İstihbarat15 Mayıs 2006 00:00

Milli güvenliğimiz cami avlusuna bırakıldı - Hasan Ünal

Sabah gazetesine  ( 8 Mayıs ) göre, Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı İbrahim Şahin Türk Telekom'dan, hassas bölgelerde yabancı personel çalıştırmamasını istemiş. Traji-komik bir duruma işaret eden bu habere göre, Müsteşar Bey, Yunanistan'da casusluk yaparken yakalanan Vodafone konusunda da gülünç garantiler veriyor. Malum, Türk Telekom ucuz bir fiyatla netameli bir Ortadoğu'lu şirkete satıldı. Bir kaç yıllık kârı karşılığında, koca şirketin yüzde elli beşlik hisseleri ve yönetimi Lübnanlı Hariri ailesine devredildi. Devirin ardından, hassas görevlerdeki Türk mühendislere el çektirilerek, yerlerine İngiltere'den personel getirtildiği; bunların tekin insanlar olmadıkları şayiası Ankara'da yayıldı. Bağımsız Milletvekili Emin Şirin, Meclis'te yaptığı konuşmada, bu personelin İngiliz istihbarat elemanları olduklarını açıkladı. Gülünç olan, Müsteşarın hassas yerlerde yabancı çalıştırılmamasını ilgili firmaya şimdi telkin etmesi. Çünkü firmanın kendisi yabancı zaten. Garip ilişkileri olan bu firmaya Türk Telekom satılırken, hassas yerlerde yabancı çalıştırılamayacağı, bu firmanın Telekom'u aldıktan sonra hisselerini Kıbrıs Rumları ve/veya Yunanlılar gibi yabancılara satamayacağı gibi şartlar konuldu mu? Hayır!!! O halde ne yapabilirsiniz?symbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenacialis sample coupon prescription card discount cialis manufacturer coupon

Sadece altın hisseyle Telekom'un kontrol altında tutulabileceğini düşünmek saflık olur; çünkü uluslararası tahkimde altın hisse işe yaramayabilir. Kediye ciğer emanet etmek gibi bir şey.
Meselenin Vodafone tarafı da traji-komik. Vodafone Yunanistan'da casusluk yapmış. Başbakan, bakanlar, cumhurbaşkanlığı, milletvekilleri, Yunan silahlı kuvvetleri, istihbaratı, Yunanistan'da faaliyet gösteren bütün yerli ve yabancı sivil toplum örgütleri gibi herkesin telefonlarını dinlemiş. Bunları Amerika adına yapmış. Dinlemeler otomatikman Amerikan büyükelçilik binasına ve Amerika'daki CIA ve bütün istihbarat kuruluşlarının çatısı olan NSA'in bulunduğu alana yansıtılmış.
Ama ne gam!!! Bizim müsteşara göre, bu sabıkalı şirket aynı işi burada yapmazmış. Çünkü milyarlarca dolar vererek Telsim'i almış. Bu ne rahatlık Allahaşkına!!! Adamlar zaten telefon kuruluşundan ziyade istihbarat örgütü gibiler. Nereye elinizi atsanız altından İngilizler çıkıyor. Telekom'da onlar çıktı. Telsim'i onlar alıyor ve üstelik Telsim'i alan Vodafone şirketi Yunanistan'da yaptığı ajanlık faaliyetlerinin ortaya çıkması yetmiyormuş gibi, bir de Yunanistan'dan ortak ve Yunan yönetici getiriyor Telsim'in başına. Ve bütün bunlara rağmen bizimkiler endişeli bile değiller. Adamlar milyar dolarlar verip aldıkları bir işi riske atmazlarmış. Yunanistan'da cep telefonu imtiyazı alırken milyar dolarlar vermediler mi?
Adamlar zaten Türkiye'yi dinlemek için milyar dolar veriyorlar. Yunanistan'ı bu derece dinleyen İngilizler ve Amerikalıların Türkiye'yi dinlemek istemeyeceklerini düşünmek hangi akla hizmet eder? Ayrıca buradan bir kere daha uyaralım: Yunan devleti Vodafone'un içine yerleştirdiği ortak ve başına getirdiği yöneticilerle Türkiye'nin dinlenmesinden hisse alıyor. Karşılığında Vodafone, Yunanistan'daki tazminat davasından yırtarsa şaşırmayalım.
Boşuna değil, Yunan bakanlar birbiri ardına televizyona çıkıp, 'Türkiye'de bankalar alıyoruz; artık Türkiye AB sürecinden çıksa bile bizim taleplerimize kayıtsız kalamaz' diyebiliyorlar. Onlar banka aldı diye bizim Ertuğrul Özkök gibiler bayram ediyorlar. Neymiş dostluk pekişiyormuş. Ama, Yunan jetleri insani tatbikat yapan TSK personelini taciz ediyor. Dostluk nerede beyler???
Bankalarını Yunanlılara satanlara da bir çift sözüm var. Yunanistan'ın, Pontus soykırım anıtı diktiğini biliyorsunuz. Sizler de, biriniz Finansbank'ın diğeriniz de Tekfenbank'ın genel müdürlük binalarının önüne kocaman birer 'Anadolu'da Yunan Mezalimi' anıtı diktirin. Diktirin ki, milli davalara sırt çevirmediğinizi görelim. Aksi takdirde, bu milletin iki eli yakanızda olacaktır. Yunan tarafına da bir çift söz: Jetler havada bir iki daha uçarsa bankalar elinizde patlar. Bizden söylemesi... Hükümete de bir soru: Bunlar milli güvenlik sorunu değil mi? Sizler milli güvenlikten sorumlu değil misiniz? Bu işi de mi özelleştiriyorsunuz?