Ekonomi12 Mayıs 2006 00:00

Yoksul Türkiye - Dr. Abdullah Özkan

ABD’nin küresel stratejilerinden İran’ın nükleer programına, Avrupa Birliği’nin politikalarından Birleşmiş Milletler’e kadar pek çok konuda kalem oynatırken bazen ülkemizin içine dönüp bakmayı bile ihmal ediyoruz.Dünyadaki gelişmeler elbette önemli, izlenmesi, yorumlanması, analiz edilmesi, birtakım sonuçların çıkartılması gerekli; ama bütün bunlar ülkemizin temel sorunlarının ihmal edilmesine neden olmamalı…Bugün Türkiye’nin en temel sorunlarından biri olan yoksulluk konusunda sizlere bazı rakamları tekrar hatırlatacağım. Küresel sistemde yoksulluk ve açlık artık “stratejik” bir konum arzediyor, konuyu değerlendirirken bu gerçeği de göz önünde bulundurmanızı istiyorum.İşte Türkiye’nin Hali…kamagra link kamagra gel

Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerini esas alan Ankara Ticaret Odası hazırladığı geniş kapsamlı bir raporla ülkemizin yoksulluk ve açlık haritasını gözler önüne serdi. (Sırası gelmişken söyleyelim; ATO Başkanı Sinan Aygün’e ve bu tür raporların hazırlanmasında emeği geçen diğer ATO çalışanlarına toplumumuz adına teşekkür borçluyuz… Toplumsal sorunlarımızın kamuoyu gündemine gelmesine önemli katkılar yapıyorlar, diğer sivil toplum örgütlerimizin de bu tür yararlı faaliyetlerde bulunmalarını diliyoruz.)
Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre Türkiye’de tam 18 milyon kişi yoksul, 909 bin kişi de aç!..
Türkiye’de her 100 kişiden 26’sı yoksul sınıfında yer alıyor. Türkiye’de her 100 YTL’nin sadece 8.2 YTL’sini yoksullar harcayabiliyor.
ATO raporunun göre Türkiye’de yoksul haneler ortalama 5 kişiden oluşuyor. 5 kişilik hanelerde yoksulluk sınırının 2002 yılında 353 YTL iken, 2004 yılında yüzde 38 artışla 488 YTL’ye, açlık sınırının da 152 YTL’den yüzde 36 artışla 207 YTL’ye yükseldiği görülüyor.
Türkiye’deki 18 milyon yoksul insan, 3.5 milyon haneye karşılık geliyor. Bunların ortalama aylık geliri 463.8 YTL, günlük geliri ise 15.5 YTL’de kalıyor. Bu aylık değer ortalama hanehalkı sayısına bölündüğünde, yoksul hanelerde kişilerin ayda ortalama 92.8 YTL, günde ise 3.1 YTL ile hayatta kalmaya çalıştıkları ortaya çıkıyor.
Günde 3 lira ile nasıl yaşanır? Ne yenir, ne içilir, hangi ihtiyaç nasıl karşılanır? Günde 3 lira, insanın onurunu koruyarak yaşaması için yeterli olur mu? Herkes bu soruyu kendisine sormalı ve Türkiye’nin içinde bulunduğu derin yoksulluğu bir kez daha düşünmeli…
Raporda bundan daha kötü rakamlar da var…
Türkiye’deki 3.5 milyon yoksul hanenin yüzde 1.4’ünün aylık ortalama geliri 100 YTL ve altında kalıyor. Yani Türkiye’deki 50 bin 933 hane günde 333 Yeni Kuruş ve daha azı ile hayatta kalmaya gayret ediyor. 
Peki ama nasıl? 50 binin üzerinde insanımız günde 333 kuruşla nasıl yaşıyor? Daha doğrusu yaşıyor mu, yoksa ölmemek için çaba mı harcıyor?
Bu Nasıl Yaşamak!
Rakamlara bakıldığında, Türkiye’de “yoksul ve aç” sınıfına giren 20 milyona yakın insanımızın karnını bile doyurmaktan aciz olduğu görülüyor. Karnını bile doyuramayan bu insanlarımızın aynı zamanda sağlık, eğitim ve insani yaşama koşullarından da mahrum kaldıkları ortaya çıkıyor.
Yoksul sınıfına dahil edilen insanlarımız sağlığa hane başına ayda ortalama 5 YTL, eğitime ise sadece 85 kuruş ayırabiliyorlar. Yoksul insanlarımızın yüzde 20.8’i, yani 3 milyon 240 bin kişi okuma yazma bile bilmiyor. Yoksulların yüzde 30.6’sı (4 milyon 762 bin kişi) ancak okuyup yazabiliyor, yüzde 33.1’i (5 milyon 161 bin kişi) ise ilkokul mezunu.  5 liralık sağlık ve 85 kuruşluk eğitim işte bakın ülkemizi ne hale getiriyor.
Yoksullarımızın yüzde 85’i gecekondu ve benzeri evlerde oturuyor; yüzde 40’ının evinin içinde tuvalet, yüzde 17’sinin evinde banyo, yüzde 9.4’ünde de mutfak bulunmuyor.
Yoksullarımızın yarıya yakınını 15 yaşından küçük çocuklar ve 65 yaşından büyükler oluşturuyor. Yani yoksulluk çilesi en çok çocuklarımızı ve yaşlılarımızı vuruyor.
Rakamlara bakınca sizin de içiniz acımadı mı? Daha bu resmi rakamlar, ben eminim ki, Türkiye’deki yoksulluk ve açlık bu rakamların çok daha ötesinde, derininde yaşanan, acısıyla yürekleri burkan devasa bir sorun…
Milli Güvenlik Sorunu
Peki bu sorun nasıl çözülecek?
Öncelikle yoksulluk ve açlık Türkiye’nin en önemli gündem maddesi haline getirilmelidir. Sun’i gündemler, kısır çekişmeler, faydasız gevezelikler yerine tüm toplum yoksulluk ve açlıkla mücadeleye kilitlenmelidir. Devlet-millet elele vermeli, yeni bir kalkınma hamlesi başlatılmalıdır.
2004 yılı gelir dağılımı sonuçlarına bakıldığında, en yoksul yüzde 10’luk kesim gelirden sadece yüzde 2.3’lük bir pay alırken, en zengin yüzde 10’luk kesimin yüzde 30.9 oranında pay aldığı görülmektedir. Yani en zengin, en yoksuldan tam 14 kat daha fazla gelir elde etmektedir. Bu adaletsiz yapı düzeltilmeli, gelir dağılımındaki uçurumun kapatılması için ciddi önlemler alınmalıdır.
Türkiye böylesine derin bir yoksulluk ve açlık tablosunu daha ne kadar taşıyabilir? Türkiye yoksulluğu bir milli güvenlik sorunu olarak ele almalı ve stratejik bir planlama yapmak için daha fazla vakit kaybetmemelidir…