Küresel Şebekeler23 Mayıs 2006 00:00

DERİN DEVLET NOTLARI: KUMAR BORCU OLMAYANLAR VE ÖTEKİLER... - Nuh Gönültaş

ABD'nin "Ulusalcıları" diyebileceğimiz "Neo Con"ların kontrolündeki bizim derin devletin görünen yüzü ile gerçek derinler arasındaki ayrışma, ABD'de de 11 Eylül'de ikiz kulelerin vurulması ile kesinleşmişti. Bu yüzden Ertuğrul Özkök'ün Danıştay saldırısını "Türkiye'nin 11 Eylül'ü" olarak nitelemesi bu noktadan bakılınca oldukça manidardır! HAMAS'ın Türkiye ziyareti de önemli bir kilometre taşıdır. Bu ziyaret de Türk Derin Devleti'nin tarafları arasındaki ayrışmayı güçlendiren çatışmaya yol açtı. Olan şey, işte bu gelişmelerle zayıflayan görünen derin devletin kan kaybının telafisi için NATO ve Gladio'ya bağlı bütün aktörlerin sahneye sürülmesidir. Saldırı da görünen kısmın kontrolü yeniden ele alma çabasıdır. Hakim Mustafa Yücel Özbilgin ise sadece sadece kurbandır. escitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenaabilify abilify alkohol abilify

Türkiye'de olup biten her şeyi "Derin Devlet" kavramı ile açıklamaya çalışmak belki biraz "konformist" bulunabilir.
Hatta bazıları buna "komplo teorisi" de diyebilir. Desin, belki biraz konformist olunuyordur ama bu konu asla "komplo Teorisi" diye geçiştirilmemeli. Öyle geçiştirilmeye çalışanlara da asla aldanmamalı.

Komplonun olduğu yerde elbette teorisi de olacaktır. Fakat bu "derin devlet" konusu tümüyle gerçek. Niteliği konusunda yanılınıyor olabilir. Bu yüzden bu kısım kavramlar oldukça karışık gelir insanlara. Derin Devlet'in ne olduğu bilinirse yaşadığımız kargaşayı açıklamak oldukça kolay ve isabetli olur.

Şöyle diyelim: Derin devlet deyince sadece "kötüler" akla gelmemeli. Görünen kısmı ile "pislik" görünmeyen kısmı ile tarihsel bir geçmişe sahiptir derin devlet. Türkler için "Derin Devlet Yapılanması" Orta Asya'dan beri akıp gelen bir sürecin ürünüdür: Yapılanmasına ilk ve son müdahale Mustafa Kemal ve Kazım Karabekir tarafından görünmeyen kısmına yapıldı.

Bilinen Derin Devlet görünmeyen kısmın bünyesine yapışmış "kene"ler ve "asalak"lardır. Dış güçler bunlara nüfuz etmiş ve teslim almıştır. Görünen kısım, görünmeyen kısmın bir bölümünü dış güçlerin yardımı ile deşifre etmesine rağmen, bunlara nüfuz edilemedi ve teslim alınamadı.

Derin Devlet'in görünmeyen kısmına "Kumar borcu olmayanlar" ya da "Meçhul askerler" deniliyor. Ve nüfusun her 16 kişisinden biri "meçhul asker" olarak ifade ediliyor. Atatürk ve Kazım Karabekir'in müdahalesi bu sayıya olmuştur. Erzurum Kongresi günlerinde sekiz kişiden biri olarak değiştirilmiştir. O halde bu rakam bugün aşağı yukarı 8 milyon civarında. Dolayısı ile korkuya gerek yok!

Faili meçhul her cinayet Derin Devlet'in görünen kısmının onlara nüfuz etmiş dış güçlerden aldıkları emirle gerçekleştirilmekte.

Derin Devlet'in görünen kısmının finans kaynakları 1-Bazı işadamlarından onları korumak adına aldıkları paralar. 2-Şans ve talih oyunlarının yazılımları ve kaynak kullanım kodları. Bu sayede yapılan çekilişlerde belli aralıklarla CIA-MOSSAD uzantıları ile NATO-Gladi örgütlerine kazandırılan ikramiyeler. 3-Organ ticareti. MOSSAD'a yıllık vergiler organlar İsrail'e gönderilerek ödenir. Marmara Depremi sırsında ortadan kaybolanların başına gelenler de bu kapsamdadır.

Gelelim bugünkü sürece:

Sürecin miladı Cumhurbaşkanı'nın Harp Akademileri'nde yaptığı konuşma ve arkasından Süleyman Demirel'in bu konuşmaya verdiği beklenen destek ve sonrasında yaptığı "Türban tahriki."

Sonra, Sine-i Millet tartışmaları ve Cumhurbaşkanı'nın sahaya inmesi tartışmaları...

Bu arada Genelkurmay Başkanı'nın mezun olan teğmenlere yaptığı demokrasi manifestosu olarak nitelenen konuşma...

Yabancıların Türkiye'den çekilmesi, doların ateşinin yükselmesi ve borsanın gerilemesi...

ABD'nin "Ulusalcıları" diyebileceğimiz "Neo Con"ların kontrolündeki bizim derin devletin görünen yüzü ile gerçek derinler arasındaki ayrışma, ABD'de de 11 Eylül'de ikiz kulelerin vurulması ile kesinleşmişti. Bu yüzden Ertuğrul Özkök'ün Danıştay saldırısını "Türkiye'nin 11 Eylül'ü" olarak nitelemesi bu noktadan bakılınca oldukça manidardır!

HAMAS'ın Türkiye ziyareti de önemli bir kilometre taşıdır. Bu ziyaret de Türk Derin Devleti'nin tarafları arasındaki ayrışmayı güçlendiren çatışmaya yol açtı.

Olan şey, işte bu gelişmelerle zayıflayan görünen derin devletin kan kaybının telafisi için NATO ve Gladio'ya bağlı bütün aktörlerin sahneye sürülmesidir. Saldırı da görünen kısmın kontrolü yeniden ele alma çabasıdır.

Hakim Mustafa Yücel Özbilgin ise sadece sadece kurbandır.