‘Türk Hükümeti’nden emir almak..’ - Uluç Gürkan
Sınavlara girerken, bir yandan da kulağım radyoda çıkartma haberini bekliyordum. Üçüncü gün babamdan telefon geldi. ‘Mektupları hemen yırt ve sakın ola açıp okuma’ dedi. Sesini duymanın coşkusuyla ne olduğunu sordum. ‘Bunca yıldır Türk Hükümeti’nden emir aldığımı sanıyordum, yanılmışım’ dedi ve telefonu kapadı. Babam ne demek istemişti, bunu üniversite yıllarında, 1964 yılındaki Kıbrıs’a çıkartma girişimi basına yansıyınca anladım. Babamın komutasında çıkartma birlikleri yola çıktıktan kısa bir süre sonra, Türk Hükümeti’ne devrin ABD Başkanı Johnson’dan o ünlü tehdit mektubu gelmişti.naproxennatrium go naproxen kruidvatsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenacleocin 150 mg read cleocin 300 mgcialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon
| Yazı için bilgisayarın başına henüz oturmuştum, babamı kaybettiğimizi haber verdiler. |
Babam Salı günü hastaneye kaldırılmıştı. Elden gelen her türlü çaba gösterildi. Önce yaşam destek ünitesine bağlandı. Kalbini destekleyici ilaçlar verildi. Önceki gün diyaliz makinesine de bağlandı. Ancak tıp da bir yerde çaresiz kalıyor. Haydarpaşa GATA Hastanesi Dahiliye Yoğun Bakım ve Nöroloji servisleri ile Çamlıca GATA Göğüs Hastalıkları Hematoloji Servisi doktor ve çalışanlarına son ana kadar tükenmeyen çabaları için teşekkürler.. *** Babam Vahit Gürkan askerdi. Yaşamını adadığı askerlikten 1964 yılı sonunda, yaşadığı bir hayal kırıklığı sonucu istifa ederek ayrılmıştı. İskenderun’da, Kurmay Albay rütbesiyle, 39. Tümen Komutan Yardımcısı olarak görev yapıyordu. 39. Tümen, aynı zamanda ‘Kıbrıs Çıkartma Birliği’ olarak da örgütlenmişti. Tümen komutanı Muzaffer Paşa rahatsızlanınca, çıkartma birliklerinin komutasını babam üstlenmişti. Rahmetli annem, daha sonra öğretim üyesi olacağı İTÜ’de öğrenimini sürdüren ağabeyimin yanında İstanbul’daydı. Ben ise Tarsus’ta lise son sınıfta yatılı olarak okuyordum. O yıl gireceğim üniversite yazışmaları için babamın adresini vermiştim. Ancak, lise bitirme sınavlarının başladığı Haziran ayının ilk günlerinde babamdan bilgi akışı olmayınca panikledim ve İskenderun’a gittim. Karşılaştığım manzara beni şaşırttı.. Gemilere binilmiş, Kıbrıs’a çıkartma için bütün hazırlıklar tamamlanmıştı.. Babamla ancak birkaç dakikalığına görüşebildim. Üniversite giriş belgelerimi, yanında da annem, ağabeyim ve bana yazılmış üç mektup verdi. Sonra sıkı sıkıya tembih etti. Kendisinden üç gün içinde haber almazsam annem ve ağabeyimin mektuplarını gönderecek, kendi mektubumu ise okuyacaktım. Akşam geç saatlerde Tarsus’a okuluma döndüm.. *** Sınavlara girerken, bir yandan da kulağım radyoda çıkartma haberini bekliyordum. Üçüncü gün babamdan telefon geldi. ‘Mektupları hemen yırt ve sakın ola açıp okuma’ dedi. Sesini duymanın coşkusuyla ne olduğunu sordum. ‘Bunca yıldır Türk Hükümeti’nden emir aldığımı sanıyordum, yanılmışım’ dedi ve telefonu kapadı. Babam ne demek istemişti, bunu üniversite yıllarında, 1964 yılındaki Kıbrıs’a çıkartma girişimi basına yansıyınca anladım. Babamın komutasında çıkartma birlikleri yola çıktıktan kısa bir süre sonra, Türk Hükümeti’ne devrin ABD Başkanı Johnson’dan o ünlü tehdit mektubu gelmişti. Türk çıkartma birliklerinin ABD 6. Filosu tarafından engelleneceği anlaşılmıştı. Babam, bu koşullarda kendisine verilen ‘geri dönün’ emrini içine sindirememişti. Aynı zamanda, Türk Hükümeti’nin emri olarak da algılamamıştı. Kısa bir süre sonra çok sevdiği askerlik görevinden, sanıyorum bu hayal kırıklığı nedeniyle istifa etmişti. *** Oysa, 1964 yılının koşullarında Kıbrıs’a, ABD’ye rağmen çıkartma yapmak mümkün değildi. Bütün birlikler, Denizcilik İşletmeleri’nden temin edilen üç şilebe bindirilmişti. Tek bir torpil dahi birliklerin üçte birinin kaybedilmesi sonucunu verecekti. Birlikleri ve donanımı şileplerden Kıbrıs’ta karaya çıkartmak için gereken Türkiye’nin elindeki araç ve gereç sayısı da tek bir tabur için dahi yeterli değildi. Bu koşullarda yaşamak neredeyse imkansızdı. Babam, bu koşulları bildiği için bana teslim ettiği mektupları yazmış ve bize veda etmişti. Ancak, komutasındaki Kıbrıs çıkartması Johnson mektubuyla engellenince, babamın vedası da 41 yıl ertelenmiş oldu. Babam da uzun yıllar, yüreğindeki ‘Türk Hükümeti’nden emir alacağı tam bağımsız Türkiye’ ateşiyle yaşadı. Benim mirasın işte bu ateş.... |