Ekonomi2 Mayıs 2006 00:00

Türkiye’de Tarım nüfusu mülksüzleşip yoksullaşıyor!

İktisatçı Mustafa Sönmez, IMF desteğiyle sürdürülen ekonomi politikalarının olumsuz etkilediği tarım sektöründeki nüfusun hızla, yoksullaştığını ve mülksüzleştiğini bildirdi. Son sekiz yılda Türkiye ekonomisinde iki, tarımda ise üç küçülme yılı yaşandığına dikkat çeken Sönmez, tarım üretimindeki gerilemenin, tarım -dan geçinen nüfusun tarımı terkederek kentlere yığılmasına da neden olduğunu savundu.levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetescialis coupons printable link discount prescription drug carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialismicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mgkamagra kamagra wikipedia kamagra gel

İktisatçı Mustafa Sönmez, IMF desteğiyle sürdürülen ekonomi politikalarının olumsuz etkilediği tarım sektöründeki nüfusun hızla, yoksullaştığı ve mülksüzleştiğini bildirdi. Son sekiz yılda Türkiye ekonomisinde iki, tarımda ise üç küçülme yılı yaşandığına dikkat çeken Sönmez, tarım üretimindeki gerilemenin, tarım -dan geçinen nüfusun tarımı terkederek kentlere yığılmasına da neden olduğunu savundu.

İktisatçı Mustafa Sönmez, 1998'den bu yana IMF destekli sürdürülen ekonomi politikalarının olumsuz etkilemeye devam ettiği tarımdaki nü­fusun hızla yoksullaşarak mülksüzleştiğini bil­dirdi.

Sönmez, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) büyüme ve istihdam ile Maliye Bakanlığı'nın bütçe verilerinden yararlanarak yaptığı değerlen­dirmede, tarımdaki büyümenin, ekonomideki ge­nel büyüme eğrisinin çok altında kaldığına ve ta­rımın milli gelir içindeki yerinin daraldığına dik­kat çekerek "Bunun sonucu olarak tarımdan geçi­nen nüfus azalıyor ve kırlardan kente göç hızlanı­yor. Tarımdaki erozyona devletin katkısı çok sı­nırlı düzeyde kalırken tarımın milli gelirden aldı­ğı pay da geriliyor, tarım nüfusu yoksullaşıyor ve mülksüzleşiyor" dedi.Sönmez'in belirlemelerine göre IMF destekli programların uygulandığı son 8 yılda ekonomide iki, tarımda ise 3 küçülme yılı yaşandı.

Ekonominin geneli 8 yılda ortalama yüzde 2.6 büyürken tarımdaki büyüme yıllık yüzde 1.6'da kaldı. 2001 krizinden sonra ekonominin genelin­de ortalama yıllık büyüme yüzde 8.5'i bulurken tarımdaki büyüme yüzde 3'te kaldı.

Tarımın payı daraldı

Tarımdaki büyümenin temposu­nun düşmesi, Türkiye ekonomi­sindeki yerini de daralttı. Türki­ye istihdamındaki yüzde 30'ları aşan payına karşılık tarımda ya­ratılan katma değerin 2000'de yüzde 13.4 olan GSMH içindeki payı 2004'te yüzde 11.7'ye, 2005'te de yüzde 11.5'e düştü.

Tarım üretimindeki gerileme, ta-

rımdan geçinen nüfusun tarımda tutunamamasına,tarımı terkederek kentlere yığılmasına da neden oldu.

Tarımdan  geçinen  ya  da

tarımda çalışan 7 milyon 3 bin kişiyle 2000'de toplam istihdamın yüzde 32.6'sını oluşturuyor­du. 2004'te çalışanların sayısının 380 bin artma­sına karşılık tarımın milli gelirdeki payı yüzde 11.7'ye düştü. 2005 ise tarımdan tam bir kaçış yılı oldu.

Yüzde 5.6'lık büyümeye karşın tarımın milli ge­lirdeki payı yüzde 11.5'a geriledi ve tarım çalışan nüfusu da 1 yılda 813 kişi azalarak 6 milyon 602 bine geriledi.

Gelir dağılımı

Sönmez'e göre tarımda yaşanan yoksullaşma ve mülksüzleşme, gelir dağılımı göstergelerinden de izlenebiliyor. DİE'nin gelire göre milli gelir veri­lerine göre, çalışan nüfusun üçte birini oluşturan tarım kesiminin (işgücü hariç) 2000 yılında kulla­nılan gelirden yüzde 14.7 olan aldığı pay, kriz yı­lı 2001'de yüzde 13.1'e geriledi.

Yeniden büyümeye geçilen 2002'de tarımın payı ancak yüzde 12.1 oldu ve izleyen büyüme yılları 2003 ve 2004'te ise sırasıyla yüzde 12.5 ve yüzde 11.9 olarak gerçekleşti. Böylece 7.7 milyon kişi­nin geçimini sağladığı tarım, 2000'den 2004'e ge­lir pastasından yaklaşık 3 puan kayba uğradı.

Devletten önemli bir destek yok

Tarım kesimi artan yoksullaşma ve mülksüzlefl-mesi karşısında devletten de önemli bir destek görmüyor.

Nüfusun üçte birini oluşturmalarına karşılık, ta­rım kesiminin milli gelirden 2000'de yüzde 14.7 olan aldığı pay 2004'te yüzde 11.9'a düştü. Tarım kesimi için bütçeden 2005'te yapılan harcama 3.7 milyar YTL'de kaldı.

Bu, bütçe harcamalarının yüzde 2.5'i anlamına geliyordu. Oysa aynı yıl, bütçeden yapılan faiz ödemeleri 45.6 milyar YTL'yi bularak bütçenin

yüzde 32'sini götürdü. Faizler için 2006 bütçesinde ise 46.2 milyar YTL ayrıldı.

Tarıma bütçeden yapılan ödemenin yaklaşık üçte ikisi, "Doğrudan Gelir Desteği" başlığı altında verildi. Bu ödeme, Dünya Bankası tarafından kontrol edilen bir programa dayanıyor ve belirli ürünlerin ekilmemesi koşulu­na bağlı dağıtılıyor.

Tarıma desteğin 2006 yılında ise 2.3 milyar YTL'ye indirilmesi ön­görüldü. Böylece erozyonu hızla­nan tarım kesimi, 2006'da devlet­ten daha az destek görecek.