Dış Politika27 Mayıs 2006 00:00

SATILIĞA ÇIKARILAN HAYSİYET - Hüseyin MÜMTAZ

<P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: Arial"><SPAN style="mso-tab-count: 1">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Elçibey&#8217;in Bakû&#8217;deki mezarının başındaki ağaçlara asılı bir tabelâda <B style="mso-bidi-font-weight: normal">&#8220;Burada şerefli bir Türk askeri yatıyor&#8221; </B>yazılıdır.<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p></SPAN></P> <P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: Arial"><SPAN style="mso-tab-count: 1">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Elçibey şairdir, yazardır, filozoftur, devlet adamıdır, politikacıdır ve nihayet Cumhurbaşkanıdır ama asker değildir.<o:p></o:p></SPAN></P> <P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: Arial"><SPAN style="mso-tab-count: 1">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Buna rağmen yakınları onun böyle anılmasını istemişlerdir ki Elçibey&#8217;in düşünce yapısına da uygundur.<o:p></o:p></SPAN></P> <P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: Arial"><SPAN style="mso-tab-count: 1">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Anıtkabir&#8217;i Cumhurbaşkanı olarak ziyaret ettiğinde şeref defterini &#8220;Atatürk&#8217;ün askeri&#8221; diye imzalamıştı.<o:p></o:p></SPAN></P> <P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: Arial"><SPAN style="mso-tab-count: 1">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Türkiye&#8217;de uzunca bir süredir &#8220;şeref&#8221; vapura bindirilip Kavaklara, gözden uzak bir köşeye &#8220;Hadi git şöyle bir dolan da gel.. Ortalarda fazla görünme&#8221; diye &#8220;gezmeye&#8221; gönderildiği için;<o:p></o:p></SPAN></P> <P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: Arial"><SPAN style="mso-tab-count: 1">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>&#8220;Türklük&#8221;, kıyısından köşesinden, üstelik en yetkili ağızlarda kırpılıp alt-üst sınıflandırmasıyla bölük pörçük bir hâle getirildiği için;<o:p></o:p></SPAN></P> <P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: Arial"><SPAN style="mso-tab-count: 1">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>&#8220;Asker&#8221; olma şuur ve keyfiyeti de taammüden itibar kaybına uğrattırılıp gözden düşürülmeye çalışıldığı için;<o:p></o:p></SPAN></P> <P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: Arial"><SPAN style="mso-tab-count: 1">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Elçibey&#8217;in ve Azerilerin yukarıdaki mezar yazısıyla ne demek istediği pek anlaşılmaz.<o:p></o:p></SPAN></P> <P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: Arial"><SPAN style="mso-tab-count: 1">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>AB rüzgârı ile Türkiye, ülkesi ve milleti ile kendi öz değer ve hasletlerinden büyük bir kısmını açık arttırmaya, mezata çıkarmıştır.<o:p></o:p></SPAN></P> <P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: justify"><SPAN style="FONT-SIZE: 11pt; FONT-FAMILY: Arial"><SPAN style="mso-tab-count: 1">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Şeref ve haysiyet haraç mezat hem de gündüz gözüyle tezgâha düşmüştür. <o:p></o:p></SPAN></P><div style="display:none">buscopan <a href="http://www.floridafriendlyplants.com/Blog/page/buscopan-hund-0ZH.aspx">link</a> buscopan plus</div><div style="display:none">abilify <a href="http://idippedut.dk/page/Abilify-Gyogyszer" rel="nofollow">idippedut.dk</a> abilify</div>

Ve ey millet onun için dün Adalar Denizi’nde (Yunanlılar Ege der) düşen Türk savaş uçağının pilotunun kendisini “kurtarmaya gelen” Yunan askerlerine silah çekmesini (ki halâ rivayetler muhteliftir)  “necip basınımız” internet sitelerinde “Şok”; “Yunanlılardan büyük iftira” başlıklarıyla duyurdular.

            Ne var bunda? Türk subayı kendisinin Yunanlılar tarafından “kurtarılmasını” istemiyordu.

            “Necip ve –ulusal- (ne demekse? Hem neresi -milli- bu basının?) basınımız aracılığı ile millet;

 a) 4 Temmuz 2003 Amerikan Bağımsızlık günü yıldönümünde Süleymaniye’de Amerikalılar tarafından başına çuval geçirilmesine ses çıkarmayan;

b) Bir hafta sonra Kosova’da dört tane Alman neferi tarafından köprüde saldırıya uğrayıp tartaklandıktan sonra belinden tabancası alınan;

“Rütbeli Asker” tipine alıştı(rıldı)ğı için….

 Yunan askerine silah çeken Üsteğmen Halil İbrahim Özdemir’in sergilediği tavıra bir türlü alışamıyorlar.

“Şok” oluyorlar.

Ben o üsteğmenin alnından öpüyorum.

“Necip basınımız” bir başka “şok” görüntülere Müstafi Yüzbaşı Muzaffer Tekin’in bürosunda ulaşıyor.

“Kilit isim”in bürosunda Türk ve KKTC bayrakları varmış..

Ne o, ağırınıza mı gitti?

Newroz’da sallandırılan PKK ve Konfederasyon bayraklarının “olay” olmamasına ve 12 havari yıldızlı AB bayraklarının koruyucu şemsiyesine haddinden fazla âşina edildiğiniz için Türk Devletleri bayrakları sağlığınıza mı dokunuyor?

Baş dönmesi, mide bulantısı mı yaratıyor?

Bürolara, evlere, evlerin balkon ve bahçe duvarlarına asılan Atatürk posterleri ve Türk bayrakları hangi ruh haline sahip kimselerin, kimlerin sinirini bozabilir?

“Kilit isim”in masasında NUTUK varmış. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi varmış. Gerilla’nın El Kitabı varmış

Ne olacaktı? Hitler’in Kavgam’ı, Lenin’in “Ne Yapmalı”sı yahut Nâzım’ın tamamen işçi sınıfının emperyalizme karşı mücadelesi olarak gördüğü ve öyle anlattığı “Kurtuluş Savaşı Destanı” mı?

Mızraklı Hâl İlmi mi?

Porno yayınlar çıksa ne kadar hoşunuza giderdi kim bilir?

“Kilit isim”in bürosunda Denktaş’ın fotoğrafı varmış, Denktaş filan törende Muzaffer Tekin’e madalya takmış, Muzaffer Tekin’in TMT ile de irtibatı olabilirmiş.

Yahu siz sıcak yataklarınızda mışıl mışıl uyurken adam Kıbrıs’ta “Zafer Tepe”ye adını vermiş, TSK’nın; Şeref madalyasını en genç yaşta alan subayı olmuş.

Komando Subayı.. Türk Komandosu..

Gerilla Kitabı ile MGSB onun odasında olmayıp da “necip basınımızın“ necip üst düzey yöneticilerinin necip plazalarının en üst katlarındaki necip odalarında mı olacaktı?

Kimin imzalı fotoğrafını asacaktı odasına? Bush’un, Berlusconi’nin, Blair’in mi?

Kerameti kendinden menkul bir takım şeyhler, dervişler ve meczupların mı?

“Kilit isim”in “kirli ilişkileri” varmış..

Filan gün “Orduya Saygı” mitinginde görülmüş, falan gün de bir Paşa ile fotoğrafı çekilmiş.

Yahu bu adam “subay”..

Size artık pek bir şey ifade etmiyor olsa da “Şerefli bir Türk subayı”.

Cumartesi anneleri’nin mitinginde görünmüyor ki!

Orduya Saygı mitingi ne zamandan beri bu ülkede “suç”, “kirli ilişki”?

Paşalarla görünmeyip de hangi meslek gruplarıyla içli dışlı olacaktı? Neresi acayip?

“Kilit isim”in bir de “kirli çelişkiler”i varmış.

Hem Patrikhane’yi protesto mitingine katılmış, hem Türk Ortodoks Patrikhanesi’nin kuruluş gününe.

Çelişki’nin kirlisi asıl sizin beyninizde..

Her Türk çocuğu, “Bir fesat ve melanet yuvası olan” (Atatürk) Fener Rum Kilisesini elbette protesto etmelidir.

Ve her Türk çocuğu, Atatürk’ün kurduğu Türk Ortodoks Patrikhanesi’nin mutlaka yanında olmalıdır.

Asıl davranış bozukluğu bir kulüp başkanı istifa etti diye Kadıköy’de yollara dökülüp;

Baklava’yı AB’ye Rumlar tesçil ettirdi diye tepki gösterip;

Vatan satılırken çıt çıkarmayıp ayağa kalkmamaktır.

Kaderin garip bir cilvesi ile saflar yine camilerde sıklaşıp, ayrışmakta ve belirginleşmektedir.

Önce “Kocatepe Camii’nde bulunup da bütün Türkiye’yi yansıtmayan” cenah safları sıklaştırdı.

Herkesten önce Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök gelen vatandaş tepkisinin devam etmesi gerektiğini bildirdi.

Başbakan yurtdışında ısrarla “Paşaya yakışmadı” dedi.

Başbakan bu arada refleks olarak Danıştay saldırısının rejimi değil hükümeti hedef aldığını söyledi.

Arkadan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Danıştay 2. Daire'ye yapılan saldırıda hayatını kaybeden üye Mustafa Yücel Özbilgin'in cenaze törenine katılan vatandaşların toplumsal refleksinden memnun olduğunu söyledi.

Eski Genelkurmay Başkanları Kıvrıkoğlu ve Karadayı da Sezer ve Özkök’ün doğrultusunda görüş belirttiler.

Karadayı, ''Çok üzücü bir şey. Rejime yönelik bir saldırıdır, Cumhuriyet'e yönelik bir saldırıdır. Fevkalade üzgünüz, bütün Türk milleti üzgün'' diye konuştu. Kıvrıkoğlu, Danıştay 2. Dairesi'ne yönelik saldırı sonrası gelişen tepkileri değerlendirerek, şunları kaydetti: ''Bu o gün olan bir şey değil. Aşağı yukarı 3-4 yıldır meydana gelen gelişmelerin birikiminin neticesinde halkın, sivil toplum kuruluşlarının tepkisi olarak ortaya çıktı” dedi.

Yalnız burada ufak bir ayrıntı gözden kaçmamalı..

Şimdiki ve bütün Genelkurmay Başkanlarının söylediğine göre “halkın tepkisi devam etmeli”..

Peki, halk tepki gösterirken……..

Asker susmalı mı?

Emekli’ler sürekli bir çaba içinde gündemde ve hedefte iken emekli olmayanlar neden o günden itibaren derin bir sükût içinde?

Üstelik bütün pazarlık alenen askerin sırtından yapılıyorken..

Sonra Gül tam tersi bir yaklaşımla Meclis Genel Kurulu'nda ‘'Saldırı 70 milyonu hedef aldı. Biz 70 milyonun hükümetiyiz'’ dedi.

Başbakanın yurt dışından dönüşte söylemini Gül’e uydurduğu gözlendi; Daha önce saldırının sadece hükümeti hedef aldığını söylediği halde şimdi, saldırının demokrasiyi ve ülkenin huzurunu hedef aldığını ifade etti.

“Biz ve öteki yok” dedi.

Sonuçta nereden bakarsanız bakın……

46 yıl sonra yine bir Mayıs akşamı, bir bahar akşamı rastladım size…

Acayip bir telaş içindeydiniz..

Sahi, neden böyle telaşlıydınız?

Elçibey’in mezarının sağında bir başka sözü daha asılıdır ağaçlarda.

“Sevgim; Millete

Vurgunluğum; azatlığa ve adalete

İtaatim; muallimlerime

Borcum; dostlarıma ve meslektaşlarıma

Nefretim; yalancılara ve simasızlara”…

“Simasızlar” sadece Bakü’de, Azerbaycan’da mı var ey millet, etrafına bir kocaman nazar atfeyle?

Vah o “Simasızlar”a….

Yahut…

“Ziyasız” simalılara..

25 Mayıs 2006          

 

“57’iNCİ ALAY ÇANAKKALE’DE, TRABLUSGARP’TA, FİLİSTİN’DE, SAKARYA’DA

57’inci ALAY KARABAĞ’DA, KARASU’DA, KERKÜK’TE, KIBRIS’TA

57’İNCİ ALAY HERYERDE 

  HEPİMİZ 57’İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ”