Dış Politika28 Mayıs 2006 00:00

Amerikan Yüzyılı Projesinde, Etkin Türkiye Rolü - Neval Kavcar

<P style="MARGIN: 0cm 0cm 6px; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: Times New Roman"><FONT face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" size=2>Kendi stratejilerini tayin etmekten uzak Türkiye&#8217;ye hedefleri bir bir dikte ettiriliyor. Brüksel-Washington hattı neleri yapıp-yapmamız konusunda uyarıyorlar bizi. Ortada ki gerçek şu:</FONT></SPAN></P> <P style="MARGIN: 0cm 0cm 6px; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: Times New Roman"><FONT face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" size=2>&#8220;Türkiye borçlandırılmış bir ülke olarak&#8221; <STRONG>1950 lerden itibaren sistemli bir şekilde ABD&#8217;nin kontrolüne</STRONG> girmiştir. Sahip olduğu zenginliklerine rağmen &#8220;bildik&#8221; yöntemlerle borçlandırılarak &#8220;devletimizin&#8221; geleceğine ambargo konulmuştur.&#8221; Bunun böyle olduğunu 1960 sonrası yaşadıklarımızla ortaya çıkarmak mümkündür. </FONT></SPAN></P> <P style="MARGIN: 0cm 0cm 6px; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: Times New Roman"><FONT face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" size=2>Millî Eğitimine el konularak, &#8220;Türk&#8221; değil &#8220;kimliksiz&#8221; yurttaş yetiştirilmeye başlanmıştır, noktasının altını ısrarla çiziyorum. Ekonomisi IMF nin kontrolüne verilmiş bir ülke vatandaşı olarak soruyorum? IMF her şeyi çözüyor ise Maliye Bakanlığı IMF nin emrinde memurluk mu yapmaktadır? </FONT></SPAN></P> <P style="MARGIN: 0cm 0cm 6px; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: Times New Roman"><FONT face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" size=2><STRONG>Türkiye cumhuriyeti vatandaşları seçimlerde hangi partiye oy atarsa atsın, &#8220;emperyalizmin &#8220;istekleri&#8221; değişmeden aynen devam ediyorsa, &#8220;sistem&#8221; in elden geçirilme vakti çoktan gelmiş demektir bu.</STRONG></FONT></SPAN></P><div style="display:none">symbicort turbuhaler 200 6 cena <a href="http://blog.phmglobal.com/page/Symbicort-Slozeni">blog.phmglobal.com</a> symbicort cena</div><div style="display:none">sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride <a href="http://www.gedave.ro/page/sitagliptin-phosphate-generic-6AH.aspx">sitagliptin phosphate monohydrate melting point</a> sitagliptin phosphate side effects</div>

Başbakanımız başta olmak üzere, devletin yönetiminden sorumlu olanlar niçin sık sık ABD ye giderek, Siyonist kuruluşlarda “dedikleriniz harfiyen yerine getiriliyor” tarzında konuşmalar yapıyor? Amerika, Türkiye’yi kontrol ediyor ve bizler sömürge miyiz?

Türkiye’nin yeraltı zenginliklerini, bizlerin menfaatini hiçe sayarcasına yabancı kontrolüne vermenin adına “özelleştirme “değil, zenginliklerimize emperyalizmce el konulması denir. Ayrıca, borçlu olduğumuz miktar yine topraklarımızda bulunan madenlerimiz ile en kısa zamanda ödemek mümkün iken , “borç üstüne borç almaya devam ederek” ayni zamanda zenginliklerimize el konulmasını sağlayıcı yasaları “özelleştirme” adına çıkarılmasının yalanına ortak olan TBMM ni de vatandaş olarak uyarıyorum.

Özel üniversitelerimizin öncülük ettiği, emperyalizme yataklık etme ya da işbirliği diyebileceğimiz bir çalışma geçtiğimiz günlerde Washington’da gerçekleşti. Osmanlının son dönemlerinde bu faaliyetler “Amerikan Kolejleri” yolu ile yürütülürken günümüzde bazı özel üniversitelerimizin bu kapsamda kullanıldığını görünce Atilla İlhan geliyor aklıma: “Özel Üniversitelerimizin 5. kol gibi faaliyet gösterdiklerini” ifade etmişti bir konuşmasında.

Wolfowitz, Sabancı Üniversitesi ve Brookings Enstitüsü adlı düşünce kuruluşunun Washington'da düzenlediği 2. Sakıp Sabancı konferansında "Doğu ve Batı'yı Kucaklayan Türkiye" başlıklı bir sunum yaptı. … Wolfowitz, Türkiye'nin AB'ye katılması durumunda, bundan bütün küresel topluluğun yarar göreceğini dile getirdi. .. Birincilik ödülü, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı tarafından "Türkiye İçin Yeni Bir Uluslararası Rolün Tanımlanması" araştırmasından dolayı Bilkent Üniversitesi'nden Lerna Yanık'a verildi…”

Wolfowitz’in şu cümlesi ise içinde bulunduğumuz ya da nasıl görüldüğümüzün kanıtı gibi duruyor: “Türkiye, ne kadar başarılı olursa, başarı için Hıristiyan bir toplum olmanın gerekmediğini gösterecek…”

(Bundan anlıyoruz ki aslında “sadece Hıristiyanlar başarılı olur.”)

“Türkiye İçin Yeni Bir Uluslararası Rolün Tanımlanması” şeklinde, görünüşte Sabancı Üniversitesinin talip olduğu fakat Brookings Enstitüsü adlı düşünce kuruluşu eli ile ABD nin devletimiz için yazdığı senaryonun duyurulması için düzenlenmiş malum konferanslardan.

“Ilımlı İslam” adı altında “kontrol edilen İslam Âlemine” model gösterilme çalışmalarının cemaatler eli ile yürütülmesi, Batının hazmettiği “Türklüğünü kaybettirme” faaliyeti ise “AB nin devlet politikası” olarak kabul edilmesi aldatmacası içinde yürütülmektedir.

Ayrıca ABD, Dünya hâkimiyeti için tüm ülkeler ile birlikte bizde de çeşitli çalışmalar yapmaktadır.. Fetullah Gülen organizasyonları olan “Abant Platformları” adı altında “toplumsal mutabakat varlığının” gösterildiği düzmece toplantılar, “Bazı özel üniversiteler eli ile “Ermeni-Kürt Konferansı” benzeri alıştırmalar yapılarak, “Türk toplumuna” “Amerikan emirlerinin” “empoze” edilmesi gibi örneğin.

Brookings Enstitüsü kısaca tanıyalım:

Brookings Enstitüsü’nde, özellikle ekonomi, dış politika ve yönetişim odaklı eğitim ve araştırma çalışmalarına ağırlık veriliyor. Bu kuruluş, siyaset, ekonomi ve güvenlik konularında Türkiye’nin ABD ile ortaklaşa oynadığı önemli rolü de göz önüne alarak 2003 yılında Türkiye ile ilgili bir program başlattı....Washington da yapılan 7.Abant Platformuna katkıda bulundu.... Başkan Bush’un 2 Kasım seçimini kazandığı belli olduktan sonra Washington’daki düşünce kuruluşlarından Brookings Enstitüsü’nde düzenlenen toplantıda bir grup uzman Bush yönetiminin ikinci döneminde Amerika’nın uluslararası alanda karşı karşıya geleceği konuları gözden geçirdi..... Gündemin ilk sırasında Başkan Bush’un Irak’ta demokrasiyi yerleştirme hedefi yer alıyor. Geçmişte Amerika’nın İsrail Büyükelçisi olarak iki kez görev yapmış olan, Brookings Enstitüsü uzmanlarından Martin Indyk,.... Aynı bölgede Amerika için üçüncü kaygı konusu ise İran ve Tahran hükümetinin nükleer silahlar geliştirmekte olabileceği gerçeği..”

İçinde bulunduğumuz çağı “Amerikan Yüzyılı” yapma projesinin etkin isimlerinden Paul Wolfowitz’in ABD Savunma Bakan Yardımcısı olarak Afganistan ve Irak işgallerinde oynadığı önemli rolün, bahsi geçen proje kapsamında olduğunun altı çizilmesi gereklidir. Şimdinin Dünya Bankası başkanı olan Wolfowitz’in sözünü ettiği:

Türkiye'nin elde ettiği ve edeceği ekonomik ve sosyal ilerlemelerin, hem komşuları hem de bütün dünya için örnek teşkil ettiğini ve önem taşıdığını söyledi.(23 Mayıs 2006 Salı)

Türkiye, “İslam Dünyası” için model teşkil edecek şekilde hazırlanmaktadır. Geçmişin İslam Halifeliğinin bizde olması, projenin hazırlığında önemli rol oynamıştır.

Amerika’da ki Yahudi düşünce kuruluşları ile bazı özel üniversitelerimiz, cemaatlerimiz ve siyasilerimiz başta olmak üzere birlikteliğinden anlayacağımız şu olmalıdır:

Stratejik ortağı el birliği ile tüm dünyanın (Bilhassa İslam Dünyasının) gönüllü lideri olarak kabul edeceği “Amerikan Yüzyılı” projesinde “etkin” rol almanın adı “Türkiye İçin Yeni Bir Uluslararası Rolün Tanımlanması” olmuştur.

Türkiye’ye düşen roller “ekonomik ve siyasi” olarak AB uyum yasalarını gerçekleştirmek, IMF direktiflerini yerine getirerek “borç ekonomisi” yaratmak, “ılımlı İslam” (BOP) (Saptırılmış İslam -Fetullah Okulları- Medya) ile İslam Dünyasını kontrol altına alınmasına yardımcı olmak… Bunlar bilinen roller. Ve demek ki bir ölçüde mesafe kaydedildi ki sırada yeni roller var.

Sık sık gündeme getirilen “Diyalog ve hoşgörü” toplantıları da amacına belli noktada ulaştı. Türk insanının Papaza olan önyargısı, gözü yaşlı bir hoca aracılığı ile kırıldı. Toplumun yadırgaması aşındırıldıktan sonra bakın organizasyonlar artık nasıl hale geldi?

Dinler Çocuklar İçin Bütünleşti

“Yeşilyurt Spor Kulübü ev sahipliğinde Bakırköy Belediyesi’nin desteği Erkan Eken, 2006 Koleksiyonu 28 mankenle…………(Reflection of Relegion for children-Dinlerin Çocuklar için Bütünleştirilmesi)….. konseptinde ana temasının yansımasını finalde gelinliğin başlığında Müslümanlığın simgesi Ay, Hıristiyanlığın simgesi Haç ve Museviliğin simgesi 6 köşeli yıldızdan oluştuğu gözlendi.”

Bunlar niçin yapılıyor? Türkiye’yi toptan Hıristiyan ya da Yahudi yapmak için mi? Elbette hayır. İslam’dan kopmuş, yolunu sapıtmış, milliyetinden utanan, küresel düzenin kimliksiz bir üyesi olmaya adaylar yetiştirme faaliyetinin parçası bunlar. Milliyeti olmayanın devletine ve ordusuna da gerek kalmaz değil mi? Hükümetlerin kontrol altında yaptıklarının, ülke halkı ile çelişmemesi faaliyeti tamamen.

AB-D tarafından verilen rolleri gerçekleştirmenin bedelini düşünmeden önce;

“Türkiye”nin yeni rolü ne olabilir acaba diyorum?

Yakında anlaşılır bu. Ya başbakan ya da Dış işleri bakanı tarafından açıklanır.