Siyaset28 Mayıs 2006 00:00

KÖYÜMÜZÜN DELİLERİ-Hüseyin MÜMTAZ

Bu yılın Şubat ayıydı; Antalya’da Hırant Dink’li bir panel’den sonra Avukat Kemal Kerinçsiz’le sohbet ediyoruz..             “Sizi” dedim; “-Köyün Delileri- listesinde 19’uncu sıraya yazıyorum”..             Güldü; “19 mu?” dedi.             “Ama” diye ilave ettim..”Liste Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey; Topal Osman Ağa’dan başlıyor”. “Tamam o zaman” dedi. Son olaylar ve içinde bulunduğumuz “durum”, listenin “güncellenmesini” zorunlu kılmıştır. Bazıları tarifsiz vehimler içinde bunun “görülen lüzum üzerine” ve “durumdan vazife çıkarılarak” yapıldığını iddia edebilir ama biz sadece “F-5” tuşuna basıyoruz. Önce “köyün delileri”nin anlamı.. “-Köyün delisi-; Tekâlif-i Milliye Kanunu’nun yayınlanması üzerine köy meydanında bekleyen teslim-tesellüm heyetine sabahın ilk ışıkları ile elindeki tek çift çorabı ilk önce ve en önce teslim ederek köyün akıllılarına ve cümle âleme örnek olan mevhum değil, malûm –kişi-dir. (Kaynak: -Kurtuluş- Filmi)             Keşke adını ve köyünü de bilseydik..Ama siz de benim gibi böyle “anonim” kalmasının daha iyi olduğunu düşünmüyor musunuz?” (“KALK BORUSU” Hüseyin MÜMTAZ. Kum Saati Yayınları. İstanbul Şubat 2006. Sayfa. 163)abilify idippedut.dk abilifydiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards

Şimdi liste..

            1. Azınlık üyelerin çoğunlukta olduğu Kürt Mustafa Divanı’nca Ermeni tehciri suçlamasıyla idama mahkûm edilen ve o zaman Türkler için idam dosyalarının başbakanlıkta bekletilmesi gibi bir alışkanlık olmadığı için idam edilen Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey,

            2. Rum çetelerin yerli halka zulmü ve buna karşılık İstanbul Hükümeti’nin bigâneliği karşısında onbir neferiyle Samsun’da dağa çıkan Makineli Tüfek Zabiti Hamdi Efendi,

            3. Badilli katliamından sonra askerleriyle beraber dağa çıkan 45’inci Piyade Alay Komutanı Yarbay İsmail Hakkı.

            4. Yine aynı Kürt Mustafa Divanı’nca aynı gerekçeyle idama mahkûm edildiği için dağa çıkan Topal Osman Ağa..

            5. Başkomutan Mustafa Kemal’e verdiği “Çiğil Tepeyi yarım saatte alacağım komutanım” sözünü tutamadığı için intihar eden 57’inci Alay Komutanı Albay Reşat Çiğiltepe…

Geliyoruz günümüze..

            6.Kerameti kendinden menkul azınlık raporunu canlı yayında yırtan Fahrettin Yokuş;

7.Avrupa Parlamentosu Başkanı Borrel’e; onu İstanbul’da ses çıkarmadan uslu uslu dinleyen bir salon dolusu insanın önünde dayanamayıp “Ne işin vardı Diyarbakır’da?” sorusunu sorduğu için otelin koruma görevlisi tarafından salonun dışına “davet edilen” Ramazan Bakkal;

8.Terörist cenazelerine protokol ile ve makam araçları ile taziyeye gidilen, terörist cenazelerine ve eşkıya başının doğum günü kutlama törenlerine yine belediyesi tarafından araçlar tahsis edilen Diyarbakır’ın “Avrupalı” Valisine tahammül edemeyip istifa eden Emniyet Müdürü Orhan Okur;

9.Bağdat yolunda araç konvoyları pusuya düşürülerek şehit edilen emniyet görevlilerinin cenazelerinde siyasileri protesto eden Polis memuru İsmail Hakkı Özkan,

10.Trabzon Valiliği’nde düzenlenen törende şehit Gürhan Yardım’ın madalya ve beratını “Madalyanın başımızın üstünde yeri var. Ancak terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın İmralı Cezaevi’nde beslenmesini hazmedemiyorum” diyerek almayan baba Hasan Yardım,

11.Almanya’nın Erzurum Fahri Konsolosluğu’nun açılışı dolayısı ile yapılan törende Türk Bayrağı şeklinde pişirilen pastanın kesilerek yenmesini protesto eden Savcı Kadir Yılmaz,

12.”Bu memlekette 30 bin Kürt ile 1 milyon Ermeni öldürülmüştür” dediği için Orhan Pamuk’un kitaplarını toplatma kararı veren Isparta’nın Sütlüce Kaymakamı Mustafa Altınpınar,

13.Mersin'deki Nevruz kutlamaları sırasında, Türk Bayrağı'nı yakmak isteyenlerin elinden alan polis memuru Gökhan Kızıltepe,

14.“Türkiye’nin Irak politikası yoktur. Irak’ta ağırlığımız yoktur, terörist girişleri 1999’dan daha fazla olup mücadele gücümüz 1999’dan daha azdır ve bu konularda kimse bize bir şey sormuyor” diyen Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, ve…

15.. Şehzadebaşı Karakolu’nda İstanbul’un işgali sırasında İngilizlerce “yılan gibi” sokularak şehit edilen 6 Mehmetçiği 47 yıl aradan sonra mezarları başında törenle anan Tolunoğlu Hurşit Paşa.

16. Valilik’te düzenlenen İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’ndaPKK’yı sadece Öcalan’ın yönetmesinin mümkün olmadığını” ileri sürerek,“Bugün maalesef ABD’nin çok ciddi şekilde destek vererek kullandığı bir örgüt durumunda. Belki teskerenin intikamı alınıyor. Belki İsrail’in bu bölgede çok rahat hareket edebilmesi amacıyla kullanılıyor. Bana göre hepsi” diye konuşan Elazığ Valisi Muammer Muşmal.

Ve son olarak da;

17. “Her zaman ve her yerde” bıkıp usanmadan TCY Madde 301’e göre Türk milletine hakaret edenlerin peşine düşen, mağdur “Türkleri” ise savunmayı yine her zaman ve her yerde kendine vazife addeden Avukat Kemal Kerinçsiz..

Yine aynı şekilde Tekâlif-i Milliye Kanunu’nun davetine kendi gönülleriyle icabet eden modern çağın “Deli Dumrul”larıdır.

Her biri yarını aydınlatan ateş böcekleri, aydınlatma mermileri, işaret fişekleri, çoban ateşleridir.

            Övünmek gibi olmasın ama biz de kendi köyümüzde, kendi çapımızda, “kendi köyümüzün delisi” olduğumuz iddiasındayız.

            Kemal Bey kusura bakmasın, Antalya’da ayaküstü aklımızda kaldığı kadarıyla kendisinin 19’uncu sırada olduğunu söylemiştik ama görüldüğü gibi 17’inci imiş.

            Liste “halka açık”. İsteyen tabii bizim aklımıza gelmeyen kimseleri de ekleyebilir.

            Yeri gelmişken bir de eline, insan ömrü içinde bir defa gelebilen bir fırsat geçtiği halde bunu kullanamayıp listeye giremeyen, direkten dönen, tarihe “kahraman” olarak geçme fırsatını kaçıran iki kişiyi “kaybeden”ler olarak eklemek istiyorum.

1.Manavgat’ta Cumhurbaşkanı Özal’ın şeref kıtasını denetlemeye şortla geldiğini görünce mangasına “geriye dön, dağılın marş marş” komutunu veremeyen teğmen;

2. Berlin’de başbakan’ın bir salon dolu kişiye kendisini yuhalatması üzerine o dakika salondan ayrılıp istifasını vermeyen Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi İrtemçelik..

            İyi ama köyün bu bir avuç delisi durmadan kendilerine “durumdan vazife çıkarıp” nöbetçi eczane ve nöbetçi itfaiyeci gibi gün ağarana kadar Türkiye’yi beklerken bu köyün “akıllıları” nerede?

Nerede bu ahali? Nerede bu millet?

Ve en can alıcı soruyu tekrar soruyorum

“Hocam”giller nerede?  28 Mayıs 2006

 

 

“57’iNCİ ALAY ÇANAKKALE’DE, TRABLUSGARP’TA, FİLİSTİN’DE, SAKARYA’DA

57’inci ALAY KARABAĞ’DA, KARASU’DA, KERKÜK’TE, KIBRIS’TA

57’İNCİ ALAY HERYERDE 

  HEPİMİZ 57’İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ”