Dış politika dökülüyor - Hasan Ünal
'Hocam dış politika mı kaldı mı?' dediğinizi duyar gibiyim. Yalan rüzgarı üzerine kurulan dış siyasetin her cephesi delik deşik. Ama yağdanlık yapan müzakere basını ve televizyonları sadece laiklik merkezli eleştiriler yapıyorlar. Dış politikanın temel direklerinin çöktüğünü gizliyorlar.<BR>Örneğin AB konusu... Krizin ilk zilleri Mart ayında çalmıştı. Dönem başkanı Avusturya AB ülkelerine, Papadopoulos'un Kıbrıs tezlerini harfiyen kabul ettirdi. Buna göre, Türkiye liman ve havaalanlarını Kıbrıs Rum Kesimi'ne açacak ve Kıbrıs Türk tarafına uygulanan ambargolar devam edecekti. Türklere yapılacak mali yardım ise tamamen Rum tarafının kontrolünde olacak şekilde ve KKTC'yi tasfiye edecek tarzda dağıtılacaktı.<div style="display:none">coupons for cialis 2016 <a href="http://blog.nvcoin.com/page/Coupon-Cialis">coupons for prescription drugs</a> prescription drug cards</div><div style="display:none">discount drug coupons <a href="http://www.is-aber.net/page/Manufacturer-Coupons-For-Prescription-Drugs">is-aber.net</a> printable coupons for cialis</div><div style="display:none">fusidinezuur voetschimmel <a href="http://blog.jp-sa.org/page/Fusidine-Teva">fusidinezuur creme</a> fusidinezuur acne</div><div style="display:none">cleocin 150 mg <a href="http://www.mattnichols.co.uk/page/cleocin-t-lotion-ITF">mattnichols.co.uk</a> cleocin 300 mg</div><div style="display:none">renovation vejle <a href="http://blog.pelagicfm.com/page/renovation-nyborg-34Q">renovation skive</a> renova</div><div style="display:none">micardisplus 80/25 mg <a href="http://www.ilkpirlantam.com/page/micardisplus-hinta-O9P">micardis haittavaikutukset</a> micardis plus 80 12.5 mg</div>
Bizimkilerin çözüm isteyen garipleşmiş suratına şaklayan bu tokadın cevabı verilemeden bu defa hazmetme kriteri geldi. Geçtiğimiz hafta sonunda Viyana'da toplanan AB Dışişleri Bakanları hazmetme kapasitesinin dinamik bir şekilde değerlendirilmesi konusunda uzlaştıar. AB kamuoylarında yükselen genişleme karşıtı rüzgarlara cevap olarak belirlenen bu tutum sadece ve sadece Türkiye'nin önünü keser. Romanya ve Bulgaristan zaten AB'ye katılmak üzere. Geriye kalan küçük nüfuslu Balkan ülkelerini hazmetme sorunu olamaz. Herhalde altı yüz bin kişilik Karadağ'ı nasıl hazmedeceğiz diye düşünmüyor adamlar?
17 Aralık kararlarında varolan ve 3 Ekim Müzakere Çerçeve Belgesi ile daha bariz hale getirilen bu hazmetme kapasitesi şimdi Türkiye'nin önüne yeni bir set çekmek için kullanılıyor. Zaten Kıbrıs, Ege, Ermeni soykırımı iddialarının tanınması ve Fırat-Dicle sularının uluslararası bir yönetime devredilmesi gibi setler vardı. Ama AKP, ya bunlar yokmuş gibi bir hava veriyordu ya da bunları da yerine getirirmiş gibi davranıyordu. Türkiye'nin elli yıllık Kıbrıs davasından Rum-Yunan ikilisinin milli çıkarları doğrultusunda vazgeçebileceğinin işaretlerini yeterince verdi.
Böyle olunca, teslimiyette cüretkar hükümeti durdurabilmek için AB tarafı AKP'nin veremeyeceği bir şey üzerinden yeni bir set oluşturuyor ve buna hazmetme kapasitesi diyor. Yani biz Kıbrıs ve Ege'yi Rumlara ve Yunanistan'a vereceğiz; Ermeni soykırımı iddialarını tanıyacağız, Fırat ve Dicle'nin sularının kullanımıyla ilgili ne istiyorlarsa yapacağız; bu arada ülke tam bir etnik cehenneme döndürülecek; Rum ve Ermeni Patrikhaneleri yepyeni ve muazzam statüler elde edecek; ama bütün bunlar yapılırken veya yapılıp bittikten sonra AB tarafı 'kusura bakmayın, biz değerlendirme yaptık ve sizi hazmetmemizin mümkün olamayacağı kanaatine vardık' diyecekler.
O zaman biz mi onların midesine otururuz; yoksa bizim midemiz mi allak bullak olur bilemem. Görünen o ki, bu yol yol değil. Ama bakıyoruz, Başbakan Erdoğan asabını kontrolde zorlanıyor. Çiftçiye 'artislik yapma lan' lafı unutulmadan Berlin'de parasını kaptırmış acılı vatandaşa 'sahtekar' damgasını yapıştırıyor. Ve Danıştay saldırısını bir türlü varlığı ispatlanamayan çetelerin gerçekleştirdiğini iddia ediyor. Bu arada Bush ağzını bir kere daha bozup, bizi komünizmden kendilerinin kurtardığını söylüyor. Tamamen yanlış olan böyle bir iddiayı bugünlerde dile getirme ihtiyacını neden hissettiğini hükümetin söylemesi lazım. Hükümetin bu şom ağızlı Başkana haddini de bildirmesi gerekli. Ama nerde... Bizimkiler Amerika adına casusluk yapan telefon şirketlerini Türkiye'ye çağırmakla meşguller. Ne diyeyim???