ABD ile birlikte yok olmak da var! - Arslan Bulut
<P>Bugün Abdüllatif Şener bile ABD-İngiltere merkezli küresel güçlerin ideolojisinin sözcülüğüne soyunmuştur ama, AKP'li gençlere ders verirken, küresel bazda alternatif bir rekabet gücünün ortaya çıktığını saklıyor.<BR>Sevginaz Hamevioğlu'nun OECD raporlarından derlediği bilgilere göre, 2020 yılına kadar Çin, Hindistan, Endonezya, Brezilya, Rusya Federasyonu, Kore ve Tayland' dan oluşacak yeni bir 7'ler grubunun Gayri Safi Milli Hasılasının, G-7 ekonomilerini geçeceği öngörülmekteydi. </P> <P>Yine OECD açıklamalarına göre, 2010 yılına kadar Çin, Hindistan ve Endonezya ekonomileri, büyüme hızlarını yüzde 5'in üzerinde gerçekleştirebilirler ise; ABD, AB ve Japonya nüfusları kadar bir nüfus potansiyeli, yüksek satın alma gücüyle ekonomik sahaya çıkacaktı.<BR>Bu tespitler altı yedi sene öncesine aittir! Fakat 2020 hatta 2010 gelmeden öngörü gerçek olmuştur. <BR></P><div style="display:none">naproxennatrium <a href="http://www.zygonie.com/blog/page/naproxen-fk-KK1">go</a> naproxen kruidvat</div><div style="display:none">cleocin 150 mg <a href="http://www.mattnichols.co.uk/page/cleocin-t-lotion-ITF">read</a> cleocin 300 mg</div><div style="display:none">arcoxia 90 mg wikipedia <a href="http://www.speeddatingmixers.co.uk/blog/blog/page/Arcoxia-90" rel="nofollow">site</a> arcoxia cena</div><div style="display:none">cialis walgreen coupon <a href="http://driverblog.suddath.com">cheap cialis</a> cialis coupon</div><div style="display:none">kamagra <a href="http://exlim.net/wj/page/kamagra-gel-6V4.aspx">kamagra wikipedia</a> kamagra gel</div>
" ABD dolarının (dünya piyasalarında) düşüşünün arkasında siyasi tavır var. Ekonomiden sorumlu Çin Başbakan yardımcısı Li Yong, geçen hafta Haydarabad toplantısında, 'ABD dolarının yüzde 25 değer kaybedebileceğini, bunun sonucunun şok edici olacağını' söyledi.Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'in altın stoğu, tarihte ilk kez G7 ülkelerini (ABD, İngiltere, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya ve Japonya) geçti.
Asya'nın 13 ülkesi, ortak para politikası üzerinde çalışıyor. Doların düşeceğinden hareketle, rezervlerini başka kaynaklara yönlendiriyor.
ABD ekonomisi, 1985'te zirveden sonra düşüşe geçti. Göstergeler Amerikan halkının refah seviyesinin hızla düşeceğine işaret ediyor. Nobel ödüllü Joseph Stiglitz ve Harvard Üniversitesi'nden Linda Bilmes, Bush ekibinin Irak işgalinin faturasının 1 ile 2 trilyon dolar arasında olduğunu söylüyor. Bush yönetimi faturayı 200 milyar dolar olarak öngörmüştü.
ABD'nin Orta Asya projesi çöküşe geçti. Kırgızistan'da istedikleri denetimi kuramadılar. Özbekistan ABD aleyhine döndü. Orta Asya politikasının merkezindeki Kazakistan Rusya, Çin ve Hindistan'la büyük enerji projelerine girdi.
Şanghay İşbirliği Teşkilatı, 6 Haziran 2006'daki zirveye İran'ı da davet etti. Rusya, Çin ve Orta Asya ülkelerinden sonra Pakistan, Moğolistan ve İran da teşkilata katılıyor. Bu ülkeler, teknolojiden silaha, para politikasından enerjiye kadar ABD'yi by-pass eden alternatiflere yöneldi.
Bush'un Çin'i dengelemek için öne çıkardığı Hindistan, hem Şanghay Birliği'ne davet edilecek, hem İran'la milyarlarca dolarlık enerji anlaşmaları yapıyor.
Şanghay Birliği, Haziran'da Asya Ortak Enerji Birliği oluşturacak. Dünyanın en büyük doğalgaz üreticisi Rusya, ikinci üretici İran, dünyanın ikinci petrol üreticisi Rusya ve Rus-Çin etkisindeki Orta Asya ülkeleriyle... Dünyanın en çok petrol üreticisi S. Arabistan'ın Rusya ve Çin'le yaptığı milyarlarca dolarlık enerji/savunma anlaşmalarını da buraya eklemeliyiz."
***
David C. Korten tarafından yazılmış "When Corporations Rules the World" adlı araştırmaya göre ise "IMF ve Dünya Bankası düşük gelirli ülkelerin küresel sisteme bağımlılıklarının artmasını ve dolayısıyla ekonomilerini şirketlerin sömürgeciliğine açmalarını sağlamaktadır. Borçlu ülkelerin büyük çoğunluğu var olan dış borçlarını yeni dış krediler alarak ödemektedir. Daha fazla borç aldıkça, dışarıya bağımlılık daha da artmaktadır ve bütün çabalar ekonomik gelişmenin nasıl sağlanacağı konusunda harcanacağı yerde, nasıl daha fazla borç alınabileceğine yöneltilmektedir. Belli bir süre sonra, durum uyuşturucu bağımlılığı gibi olmaktadır.
Dünya Ticaret Örgütü ise mal ve sermayenin serbest hareketinin önündeki bütün engelleri kaldırmak için, zorlayıcı kanunlarıyla, bağımsız bir hukuki kimliğe sahip olarak kuruldu. Dünyanın en büyük şirketlerinin çıkarları, şimdi artık yasama ve yürütme güçleri olan küresel bir teşkilat tarafından, demokratik hükümetler ve onların sorumlu olduğu halklara karşı temsil ediliyor. Ayrıca bu teşkilat yargı erkiyle de donatılıyor. Dünya Ticaret Örgütü çatısı altında seçilmemiş bir ticaret temsilcileri grubu, dünyanın en yüksek mahkemesi ve en güçlü yasama kurumu haline gelmektedir."
***
O halde Türkiye'yi yönetenler, "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" diyeceklerse, bu şirketler komünizmi karşısında, sadece Türkiye için değil, bütün insanlık için nasıl bir çözüm düşündüklerini açıklamak durumundadır. Cumhuriyetin koruyucu ve kollayıcıları da sadece irtica karşısında değil, bu tablo karşısında ne yapacaklarını bir an önce ilan etmeli, bu kandırmaca sona ermelidir.