Siyaset12 Mart 2005 00:00

Postmodern işgal - Cesur Çaça

Siyasi, ekonomik ve sosyal açıdan örtülü bir işgalle karşı karşıyayız!Türkiye’nin postmodern bir işgal altında olduğunu; tarla alma kılıfıyla GAP’ta parsel parsel toprak satmalardan, özelleştirme adı altında kârlı –stratejik– kurumları bir bir elden çıkarmalardan anlayabiliriz.Ülkemiz üzerinde binbir hesap yapanların ekmeğine yağ süren politikilar hız kazanırken, yabancıların iştahı giderek kabarıyor...renovation vejle link renovaarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenacialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon

Türkiye’yi ahtapot gibi dört koldan sarıp sarmalamaya devam eden yabancıların tavrı o kadar açık ve hükümet bu tavra o kadar meyilli ki; bazı AKP’li milletvekilleri daha fazla dayanamayıp istifa etmek zorunda kalmıştır.

Kuşatılmışlığı farkedip, Türkiye’nin gidişatını içine sindirmeyen milletvekilleri, bu ağır vebalin altında kalmamak için istifa yolunu seçmektedir. Hükümetteki yaprak dökümünün perde arkasında bu neden yatmaktadır.

Yani aklı başında, vatanını seven, gidişattan hoşnut olmayan AKP’li milletvekilleri tepkilerini bu şekilde ortaya koymaktalar.

AKP bu kafayla giderse miletvekillerinin sağduyusu hakim olacak ve hükümette çözülmeler hızlanacaktır.

Bir Fransız milletvekilinin “Artık Türkiye 2. Sevr’i kabul etmelidir” sözleriyle açığa çıkan kuşatılmışlığın farkına varan sadece AKP’li milletvekilleri değildir. Halk da, artık örtülü işgalin farkındadır.

AB’nin başta Fransa olmak üzere sözde Ermeni soykırımını Türkiye’ye kabul ettirmek için dayatma uygulaması, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün Kıbrıs’ın elden çıkmasına onay veren uyum protokolüne imza atması, bu uyanışın önemli nedenleri arasında sayılabilir.

Geçen yıldan beri 1000 kilometrekare arazinin yabancılara satılmış. Bu satışa yönelik sorular üzerine bunalan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, “babam da olsa satarım” deme rahatlığını ortaya koyuyor. Ancak Unakıtan, bu toprakların babasının malı olmadığını, vatanın toprağı olduğunu es geçiyor.

“Ülkemiz tehlikedi...”şeklindeki uyarılara kulak asmayan, bu tür tespitleri komplo teorisi diye geçiştirenler, “hırsızlığın yumurta çalma ile başladığını, vatanın da bu tür küçük operasyonlarla işgal edildiğini” unutmasınlar...