Küresel Şebekeler21 Mayıs 2006 00:00

Tehlikeli "Tepki" tavsiyesine uyulmamalı - Behiç Kılıç

Bir önceki dönemde Ecevit’i  deviren  “dışarıdan organize güç” aynen devrededir..Millet için  vahim olan ,bu oyunda siyasi iktidar arayan siyaset oyuncuları da,iktidar koltuğuna bu şekilde oturabileceklerine inandırılmış biçimde önemli roller kabul ettirilmiştir. Yazıma gelen yorumlar milletin ,bu tavırlara karşı öfke duyduğunu gösteriyor ve ben de bu yazıyı bunun için yazıyorum. Hem de kaçıncı kez yazıyorum... Her yazdığımda partilerin adı değişiyor ama oyunu dış güçlerle oynayan krema tabakanın kimlikleri değişmiyor.Ülkenin,milletin tepesine yerleşmiş hortum ekibi, her gelen siyasi kadroyu koltuğa oturdukları andan kuşatmaya  başlıyorlar ve kendi dümen sularına sokmayı başarıyorlar. İktidarlar da,bunlarla halvetten mutlu oluyorlar.Güç her zaman siyasi iktidardan çok bu krema tabakasında oluyor.Siyasiler yakayı kaptırınca da  ülkenin perişanlığı katlandıkça katlanıyor. Türkiyemiz ne yazık ki ipotek altındadır... Yıllardan beri alınan borçlar ülkenin elini kolunu bağlıyor,vatandaşları uluslar arası tefecilerin köleleri haline getiriyor.Uluslar arası tefeciler ,bizi köleleri gibi görürken  ülkemizde yarattığı Truva atlarını tepemize  kamçılı bekçiler olarak dikiyor. Siyasi kadrolar bu teslimiyete önce bu kamçılı bekçileri tasfiye ederek son vermelidir.new prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponssymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride read sitagliptin phosphate side effects

Beni okuyan değerli okuyucular bilir,burada Hilmi Özkök hakkında birkaç yazı yazdım.Bu değerli devlet adamının görüş ve davranışları  ile ilgili bir uyumsuzluğum vardır..

Hele hele...

Kendileri subayların göğsündeki bröveden Mustafa Kemal Paşa’yı Kocatepe’de tasvir eden görüntüyü kaldırma teşebbüsü olmuştu da bende tansiyon 19 a fırlamıştı!..

Bu kurmay devlet adamının son değerlendirmesi şöyle..

Halkın tepkisi devam etmeli

Yani o cenaze törenine katılanlar “halktır “ve o halk kabine üyelerini bundan sonra her gördüğü yerde parçalamaya çalışsın!..Sonra da o kabine üyelerini seçen halk ta bir başka cephe oluştursun!..Vay be!..

Acaba Hilmi bey şehit cenazelerindeki halktan  niye bu kadar etkilenmiyor?..

Ve bu meselenin içerisinde bir başka değerli büyüğümüz Süleyman Demirel bey..Bir süredir harikalar yaratıyor ya en son şöyle buyurdular...

Büyük infiale kapılmış halkın ne zaman ne yapacağı konusunda yorum yapmak mümkün değildir.Bu gerginliğe Türkiye tahammül etmez. Gerginliğin bir an evvel aşılması lazım

Ne demektir acaba bu sözler!!?

Dedik ki;

Danıştay’daki olayın kurşunları Tayyip Erdoğan’a”dır..

Yazıyı şöyle  bitirmiştik..

Bu  saldırının fiziki bilgilerini de arz edeceğiz,ipin ucunu görebilmek için..”

Bu “bilgiler” adım adım kamuya ulaşıyor, sis tümüyle dağılıp “ana organizatör” açıklanabilecek mi göreceğiz...

Bendeniz bu konudaki değerlendirmeyi erteleyeceğim çünkü,önceki yazı sonucu ,o yazıya gelen yorumlar yeni bir rota doğurdu!.Yani şöyle diyelim,okuyucudan gelen yorumlar yazının çok üstüne çıktı. Böyle olunca da bu çarpıcı olaya  bir  ara yazı gerekti.

Diyoruz ki;

Doğru görülmeli,doğru bilgilenilmeli ,doğru yazılmalıdır...Yanlış değerlendirme yapılabilir ama  kamuya kasıtlı olarak bir takım odaklarla işbirliği  uğruna kalem gücü menfaat gereği kullanılmamalıdır.

Elbette ki  iktidar partisini bundan sonra da  gerekirse eleştireceğim...

Ve “Danıştay’daki kurşunlar  Tayyip Erdoğan’a”yazısı da  bazı değerli  yorum yazan” okuyucuların iddia ettiği gibi  iktidara şirin görünmek için değil,bir gerçeğin tespiti için yazılmıştır.ve işte burada tekrarlıyorum hiç gocunmadan “Saldırının asıl hedefi Başbakan Erdoğan’dır,sonrasında da toplumun efendileri (!)hem Erdoğan’ı hem de  hükümetin öteki mensuplarına organize bir şekilde hedefe oturtmuşlardır,amaçları da  iktidarı devirip köşe başlarını ele geçirmektir.Bu amaçlarında ne Cumhuriyeti kollama,ne millet menfaati vardır ve ağızlarındaki Atatürk lafı da inançsızca ,çıkarları uğruna kullanılmıştır.”

Şu görülmelidir...

Güç odakları Ecevit Hükümetini nasıl bir darbe ile yerle bir ettilerse,benzer amaçla  oyun  yeniden  tezgaha oturtulmuştur. Hatırlayınız ,Ecevit’e yapılan “tezgah”ta canına bile  kast edildiği günlerce konuşulmadı mı?!.

Dramatik bir ilahi tecelli görüyoruz...

Biliyorsunuz Sayın Ecevit acilen hastaneye kaldırıldı..Bu  önemli siyasetçinin başına gelenler  medyaya nasıl yansıyor?..Hükümete karşı başlatılan harekete nasıl bayrak yapıldığını ve Ecevit’in durumundan pnopaganda malzemesi çıkarıldığına tanık oluyoruz..Doğrudur, Ecevit yapılan saldırıyı tel’in için cenazedeydi..Ama bugün kendisini “malzeme” yapan egemen medya hakkında hiçte iyi temenniler içerisinde değildi.Başbakanlığını “elinden alan organizatörler” arasında egemen medyanın rolünü  şu sıralar sıkça tekrarlıyordu.

Danıştay saldırısını bir kenara koyalım...

Meseleye öyle bile baksak ,net görülebilir...

Bir önceki dönemde Ecevit’i  deviren  dışarıdan organize güç” aynen devrededir..Millet için  vahim olan ,bu oyunda siyasi iktidar arayan siyaset oyuncuları da,iktidar koltuğuna bu şekilde oturabileceklerine inandırılmış biçimde önemli roller kabul ettirilmiştir.

Yazıma gelen yorumlar milletin ,bu tavırlara karşı öfke duyduğunu gösteriyor ve ben de bu yazıyı bunun için yazıyorum.

Hem de kaçıncı kez yazıyorum...

Her yazdığımda partilerin adı değişiyor ama oyunu dış güçlerle oynayan krema tabakanın kimlikleri değişmiyor.Ülkenin,milletin tepesine yerleşmiş hortum ekibi, her gelen siyasi kadroyu koltuğa oturdukları andan kuşatmaya  başlıyorlar ve kendi dümen sularına sokmayı başarıyorlar. İktidarlar da,bunlarla halvetten mutlu oluyorlar.Güç her zaman siyasi iktidardan çok bu krema tabakasında oluyor.Siyasiler yakayı kaptırınca da  ülkenin perişanlığı katlandıkça katlanıyor.

Türkiyemiz ne yazık ki ipotek altındadır...

Yıllardan beri alınan borçlar ülkenin elini kolunu bağlıyor,vatandaşları uluslar arası tefecilerin köleleri haline getiriyor.Uluslar arası tefeciler ,bizi köleleri gibi görürken  ülkemizde yarattığı Truva atlarını tepemize  kamçılı bekçiler olarak dikiyor.

Siyasi kadrolar bu teslimiyete önce bu kamçılı bekçileri tasfiye ederek son vermelidir.

Şöyle bir bakalım...

Yüzde yüz batı nın truva atı  durumundaki satılmışlar birer  Atatürk maskesini suratlarına yapıştırdılar ve ellerindeki medya silahı ile toplumu  daha derin uyku yollarına  sokma  uğraşına girdiler.. Son on yıldaki bu üslubun faturası  milletimize maddi olarak bildiğiniz gibi 200 milyar dolar ve PKK eşkiyasının yirmi yıllık hasarının iki katı..

artık  bunlar üzerinden yapılacak ipotekler  doğmamış torunlarımızın torunlarını bile köleleştirecek haldedir...

Bu kötü günlerden sıyrılmanın yolu tektir...

Millet çoğunluğu olarak tepemizde tepinenlerin bizi cepheleştirme “böl ve yönet” tuzağına düşmemeliyiz..Ülkemize el birliği ile sahip çıkmalıyız