Küresel Şebekeler20 Mayıs 2006 00:00

Gaflet, dalalet ve ihaneti okuyalım - Ömer Lütfi Mete

1- Çeşitli Avrupa hükümetleri tarafından yapılan açıklamalara göre NATO ülkeleri içinde 40 yıldır etkin bir gizli paralel istihbarat ve silahlı operasyonlar örgütü bulunduğu... 2- Bu örgütün 40 yıl boyunca her tür demokratik denetimden uzak tutulduğu ve NATO devletlerinin gizli servisleri tarafından idare edildiği... 3- Bu tür gizli şebekelerin topluluk üyesi ülkelerde iç siyasete yasa dışı yollarla müdahale etmiş ve etmekte olmasından korkulduğu... 4- Çeşitli adli soruşturmalarla kanıtlandığı üzere, belirli üye ülkelerde askeri gizli servislerin veya denetim dışı dallarının ciddi terörizm ve diğer suç vakalarına karıştıkları... 5- Bu örgütlerin hiçbir parlamenter denetime tabi tutulmadıkları, yargı ve yürütmedeki üst düzey yetkililerin bile genel olarak bilgilendirilmedikleri, böylelikle örgütlerin tamamen hukuk dışı faaliyet göstermiş ve hala göstermekte bulundukları... coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardsdiscount drug coupons click free discount prescription cardcleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgbuscopan link buscopan pluscialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupondiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cards

HEMEN her benzeri olayda olduğu gibi Danıştay'a yapılan saldırıdan sonra da tuzak kurucunun kolayca yararlandığı 'Türkiye seçkinlerinin gaflet, dalalet ve ihanet çarkı' takır takır işledi. Böylece kutuplar birbirleri aleyhine suizanda karar kılıverdi. Bir taraf olayı laiklik karşıtlarının saldırısı sayarak kendini aldattı veya aldanmış gibi yaptı. Öbür taraf da saldırının hükümeti zora sokmak maksadıyla iç odaklar tarafından tezgahlandığı yolundaki okumayı kolayca benimsemeye teşne... (Erdoğan'ın Antalya'daki konuşmasından, kendisine manevranın dış boyutu hakkında özel bilgi verildiğine ilişkin izlenimim mahfuz...)
Küresel işbirlikçilerle bağnaz türban düşmanlarının önyargılı, çarpıtmacı ve şartlandırıcı yorumları, bu saldırının yerli bir tuzak olmadığını kanıtlamaya yetecek kadar hazırlanmışlık ve ısmarlanmışlık kokuyor.
Esasen NATO'nun müttefik ülkelerdeki gizli manevralarına ilişkin Avrupacı tartışmaları hatırlayan solcu, sağcı, liberal her namuslu aydın, Danıştay'a yönelik vahşi katliam girişimini ve benzerlerini okumakta zorluk çekmezler. Bu noktada hafızaları tazelemek için dün ucundan değindiğim 22 Kasım 1990 tarihli Avrupa Parlamentosu oturumunda varılan kararları ve yapılan çağrıyı özetlemekte yarar var.

Her işte Avrupa'yı referans kıblesi olarak dayatanlar belki biraz utanırlar:
1- Çeşitli Avrupa hükümetleri tarafından yapılan açıklamalara göre NATO ülkeleri içinde 40 yıldır etkin bir gizli paralel istihbarat ve silahlı operasyonlar örgütü bulunduğu... 2- Bu örgütün 40 yıl boyunca her tür demokratik denetimden uzak tutulduğu ve NATO devletlerinin gizli servisleri tarafından idare edildiği... 3- Bu tür gizli şebekelerin topluluk üyesi ülkelerde iç siyasete yasa dışı yollarla müdahale etmiş ve etmekte olmasından korkulduğu... 4- Çeşitli adli soruşturmalarla kanıtlandığı üzere, belirli üye ülkelerde askeri gizli servislerin veya denetim dışı dallarının ciddi terörizm ve diğer suç vakalarına karıştıkları... 5- Bu örgütlerin hiçbir parlamenter denetime tabi tutulmadıkları, yargı ve yürütmedeki üst düzey yetkililerin bile genel olarak bilgilendirilmedikleri, böylelikle örgütlerin tamamen hukuk dışı faaliyet göstermiş ve hala göstermekte bulundukları... 6- Çeşitli Gladio örgütlerinin kullanımına sunulan kendi bağımsız cephanelikleri ve askeri kaynaklarının varlığı, bu kaynaklar sayesinde bilinmez saldırı potansiyeline sahip bulundukları, böylece faaliyet gösterdikleri veya göstermeye devam ettikleri ülkelerin demokratik yapılarını tehlikeye soktukları yolundaki iddialara dayanarak... 7- Güvenlik alanında işbirliğini genişletme tartışmalarının topluluk gündeminde sürekli yer aldığı bir zamanda hiçbir demokratik denetime tabi bulunmayan ve tamamen gizli bir doğaya sahip karar verme ve uygulama gruplarının varlığından büyük kaygı duyulmaktadır.

Avrupa Parlamentosu bu tespitlerden sonra şöyle bir çağrı yapar:
- Bu gizli örgütlerin veya bunların parçası olan grupların doğası, yapısı, hedefleri ve benzeri bütün yönleri, ilgili ülkelerin iç siyasetine yönelik yasadışı müdahalelerde kullanılmaları gibi konularda ayrıntılı bir soruşturma yapılmalıdır.
Avrupa Parlamentosu'nun bu çağrısı gerçekleşti mi?
Bu konuda ciddi bir çalışma yapan 'NATO'nın Gizli Orduları' isimli kitabın yazarı Daniele Gancer'in söylemiyle 'ısıracak köpek havlamaz' misali, arada görülen itiraflara ve yayınlanan belgelere rağmen tartışma havada kalmış, kayda değer bir çalışma yapılmamıştır.
Fakat bu resmi tespitlerin ve çağrının özeti namuslu her aydını hiç değilse kuşkulandırmaya yetmeli değil midir?
Oysa ne görüyoruz?
Ahkamcı diyor ki:
- Katil cinayeti türban için işlediğini söylüyor, şimdi ona 'hayır onun için yapmadın' denir mi?
Ne mantık ama?! Bu kafayla eğer katil 'beni Sezer yönlendirdi' deseydi ona da 'haklısın, tabii ya, aynen öyle olmuştur' mu diyecektik?
Gaflet, dalalet ve ihanet kol geziyor; Atatürk'ün kemikleri sızlıyor.
Öncü kuvvet de en sahte Atatürkçüler...