Küresel Şebekeler29 Nisan 2006 00:00

Globalleşme Aslında Dünya Köleliğine Giden Bir Yol mu? - Zahide Uçar

Sevgili okuyucular,gene sizleri ayrıntılara hapseden basından farklı birşey yaparak bütüne bakmanızı sağlamaya çalışacağım. Yani; büyük çoğunluk sahneye konmuş oyunun kritiğini yaparken, ben oyunun yazarlarından bahsedeceğim. Derin devlet kurgulamamda sizlere dünya finansını yöneten Baronlardan bahsetmiştim. Bu Baron veya Tiranların dünyayı nasıl yönlendirdiklerini anlamadan seyrettiğiniz filmin asıl amacını asla anlamıyacaksınız.Evet, hiçbir devlet ve inanca bağlı olmadan dünyanın ipini elinde bulunduran bu adamlar ne istiyor? İstedikleri ‘’MUTLAK GÜÇ’’Bu güce ulaşmak için de ‘’tek dünya düzeni..’’ Yani,ekonomik sınırların ortadan kaldırıldığı bir dünya...Liberalleşme, özelleştirme, hiçbirşeyin devlette kalmaması hikayeleri ; küresel Baronların dünya ekonomisinin idaresini ellerinde tutmak için sundukları cilalanmış yaftalardır...Küresel Baronlar yıllarca her bölgede kargaşalar çıkardılar..Savaşları finanse ettiler...Krizler finanse edildi.Borsaları çökerttiler. Çöken borsalar sonunda paranın yöneticileri, güçlü-büyük servetleri yok pahasına satın aldılar..Hem de ‘’yasal..?’’ olarak. Bütün bunların neticesinde o ülke insanlarına acımasız vergiler geldi. Fakat bu ülkeler borçlarının faizini bile birtürlü ödeyemediler..? ‘’Bu film size de tanıdık gelmiyor mu..?’’levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetescialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon card

Napoleon’u finanse ederek savaşlardan para kazanılacağını öğrenen ilk banker ve sonrakiler.. Savaş çıkarmanın bir yolunu mutlaka buldular. Özgürlük,bağımsızlık,milliyet,din için savaştığını zannedenler aslında sadece bir gücün parasına para katmak için savaştıklarını hiç anlamadılar. Savaş bittiğinde binlerce ölü ve muazzam bir borç kalır.Savaş borcunu ödeyebilmek için yeni vergiler ve yeni borçlar...Tek kazanan taraf , uluslararası Baronlardır..
Yeni senaryo ise, Tiranların fakir ülkeleri 21.y.y.’a hazırlama kandırmacasıdır. Bu amaçla ayaklanma ve ihtilal için hazırlıklar yapılır. Ülke insanının ‘’İNSANCA’’yaşama gibi samimi duyguları finansörlerce kullanılır. Zaten basın,aydın,sivil örgütlenme adı ile birçok öncü kuvvet satın alınmıştır. Bu fakir ülkelerde bağımsızlık ve özgürlük istekleri daha çok arttırılır. Farklılıklar..? kullanılır. Ve sonuna kadar desteklenir. (Türkiye,Suriye,Irak ve İran...Bu noktadan bakarsanız problemin aslında nekadar basit olduğunu görürsünüz..) Savaş ve kargaşalarda silah üreticileri çok para kazanır. Savaş ve kargaşanın sonunda ülkeye hakim olan tek güç ‘’uluslararası Baronlardır..!’’Ülkede başa geçirdikleri kuklalarına asla ödeyemeyecekleri borçlar verilir.Böylece ülkenin bütün kaynakları ele geçirilir. Ülke insanları bağımsız oldukları zannı ile aslında bağımsızlıklarını teslim etmişlerdir. ‘’Irak en yakın örnektir.’’
Dünyadaki petrolün idaresini ellerinde bulunduran finansörler,alternatif enerji kullanımını da engellemektedirler. Çünkü diğer enerji kaynakları henüz tümü ile kontrollerine geçmemiştir. Bu nedenle birçok alternatif enerji proje patent talepleri ya tozlu raflarda bekletilmekte, ya da sahipleri şaibeli ölümlere kurban gitmektedir. Yeraltı zenginliklerimizi ve ‘’bor’’ gibi stratejik kaynaklarımızı neden kullanamıyoruz sorusunun cevabı da burada gizlidir. Türk insanının maden arama ruhsatını neden 3 yıllığına aldığının veya alamadığının cevabı da...Yabancılara neden 30 yıllığına arama ruhsatı verildiğinin de cevabı burada gizlidir..
Ne yazık ki ‘’mutlak güce’’ erişme ve parayı kontrol etme hırsı, insanlığı yoketme noktasına doğru sürüklüyor.
Küresel Baronlar bütün kontrolü ellerine geçirmek için dünyayı 3. defa yapılandırıyor. B.O.P aslında sadece bu amaca hizmet etmektedir. Tek dünya düzeni...Tek dünya düzeni ne demektir..? Ekonomik sınırların olmadığı ‘’tek okonomili’’dünya düzeni demektir. Bir nevi sosyal faşizm. Seçkinler bütün dünyayı yönetirler. Ülkelerin halkları da ekonomik bağımsızlığını yitirmiş köleler olurlar. Seçkinler aristokrasisi hükümranlığı...
Bu düzenin gelişebilmesi için ülke insanının değer yargıları yıpratılır.Ekonomik krizler bu projenin ön ayağıdır. Sürekli çalışan ve alım gücü zayıflayan insan uysallaşır. Kredi kartları bunun ayrı bir ayağıdır. Boçlanan insan artık ülkede olan herşeye kördür. Yani, devre dışı kalmıştır. Uzun süreli borçlanarak ev alma projeleri de asıl hedefin başka bir ayağıdır. Borçlu insan işini kaybetme korkusu ile susar. 10-20 yıllığına borçlanmak demek, o süre zarfında devre dışı kalmak demektir.
Televizyon ve basın kullanılarak insanlar ipnotize edilir.İnsanların duyguları yönlendirilirken, bütün zihinleri duydukları dramlara göre şekillenir.Uyuklayan,düşler gören orta sınıfı uyandırmaya çalışanlar alaya alınır, küçük düşürülür. Böylece susmaya mecbur bırakılır. ‘’Bu filmi hatırlıyorsunuz değil mi..?’’
Ne yazık ki ne yapması gerektiğini başkasının söylemesini isteyen halk bu boşluğu kendi yaratmıştır.Başkalarının kendi adına karar vermesine izin vererek ‘’tek dünya düzeni’’projesine hizmet etmiştir.
Tek dünya düzeni,diğer adı ile ‘’global-küresel’’ dünya yönetimini hedefleyenler B.O.P ile 3.defa dünya düzenini kurmaya start vermiş oldular. Afganista ilk ayaktı..2.Ayak Irak...Ve bu şekilde devam eden proje gerçekleşirse,’’Tek Banka’’ sistemine geçilecektir..Ve dünya köleliliği...Bu köleliği hazırlayan proje sahibi Tiranların Yahudi kökenli olması ayrı bir trajedidir..
Ülkemizde olan herşey aslında bu projenin alt çalışmasıdır..Böyle bakarsanız, resmi çok daha net görürsünüz...Sevgili okurlar..! Lütfen sizlere bilerek servis yapılan ayrıntılar içinde kaybolmayın.. Onlar nekadar güçlü görünse de asıl güç sendedir. Yeter ki çok geç olmadan gücünün farkına var...Son perde oyunu kendin oynayabilirsin. Bu güç sende..Aslında her ülkenin asıl gücü halktadır. Yeter ki gücünün farkına varsın..