Emperyalizmin mollaları da İran'a mı, yoksa ABD'ye mi? - Arslan Bulut
Makina Yüksek Mühendisi, Sanayi Eski Genel Müdürü Bülent Esinoğlu, "Mollalar Amerika'ya!" başlıklı bir yazı gönderdi. Esinoğlu, Danıştay üyesi hakim Mustafa Yücel Özbilgin'in cenaze töreninde atılan sloganların ne anlama geldiğini inceliyor.*** Çok ilginç bir yazı:"18 Mayıs Danıştay'a yapılan menfur saldırının telin edildiği müstesna bir gündü. Sabahleyin İçişleri Bakanlığı'nın önünden başlayan öfke, Anıtkabir'de, Danıştay'ın önünde ve Kocatepe Camii'nde devam etti. Son nokta Mustafa Yücel Özbilgin'in kabri başında kondu.Bütün gün, büyük kalabalığın içinde idim. Ertesi sabah onbeş gazeteyi inceledim. Törenlerde en çok 'Katil Amerika; Bağımsız Türkiye', 'Mollalar Amerika'ya' sloganları atılmıştı ama gazetelerde bunların hiçbirinin yer almadığını gördüm. Çok az duyulmuş olmasına rağmen 'Mollalar İran'a' sloganını gazetelerine taşımışlar! (Televizyonlarda da bu sahneler çekilip yansıtıldı) Belki bazı okuyucularımız diyecek ki arada ne fark var, ikisi de laikliği vurgulamıyor mu? Hayır.cialis coupons printable link discount prescription drug cardabilify abilify alkohol abilifycialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon
Bu sloganların üzerinde neden bu kadar durdum? Çok önemli bir varlığımız olduğuna inandığım Cumhuriyetin bir bütün olduğu, yalnızca laikliğe indirgenemeyeceği hususunu anlatabilmek için!
Saldırı, Amerika'nın muhtemel İran saldırısına Türkiye'nin tarafsız kalmasını bertaraf etmeye yarayan bir provokasyon! Bu konuda ABD'nin sicili kabarıktır. Bu son provokasyon ile 'İran yaptı' diyerek Türkiye'yi yanına çekmeyi amaçlamaktadır. Bu bakımdan 'Mollalar İran'a' sloganından sadece Amerika ve stratejik ortakları memnun kalır.
İran'a vurmak ise Türkiye'ye vurmak demektir. Eğer bu tepkiler yalnızca laiklik üzerinden ve İran'a karşı sürdürülürse Amerika'nın istediği olur!
Cumhuriyeti bir bütün olarak savunmak durumundayız. Kemalizmin anti emperyalist niteliğini daima göz önünde tutmalıyız.
Yanlış anlaşılmasın; laiklik bir yana bırakılsın demek istemiyorum. Özelleştirmeler ile yabancılara verilen Cumhuriyet varlıkları satılırken ses çıkarmayıp da sadece laiklik konusunda tepkiyi yoğunlaştırmak hedeften sapmaktır.
Miting muhteşemdi, katılanlar nitelikli idi. Olumlu bir güçtü. Temel anahtar, kabarmış bu öfkeyi Soros'ların kontrolüne bırakmamaktır. Anlaşıldığı kadarı ile Tayyip Erdoğan indirilecek ama yerine konulacak kuvvetin Amerika'nın kontrolünde olmaması gerekiyor.
Mollalar ile işbirliği yapan Amerika'nın, meydana gelecek yeni oluşumda, laikler ile işbirliği yaparak Türkiye'deki iktidarını devam ettirmesi Türkiye'nin yararına değildir. Tabii ki anlatmaya çalıştığım şey bağımsızlığın ta kendisidir."
***
Esinoğlu, yazısını "Türkiye'nin tekrar Kemalist bir programa sahip olması için Kemalistlerin saflarını birleştirmesi" çağrısı ile tamamlıyor.
Tabii, şimdi Kemalizm kavramının içeriği boşaltılmış durumdadır. Esinoğlu ve samimi Atatürkçüler alınmasın; Kemalizmden söz edenlerin bir kısmı, Mustafa Kemal Paşa'nın Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi olarak tespit ettiği "tam bağımsızlık, millet egemenliği, hukukun üstünlüğü ve milli devlet" ilkelerine uygun hareket etmiyor.
Zaten her önüne gelen ideoloji mensubu, kendi fikrini Atatürkçülük diye sunarak Atatürk'ün arkasına saklanmıştır. Atatürkçülük kelimesinin içinde "Türkçülük" mevcut olduğu için, bundan rahatsızlık duyanların bir kısmı "Kemalizm"i tercih etmiştir. Atatürk mason localarını kapattığı halde, bazı masonlar bile Atatürkçü geçinmiştir.
Atatürk, "Asıl temeli kendi içimizden çıkarmak zorundayız" demişti. Atatürk'ün temel kabulü ve çıkış noktası olan Türk milliyetçiliğini reddedenler, Atatürkçülükten nasıl bahsedebilir?
Dolayısıyla ben Kemalizm veya Atatürkçülük gibi kavramlar yerine, "Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuruluş Felsefesi"ni tercih ediyorum. Gerçekte hepsi aynı şeydir ama Kemalizm kavramını kullananların bir kısmı, Mustafa Kemal'in kurduğu devletin kuruluş felsefesine aykırı hareket ediyor.
Egemenliği AB ve ABD'ye, onların kuruluşları olan IMF, Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü'ne teslim edenlerin, Atatürk'ün adını ağızlarına almaya bile hakkı yoktur!
***
Mollalar mı? Gerçek din bilginlerinin her zaman başımızın üstünde yeri vardır, fakat emperyalizmin mollaları zaten Amerika'da veya Amerikan güdümlüdür. Tarihte de çoğu İngiliz güdümlüydü.