Türkiye'yi suçlayan soykırım iddiaları planlı
1948'den sonra sömürge devletleri Vietnam'da, Kamboçya'da, Laos'ta, Endonezya'da, Doğu Timor'da, Surinam'da, bütün Afrika kıtasında kültürel soykırım yapmıştır. Öte yandan Guatemala'da 200 bin Maya yerlisinin paramiliter güçler tarafından tamamıyla yok edilmesi eylemini ABD'nin eski başkanlarından Reagan ve Baba Bush bizzat yürütmüştür. cialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon card
- Siz dünyada soykırım olaylarını inceleyerek soykırımla ilgili bir kitap yazdınız. Öncelikle soykırımın hukuksal ve bilimsel tanımını yapar mısınız?
SEFA YÜRÜKEL - Soykırım kavramı Yunanca ve Latince iki kelimeden oluşan ''genocide'' . Bu kavram 1930'lu yıllarda olgunlaşmaya başladı. Uluslararası hukukta yer alması için Polonyalı bir hukukçu olan Lempkin tarafından önerildi. Bunun bir insanlık suçu olarak uluslararası hukuka girmesini istedi. 1938'den sonra Çingenelere ve Yahudilere uygulanan soykırım hareketleri bu kavramın uluslararası hukuka girmesinin gerekliliğini ortaya koydu. Soykırım kısmen ya da tamamen bir etnik, dini grubu yok etmeye yönelik sistematik öldürme olayıdır. 1946'da buna siyasi ve kültürel soykırım kavramı da eklenmek istendi.
- Özellikle neden kültürel soykırım?
YÜRÜKEL - Çünkü birçok sömürge devleti yerli kültürü tamamıyla deforme edip kendi kültürünü yerleştirmeyi amaçlamıştır. Bunun en belirgin örneğini de Fransa'nın Cezayir'de yaptıklarında görüyoruz. Cezayir'in kültürünü tamamıyla deforme edip kendi kültürünü yerleştirmek istemiştir.
- Yani bugün ABD'nin Irak'ta yaptığının aynısı mı?
YÜRÜKEL - Aynen öyle. 1946'da sömürge devletleri önce kültürel soykırım kavramına karşı çıktılar. ''Bu kavramı koyarsanız tarihi yargılarız. Biz bundan sonrasına bakalım'' dediler. Orada kendilerini aklatmak istiyorlardı. Bunun karşısında ise Sovyetler Birliği ve Doğu Bloku ülkeleri siyasi gruplara uygulanan soykırımın da uluslararası hukuka alınmasına karşı çıktı. Çünkü Sovyetler Birliği'nin kendisi de siyasi soykırım yapmıştı. ''Madem kültürel soykırımı koymuyorsunuz, o zaman siyasi soykırımı da koymayın'' çıkışını yaptı.
Böylece galip devletler birbirlerini akladılar. Sonra, 1948'de kabul edilen, ama 1951'de yürürlüğe giren soykırım kavramı kabul edilmiş oldu.
- Yani o zaman galip devletlerin oluşturduğu hukuk mu bugün hâlâ geçerli?
YÜRÜKEL - Evet. Galip devletler konsensüsle bir hukuk yarattılar. Şu anda da bu hukuk geçerli.
- Peki, Türkiye, Ermeni toplumuna soykırım uyguladığı gerekçesiyle o hukukun kurbanı mı oluyor?
YÜRÜKEL - Türkiye esas olarak bu hukuka göre yargılanamaz. Çünkü bu kavram 1948'den sonra geçerlilik kazanıyor. Sözde Ermeni soykırımı olayı 1915 tarihlidir. 1948'den sonra sömürge devletleri Vietnam'da, Kamboçya'da, Laos'ta, Endonezya'da, Doğu Timor'da, Surinam'da, bütün Afrika kıtasında kültürel soykırım yapmıştır. Öte yandan Guatemala'da 200 bin Maya yerlisinin paramiliter güçler tarafından tamamıyla yok edilmesi eylemini ABD'nin eski başkanlarından Reagan ve Baba Bush bizzat yürütmüştür.
1998'de de onlardan sonraki Başkan Bill Clinton , uluslararası tepkilerden dolayı Maya yerlilerinden özür diledi. Ama bu çok önemli değildi. Çünkü zaten 200 bin kişi ölmüştü. Yani, önce işi hallediyor, sonra da özür diliyor.
Şu anda ABD Irak'ta bunun aynısını yapıyor. İsrail de Filistin halkına karşı aynı biçimde davrandı. Bakın, emperyalist güçler 1915'te kimler idiyse bugün de onlar. Sakın yanılmayalım.
- Peki, 1948 hukuku bunlara geçerli değil mi?
YÜRÜKEL - Değil. Kim bunlara yaptırım uygulayacak? Bunu BM'nin yapması lazım. Ama o da konsensüs üzerine kurulmuş bir kurum, konsensüs üzerine kurulmuş bir başka kurumu değiştiremiyor ve konsensüsü yapan ülkeler de yargılanamıyor. Burada bir hukuk terorizmi var.
Bu hukuk terorizmi açıkça Türkiye'ye karşı yapılıyor. Çünkü geçerli olmamasına rağmen gündeme 1915 olayları getiriliyor.
Türkiye'nin stratejik konumu
- İyi de, neden Türkiye'nin üzerine böylesine geliniyor, sizce?
YÜRÜKEL - Bu insanlığın olgunlaşamadığını gösteriyor. Savaşlar krizleri çözmek için geliyor. Fakat onlar da yeni krizler doğuruyor. Osmanlı İmparatorluğu'nu yıktılar. Onun yerinde yeni devletler doğdu. Şimdi o devletlerin hepsinin içinde kargaşalar var. Bu kargaşaları da aynı güçler empoze ediyor.
Türkiye'yle uğraşmalarının esas sebebi şu: Türkiye, coğrafi olarak da çok önemli stratejik bir konumda. İkincisi de, Türkiye her ne olursa olsun bağımsız, çok özel bir ülke. Hiç kimseye benzemez. Kendisine özgü bir ülke burası. Bu ülkenin reaksiyonları da Batılılara irrasyonel geliyor.
- Örneğin?
YÜRÜKEL - Örneğin, ''Felluce'de soykırım yapılmıştır'' çıkışı. Dünyadan böyle bir çıkış gelmedi. Üstelik Türkiye ABD'nin yakın müttefiki. ABD'nin İran'a saldırı planları var, ama en yakın müttefik olmasına karşın Türkiye buna hiç karışmıyor. Irak'a birlikte askeri harekât yapmayı reddetti.
Sefa Yürükel bir sosyal antropolog ve etnograf. 1981'de Danimarka'ya gitti. Burada çeşitli bilimsel çalışmalar yaptıktan sonra 1997'de Norveç Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nde araştırmacı oldu. Pek çok kitap ve makalesi yayımlandı. Şimdi merkezi Oslo'da bulunan ''İskandinavya Türk Dili Konuşulan ve Komşu Ülkeler Araştırmalar Enstitüsü'' nün (ITAE) direktörlüğünü yürütüyor. Son olarak Batı tarihinde soykırım ve tehcir olaylarını araştıran ve 20 ciltten oluşacak kitabının ''Batının İnsanlık Suçları'' ve ''Batı Tarihinde İnsanlık Suçları'' ilk iki bölümü Marmara Grubu Sosyal ve Stratejik Araştırmalar Vakfı tarafından yayımlandı. Yakında İngilizcesi de kitapçılarda olacak.