Türkiye’de Tarım nüfusu mülksüzleşip yoksullaşıyor!
İktisatçı Mustafa Sönmez, IMF desteğiyle sürdürülen ekonomi politikalarının olumsuz etkilediği tarım sektöründeki nüfusun hızla, yoksullaştığını ve mülksüzleştiğini bildirdi. Son sekiz yılda Türkiye ekonomisinde iki, tarımda ise üç küçülme yılı yaşandığına dikkat çeken Sönmez, tarım üretimindeki gerilemenin, tarım -dan geçinen nüfusun tarımı terkederek kentlere yığılmasına da neden olduğunu savundu.levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetescialis coupons printable link discount prescription drug carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialismicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mgkamagra kamagra wikipedia kamagra gel
İktisatçı Mustafa Sönmez, IMF desteğiyle sürdürülen ekonomi politikalarının olumsuz etkilediği tarım sektöründeki nüfusun hızla, yoksullaştığını ve mülksüzleştiğini bildirdi. Son sekiz yılda Türkiye ekonomisinde iki, tarımda ise üç küçülme yılı yaşandığına dikkat çeken Sönmez, tarım üretimindeki gerilemenin, tarım -dan geçinen nüfusun tarımı terkederek kentlere yığılmasına da neden olduğunu savundu.
İktisatçı Mustafa Sönmez, 1998'den bu yana IMF destekli sürdürülen ekonomi politikalarının olumsuz etkilemeye devam ettiği tarımdaki nüfusun hızla yoksullaşarak mülksüzleştiğini bildirdi.
Sönmez, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) büyüme ve istihdam ile Maliye Bakanlığı'nın bütçe verilerinden yararlanarak yaptığı değerlendirmede, tarımdaki büyümenin, ekonomideki genel büyüme eğrisinin çok altında kaldığına ve tarımın milli gelir içindeki yerinin daraldığına dikkat çekerek "Bunun sonucu olarak tarımdan geçinen nüfus azalıyor ve kırlardan kente göç hızlanıyor. Tarımdaki erozyona devletin katkısı çok sınırlı düzeyde kalırken tarımın milli gelirden aldığı pay da geriliyor, tarım nüfusu yoksullaşıyor ve mülksüzleşiyor" dedi.Sönmez'in belirlemelerine göre IMF destekli programların uygulandığı son 8 yılda ekonomide iki, tarımda ise 3 küçülme yılı yaşandı.
Ekonominin geneli 8 yılda ortalama yüzde 2.6 büyürken tarımdaki büyüme yıllık yüzde 1.6'da kaldı. 2001 krizinden sonra ekonominin genelinde ortalama yıllık büyüme yüzde 8.5'i bulurken tarımdaki büyüme yüzde 3'te kaldı.
Tarımın payı daraldı
Tarımdaki büyümenin temposunun düşmesi, Türkiye ekonomisindeki yerini de daralttı. Türkiye istihdamındaki yüzde 30'ları aşan payına karşılık tarımda yaratılan katma değerin 2000'de yüzde 13.4 olan GSMH içindeki payı 2004'te yüzde 11.7'ye, 2005'te de yüzde 11.5'e düştü.
Tarım üretimindeki gerileme, ta-
rımdan geçinen nüfusun tarımda tutunamamasına,tarımı terkederek kentlere yığılmasına da neden oldu.
Tarımdan geçinen ya da
tarımda çalışan 7 milyon 3 bin kişiyle 2000'de toplam istihdamın yüzde 32.6'sını oluşturuyordu. 2004'te çalışanların sayısının 380 bin artmasına karşılık tarımın milli gelirdeki payı yüzde 11.7'ye düştü. 2005 ise tarımdan tam bir kaçış yılı oldu.
Yüzde 5.6'lık büyümeye karşın tarımın milli gelirdeki payı yüzde 11.5'a geriledi ve tarım çalışan nüfusu da 1 yılda 813 kişi azalarak 6 milyon 602 bine geriledi.
Gelir dağılımı
Sönmez'e göre tarımda yaşanan yoksullaşma ve mülksüzleşme, gelir dağılımı göstergelerinden de izlenebiliyor. DİE'nin gelire göre milli gelir verilerine göre, çalışan nüfusun üçte birini oluşturan tarım kesiminin (işgücü hariç) 2000 yılında kullanılan gelirden yüzde 14.7 olan aldığı pay, kriz yılı 2001'de yüzde 13.1'e geriledi.
Yeniden büyümeye geçilen 2002'de tarımın payı ancak yüzde 12.1 oldu ve izleyen büyüme yılları 2003 ve 2004'te ise sırasıyla yüzde 12.5 ve yüzde 11.9 olarak gerçekleşti. Böylece 7.7 milyon kişinin geçimini sağladığı tarım, 2000'den 2004'e gelir pastasından yaklaşık 3 puan kayba uğradı.
Devletten önemli bir destek yok
Tarım kesimi artan yoksullaşma ve mülksüzlefl-mesi karşısında devletten de önemli bir destek görmüyor.
Nüfusun üçte birini oluşturmalarına karşılık, tarım kesiminin milli gelirden 2000'de yüzde 14.7 olan aldığı pay 2004'te yüzde 11.9'a düştü. Tarım kesimi için bütçeden 2005'te yapılan harcama 3.7 milyar YTL'de kaldı.
Bu, bütçe harcamalarının yüzde 2.5'i anlamına geliyordu. Oysa aynı yıl, bütçeden yapılan faiz ödemeleri 45.6 milyar YTL'yi bularak bütçenin
yüzde 32'sini götürdü. Faizler için 2006 bütçesinde ise 46.2 milyar YTL ayrıldı.
Tarıma bütçeden yapılan ödemenin yaklaşık üçte ikisi, "Doğrudan Gelir Desteği" başlığı altında verildi. Bu ödeme, Dünya Bankası tarafından kontrol edilen bir programa dayanıyor ve belirli ürünlerin ekilmemesi koşuluna bağlı dağıtılıyor.
Tarıma desteğin 2006 yılında ise 2.3 milyar YTL'ye indirilmesi öngörüldü. Böylece erozyonu hızlanan tarım kesimi, 2006'da devletten daha az destek görecek.