Dış Politika5 Mayıs 2006 00:00

Amerika ile Ortak Stratejik Vizyonun Anlamı - Erol Manisalı

Amerika ile ''ortak stratejik vizyon'' konusu Amerikancı çevrelerde pazarlanmaya başladı. ABD'nin ve Türkiye'nin vizyonlarına baktığımız zaman ''ortaklıktan uzak bir özellik'' görüyoruz. Hele ''stratejik ortaklık'' deyiminin aksine, ''stratejik bir karşıtlık'' söz konusu. <BR>1) ABD'nin ''bölge vizyonu'' ; ABD, bölgede Amerikancı ve tamamen ABD'nin güdümünde bir ''Kürdistan'' kurma yolunda. Irak'ın kuzeyinde işin bir ayağını bitirmiş bile. <BR>Şimdi Irak'ın kuzeyindeki Kürt yönetiminin Türkiye, Suriye ve İran ayaklarını oluşturmaya çalışıyor. Bu konuda İsrail ile ''ortak stratejik vizyona'' sahipler, birlikte çalışıyorlar. İşin artık gizli kapaklı yönü kalmadı. <BR>2) ABD, Türkiye'nin bölgede, ''ABD'nin politikalarının ve operasyonlarının bir parçası'' olmasını istiyor. Türkiye ABD'nin Irak'ı işgal ve denetleme projesine askerleriyle destek vermeli; yarın İran ve Suriye'yi işgale veya vurmaya yeltenirse Türkiye üsleriyle, askerleriyle ve her şeyiyle ABD'nin yanında olmalı. İşte ABD'nin ''stratejik ortaklıktan'' ve ''ortak vizyondan'' anladığı bu. <BR>Zaten bu nedenle 1 Mart 2003'ten sonra bizim askerlerin kafasına çuval geçirdiler: Genelkurmay başkanları Türkiye'ye küfretti, Paul Wolfowitz ağza alınmayacak sözler söyledi. Türkiye, ''ABD'nin vizyonuna uymayan bir iş yapmıştı'' . AKP hükümetinin söz vermesine karşı, Meclis ABD dayatmasını geri çevirdi. <div style="display:none">cialis forum <a href="http://blog.devparam.com/page/cialis-sarajevo-B6K.aspx">link</a> cialis bez recepta</div>

3) ABD'nin vizyonunda Türkiye'nin ulusal çıkarları ve Lozan'la bağdaşmayan çok önemli şeyler de bulunuyor.

- ABD, Türkiye'nin ''Kıbrıs'tan tasfiyesine'' ve Ege'de Yunan çıkarlarının korunmasına hep arka çıktı.

- Ermeni soykırım tasarılarına ve ABD'de ders kitaplarına girmesine destek verdi ve veriyor.

- Fener Patrikhanesi'nin, Lozan'ın ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ''egemenlik alanı dışına taşınmasına'' sürekli yardımcı oluyor.

- Muavenet zırhlısının vurulması ve Eşref Bitlis 'in öldürülmesi konularında ''Amerikan gölgesi'' varlığını koruyor. İşin, Kıvrıkoğlu 'na kadar uzayan yönlerinin bulunduğu raporlara, resmi belgelere ve kitaplara girecek kadar doğrulanmıştır.

- İncirlik Üssü'nün PKK'ye ve Irak'ın kuzeyindeki Kürtçü oluşuma destek verecek şekilde ABD tarafından nasıl kullanıldığı askeri raporlara kadar girmiş ve yayımlanmıştır.

Bütün bunlar ''ortak stratejik vizyon'' yerine, ''aykırı stratejik çıkarlar vizyonunu'' ortaya koyan gerçeklerdir.

Türkiye'nin vizyonu mu?

Türkiye'nin hükümetler tarafından sürdürülen vizyonu ile ''olması gereken vizyonu'' arasında büyük farklar vardır.

1) Türkiye bu bölgenin ülkesidir. Bölgedeki komşuları ile iktisadi, siyasi, askeri ve kültürel ilişkilerini geliştirmek zorundadır.

Avrupa Birliği ile olduğu kadar Rusya, Arap ülkeleri ve İran'la da işbirliğine gitmek, ''Türkiye'nin stratejik vizyonunun'' ayrılmaz bir parçası olmalıdır.

2) Türkiye; ABD, AB ve İsrail'in ''Kürdistan projelerine karşı koymak için'' , ortak çıkarlarının bulunduğu komşu ülkelerle işbirliğine gitmek zorundadır. Aksi halde ne Lozan'ı, ne de Cumhuriyeti koruyabilir.

3) Türkiye, ABD ve AB ile ilişkilerini ''normalleştirmek'' zorundadır. İlişkilerin normalleştirilmesi, ''ABD'nin bölge politikaları ile uyuşmuyor'' .

ABD ile Türkiye arasında ''ortak stratejik vizyon'' ile ''ABD'nin Venezüella veya Arjantin'le ortak stratejik vizyon oluşturması'' aynı oranda zıt ve çelişkili bir durumdur.

ABD ile ortak vizyonun tercümesi, ABD'nin bölgedeki maşası olmaktır. Buna, ''modern mandacılık'' adını da verebilirsiniz.

O zaman, bu ''ortak vizyonu'' savunanların kimlikleri de kendiliğinden ortaya çıkmış olmuyor mu!..