Türkiye’nin teslim alınması; “Stratejik Vizyon Belgesi” - Dr. Abdullah Özkan
Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice hafta içinde Türkiye’ye geldi ve bir dizi görüşmelerde bulundu. <BR>Rice’ın Türkiye ziyaretinin zamanlaması dikkat çekici; ABD’nin bölgemizle ilgili olarak çok önemli kararlar arifesinde olduğunu biliniyor. Bu ziyaretin alınacak kararlara Türkiye’yi de dahil etme amacı taşıdığı anlaşılıyor. Ama ne yazık ki, ABD dışişleri bakanının Türkiye’ye gelirken çantasında hangi dosyaların olduğunu, Türkiye’den ne gibi taleplerde bulunduğunu, hükümetin bu taleplere ne karşılık verdiğini bilmiyoruz…<BR>Kamuoyu bilmediği gibi, Türkiye Büyük Millet Meclisi de bilmiyor…<BR>Türkiye’yi ilgilendiren çok önemli konular görüşülüyor, geleceğimizi ipotek altına alacak kararlar alınıyor ama kamuoyu ne olup bittiğini öğrenemiyor… Böyle bir şey olabilir mi? <div style="display:none">arcoxia 90 mg wikipedia <a href="http://www.speeddatingmixers.co.uk/blog/blog/page/Arcoxia-90" rel="nofollow">site</a> arcoxia cena</div><div style="display:none">cialis sample coupon <a href="http://bilgecammakina.com/pages.asp?Id=2">prescription card discount</a> cialis manufacturer coupon</div>
Mesela basına sızan bilgilerden öğreniyoruz ki, ABD Dışişleri Bakanı Rice’ın çantasındaki dosyalardan biri, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında imzalanmasına karar verilen “stratejik vizyon belgesi” imiş…
Nedir peki bu “stratejik vizyon belgesi” bilen var mı?
Basına yansıyan bilgi kırıntıları var ama içeriği hakkında detaylı bir bilgi yine yok… “Stratejik ilişki” ve “stratejik ortaklık” gibi tanımlamalara aşinayız ama “stratejik vizyon belgesi” gibi bir tanımlama ile ilk kez karşılaşıyoruz…
İsterseniz önce şu stratejik ilişki ve ortaklık tanımlamalarının kapsamına bakalım… “Stratejik ilişki” kavramı, Amerika Birleşik Devletleri’nin kurduğu en geniş kapsamlı ilişkiyi tarif ediyor. Ortak değerler ve çıkarlar üzerinde yükseliyor ve iki ülkenin kayıtsız şartsız işbirliği yapmasını öngörüyor. Örneğin ABD’nin İngiltere ve İsrail ile kurduğu ilişki biçimi “stratejik ilişki” kapsamına giriyor. “Stratejik ortaklık” ise çerçevesi belli olan daha dar bir ilişki biçimini tarif ediyor… ABD, daha çok çıkarı olduğu konularda, geçici süreyle kullanacağı ülkelerle bu tür ilişkiler kuruyor.
ABD’nin Türkiye ile imzalamak istediği “stratejik vizyon belgesi”, sözünü ettiğimiz iki tür ilişki biçimine de uymuyor, bambaşka bir “ilişki biçimini” öngörüyor.
Türkiye, ABD’ye yamanıyor
Benim anladığım, “stratejik vizyon belgesi” ile Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye’nin elini-kolunu uzun vadede bağlayacak bir yapı oluşturmak istiyor. “Stratejik vizyon belgesi”nin içinde ne olduğunu, hangi çerçeveyi çizdiğini tam olarak bilmiyoruz ama anladığımız şudur; ABD, hangi iktidar gelirse gelsin, istediğini yaptırtacak bir mekanizmayı kuruyor. “Stratejik vizyon belgesi” aslında Türkiye’nin teslim alınmasının yolunu açıyor…
Başta sivil toplum örgütleri ve siyasal partiler olmak üzere toplumu temsil eden tüm demokratik kurumlar, “stratejik vizyon belgesi”nin içeriğinin açıklanmasını talep etmeli, Türkiye’yi ABD’nin yörüngesine çivileyen bu belgenin hesabını sormalıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi de Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren böylesine önemli bir belgeyi iktidarın tek başına imzalamasının mümkün olamayacağını açıklayarak, belgenin içeriğini Meclis’te tartışmaya açmalıdır. Meclis’te tartışıldığında görülecektir ki, “stratejik vizyon belgesi” ülkemizi ipotek altına sokmaktadır. Meclis böyle bir belgenin imzalanmasını red ederek ülkemizin bağımsız kimliğine düşebilecek gölgenin önüne geçmelidir.
Milleti ve milletin Meclisini devredışı bırakarak yapılacak hertürlü uygulamanın hesabının birgün mutlaka verileceği gerçeği akıldan çıkartılmadan hareket edilmeli; Türkiye, Amerikan saldırganlığı ve emperyal hegemonyasının suç ortaklığından uzak tutulmalıdır.