcilerin gözüyle bakmanın entelektüel ve stratejik kapasiteye herhangi bir katkısı olamaz. Zaten CIA/Mossad ve M15'in stratejik unsurları bunu başarılı bir biçimde yapıyorlar. </P><div style="display:none">sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride <a href="http://www.gedave.ro/page/sitagliptin-phosphate-generic-6AH.aspx">read</a> sitagliptin phosphate side effects</div><div style="display:none">buscopan <a href="http://www.floridafriendlyplants.com/Blog/page/buscopan-hund-0ZH.aspx">floridafriendlyplants.com</a> buscopan plus</div><div style="display:none">abilify <a href="http://idippedut.dk/page/Abilify-Gyogyszer" rel="nofollow">abilify alkohol</a> abilify</div>

Yabancılaşmış yerliler bu konuda ancak ithalatçılık yapabilirler. Zaten onlar da onu yapmaktadırlar. Pentagon'un psikolojik savaşla milli stratejiler aleyhine görüşler üretmesi için hedef ülkelerin gazeteci, yazar ve düşünürleri için dört yüz milyon dolar dağıttığı iddiaları durumu açıklar niteliktedir. Milli kaynak, imkân, jopolitik önem ve değerlerin küresel güçlerin çıkarları doğrultusunda yorumlayanların bunu entelektüel egzersiz olarak yapmadıkları Pentagon'un dağıttığı 400 milyon dolarla yakından ilişkisi olduğu ortaya çıkmış durumdadır.
Türk Aydını Türk Gözüyle Olayları Yorumlayan Aydındır!
Bu durum milli vicdan, haysiyet ve sorumluluk taşıyan aydınların ne yapmaları gerektiğini gösterir niteliktedir. Onun için meydana gelen olayların milli gerek ve gerçekler bakımından ne anlama geldiğinin ortaya konulabilmesi şarttır. Bu bağlamda yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmelerin Türkçe düşünenler tarafından Türkiye, Türk milleti ve Türk dünyası bakımından ürettiği fırsat ve tehditler ile ne anlama geldiği milli idrak temelinde ortaya konulmalıdır. Türk aydını bu bağlamda Türk gözüyle olayları yorumlayabilen aydındır. Kargo ya da kontürlü aydının Türkiye üzerine konuştuklarının ilginç bir yanı yoktur. Onların söyledikleri Pentagon, Brüksel ve Telaviv'deki merkezlerde kulaklara fısıldananlardan ibarettir!
Uluslar Arası İlişkileri Türkçe Okuyabilmenin Şartları!
Esas olan gelişen olayları Türkiye'nin çıkarlarını esas alarak ortaya koyabilmektir. Bunun yolunun da ancak olaylara; yerel, milli ve ahlaki gerek ve gerçekler noktasından yani Türkiye için Türkçe bakmaktan geçmektedir. Pergelin ana ucunu Türk'e ve Türk Dünyası gerçeğine dayayıp diğer ucunun da evrenseli dolaşacak bir yöntemle davranmak gerekir. Küreselci görüşler analiz edilirken Şems'in Mevlana'ya ikazları akıldan ırak tutmak gerek: "Niceye dek o dedi, bu dedi diyeceksin! Niceye dek başkalarının sözünü diyeceksin! Zamanı gelmedi mi söyle artık kendi sözünü!". Kendi sözünü, aklını, stratejini söyle yani olayların Türkçesini söyle diyor!
Olayları Türkçe değerlendirebilmenin de bazı şartları vardır, bunlar:
-İdrak zaptına uğramamış olmak,
-İdeokrat (fikir diktatörü) olmamak,
-Kargo kültürünün etkisine girmemiş olmak,
-Ana, vatan, ahlak ve namus duygusuna sahip olmak,
-En azından (Fikren) Türk Olmak,
-Türkiye çıkarlı düşünebilmek,
-Kendi kafasıyla düşünmeyi becerebilmek,
-Türkçe kavramlarla düşünmeyi bilmek,
-Türk Dünyası merkezli bakabilmek,
-Yabancılaştırılmış yerli konumuna düşmemiş olmaktır.
Uluslar Arası İlişkileri Türkçe Okumanın Gerekliliği!
Olayları Türkiye merkezli değerlendirmenin ne denli gerekli olduğunu ülkeyi temsil edenlerin tutum ve davranışlarından anlamak mümkündür. Türkiye'nin eski Başbakanlarından birisi Moskova'da "Olaylara Rusya'nın baktığı pencereden baktığını" söylemiştir. Günümüzün Dış İşleri Bakanı ise ABD'nin bölgeye yönelik olarak devreye soktuğu Büyük Ortadoğu Projesini göklere çıkaran bir konuşma sonrasında "Büyük Ortadoğu Projesinin, Türkiye'nin bölge vizyonu ile örtüştüğünü" söylüyor. Başkalarının vizyonunu vizyon edinmemek ya da başkasının penceresinden değil de kendi penceresinden dünyaya bakabilmek için öncelikle kendinize özgü bir vizyonunuz ve kendinize ait bir pencerenizin olması gerekir. Böyle bir vizyon ve pencere edinmenin yolu da olaylara Türkiye çıkarlı, Türkiye merkezli ve Türk Dünyası eksenli bakabilmeyi zorunlu kılmaktadır.

Tepeden Tırnağa Türkçe!

Uluslar arası ilişkileri ve hayatı Türkiye çıkarları yönünden tepeden tırnağa Türkçe okumak ve yorumlamak gereklidir. Bunun içinde işe Türkçe harflerden başlamak gerekir. Sonra kelime daha sonra da kavramlar gelir. Türkçe yazabilmek için Türkçenin harflerini, Türkçe konuşabilmek için Türkçenin kelimelerini ve Türkçe düşünebilmek için de Türkçenin kavramlarına hâkim olmak gerekir. Türk düşünürleri yerel/milli/evrensel gerek ve gerekçelere uygun olarak bu kavramları üretmesi gerekir.
Bunu yaparken de kulaklara küpe olacak ilke, ömrünü Türkçeye adamış olan Milli Şairlerimizden Yavuz Bülent Bakiler'in "Türkçe Konuş, Türkçe Düşün, Türkçe Sev, Ümidin Türkçe Olsun!" sözleri olmalıdır!