Siyaset27 Mayıs 2006 00:00

Cumhuriyet’in Temeline Dinamit! - Necdet Onur

Önümüzdeki günlerde AB Uyum Komisyonu’nunda görüşülmesi planlanan ve “ABD’nin güdümünde, AB’ye uyum çalışmaları” kapsamında hazırlanan Vakıflar Kanun Tasarısı; Türkiye’nin başına “Kurtuluş Savaşı” öncesindekilere benzer, beklenmedik sorunlar çıkaracağa benzer. Çünkü, tasarının 9’uncu maddesinde şöyle bir hüküm yer almış bulunuyor: “....Cemaat vakıflarının mal edinememeleri sebebiyle tapuda, nam-ı müstear veya nam-ı mevhumlar adına kayıtlı taşınmazlar, tapu kayıtlarındaki hak ve mükellefiyetleri ile birlikte bu kanunun yürürlüğünden itibaren; 18 ay içinde tapu sicil müdürlüklerine müracaat edilmesi halinde, vakıfları adına tescil edilirler.”cialis manufacturer coupon cialis coupons and discounts drug coupon cardrenovation vejle site renovaoxcarbazepine dosage click oxcarbazepin

Bir dönem Vakıflar Başmüfettişliği yapmış, hukukçu Doç.Dr. Ali Akyıldız, tasarının bu hükümle birlikte yasalaşması konusundaki değerlendirmesinde, “Bu maddeye dayanarak, Ayasofya’yı isteyebilirler” diyor ve ekliyor: “Bu madde ile cemaat vakıflarına sınırsız güç veriliyor. Bir zaman sınırlaması getirilmediği için de “Ayasofya’da Rum cemaatine ait bir vakıf malıdır” denilebilir.” Osmanlı döneminde vakıflarımızın taşınmaz mal edinmesi imkanı olmadığı için malımıza tasarruf edemedik. Şimdi talep ediyoruz “ diyebilirler.” Araştırmacı – yazar Aytunç Altındal’ın bu konudaki değerlendirmeleri çok daha endişe verici ve düşündürücü. Altındal önce, İstanbul’da 1800 tane Rum olmasına karşın, geçen yıldan bu yana 78 vakıf kurulduğunun altını çizdikten sonra diyor ki: “AB ile ilişkiler nedeniyle, hükümetin bunlara “hayır” demesi mümkün değil. Önümüzdeki kasım ayında da, bütün Katoliklerin istekleri olacak. Bir de şu var.. Fatih Camii'nin bulunduğu yerde, eskiden patrikliğin yer vardı. İş o boyuta geldi ki; Fatih Camii'nin bazı bölümlerinin yıkılarak, ya da değiştirilerek yeniden patrikhaneye verilmesinin projeleri hazırlanıyor. Türkiye'de hükümetin tespit ettiği 267 yer var; geri iade edilmesi düşünülen. Tabi adamlar, tamamını istiyor. Bütün İstanbul gidiyor yani... Kasım ayında papa gelecek. Papanın gizli bir gündemi var. 22 Mart 2006 tarihinde Papa Sale adlı bir Kilise Tarihçisi Cizvit papaza 'Türkiye raporu' yazdırdı. Bu raporda Türkiye'den istekleri var. Bu istekler içinde Ayasofya ile ilgili madde de var, her şey var, hepsi ile ilgili, bütün mabetler ile ilgili madde var." Türkiye’yi parçalayıp bölmeyi amaçlayan Sevr Yanlıları’nın; Laik ve Demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ni Lozan Antlaşması’ndan 86 yıl sonra “AB’ye uyum” adı altında amaçlarına varmayı planladıklarının en açık kanıtı, bu çirkin oyunla ilgili olarak; Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu üyeleri, Kamu-Sen Genel Sekreteri, Hukukun Egemenliği Derneği Başkanı, Toplumsal Düşünce Derneği Genel Başkanı tarafından bir ortak açıklama yapıldı. Holding medyamızın önemsemeyip yer vermediği ortak açıklamada, şöyle deniliyordu: “Al-üst kimlik, Türkiyelilik, ana dil, etnik kimlik aldatmacaları altında, darmadağın edilen yasa ve hukuk düzeninden sonra; Türkiye “Hıristiyan cemaatleri” cenneti haline getirilmeye çalışılmaktadır. Türkiye’yi kuran anlaşmaların maddeleri ve Türk Vatanı’nı kurtaran şehitlerimizin kanları yok sayılarak; dini cemaat ve vakıflarla, azınlık vakıfları görülmemiş biçimde ödüllendiriliyor. Bu ödülün karşılığının ise, ne olduğunu bilinmiyor:” Benim için ilginç olan; Laik ve Demokratik Cumhuriyetin temeline yerleştirilecek dinamitten farksız ve Türkiye’yi “Hıristiyan Cenneti”ne çevirecek böyle bir yasanın AKP İktidarı zamanında hazırlanıp çıkarılmaya çalışılmasıdır.